YAZARA MAİL GÖNDER "Serseri kurşun" mu yoksa "serseri tetikçi" mi?

YAZARLAR

Dün bir haber vardı İHA bülteninde...
Buna göre Kağıthane'deki çocuk parkında oturan 66 yaşındaki bir adam, nereden geldiği belli olmayan bir "Serseri kurşun"la yaralanmış. Görgü tanıkları, "Bankta oturuyordu. Yukarıdan ayağına bir şey geldiğini söyledi. Biz de ayağına bir şey çarptığının sesini duyduk. Ayakkabısını çıkardı, ayağı kanlar içindeydi. Ayakkabının içinde mermi çekirdeği vardı. Polis geldi ve hastaneye götürüldü" demişler.
"Serseri kurşun" sıkça kullanılan bir deyimdir dilimizde... Sözlükte "Serseri"nin karşılığı "Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş ve çevreyi rahatsız eden kişi" şeklinde veriliyor.
İngilizcede de "Serseri kurşun"a "Stray bullet" denilir. Buradaki "Stray" kelimesi, doğru yoldan çıkan, kaybolmuş, içinde bulunduğu gruptan kopmuş, yasal limitleri zorlayan kişiler için kullanılır. Hemen her dilde "Serseri" karşılığında kullanılan Fransızcadan alınma "Vagabond" kelimesi de vardır.
Parkta otururken ayağından vurulan adamla ilgili haberi okurken, "Acaba bu kurşuna mı, yoksa bu kurşunun namlusundan çıktığı silahın sahibine mi serseri demek daha doğru olur" diye düşündüm.

Serseri darbeler

Sosyo-politik yaşamımızda da buna benzer durumları sık sık görmüyor muyuz? Ülke gelişirken, demokrasi ve iç barış yolunda ciddi adımlar atılırken, ekonomiye ve siyasete istikrar ortamı egemen olmuşken, bir serseri darbe girişimi ile toplumun yarına güven duygusu ayağından vurulmuyor mu zaman zaman? Son serseri darbe girişimi de, ülke ardı ardına üç önemli seçime giderken devleti ve toplumu ayağından vurmadı mı?
Kağıthane'deki kurşunlanma sonrasında Olay Yeri İnceleme ekipleri geniş çaplı araştırma başlatmış. Ekipler lazerle merminin gelebileceği yerleri tespit etmeye çalışıyormuş.
Geçmişteki serseri darbe girişimleri ertesinde ne yazık ki bu tür araştırmalar tam olarak yapılamadı. Örneğin teşebbüs aşamasını aşan ve fiilen gerçekleşmiş olan "28 Şubat Post-modern Darbesi"nin tetiğindeki tüm parmaklar araştırılmadı...

Bunların izi sürülmelidir

Sonuç ortada... 28 Şubat'ın 1000 yıl süreceğine medya aracılığı ile toplumu inandırmaya çalışanlardan bazıları, şimdi "Dost-modern darbe"nin tetikçiliğini yapmaya çalışmıyorlar mı?
Yaşananlardan ders almak ileride aynı hataların tekrarlanmamasını sağlarsa, o zaman buna gerçekten "Ders almak" diyebiliriz. Bu bakımdan son serseri darbenin tetiğindeki parmakların sahipleri bu defa mutlaka teşhis ve teşhir edilmelidir ki, bundan sonraki üçüncü ve dördüncü serseri darbelere de, devlet ve toplum yeniden hedef olmasın.
Kağıthane'deki olayda olduğu gibi burada da, bu darbe girişimleri yerine darbeleri tetikleyenleri "Serseri" olarak nitelemek belki daha doğru olacaktır. Ülkesinin ve halkının istikrarını, güven duygusunu, ekonomisini ve demokrasiyi hedef alan tetikçilerin sanal mermilerinin hedefi, apaçık belli değil midir ki?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.