Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Masal zamanlarındaki zalim hükümdarlar kurbanlarına "Ölümlerden ölüm beğen, 40 satır mı yoksa 40 katır mı istersin" tercihini sunarlar ya...
Post-modern zamanların medyası da okurlarına "Listelerden liste beğen, en zengin Türkler arasında mı, yoksa paralel devletin dinlediği Türkler arasında mı ismin çıksın istersin" tercihini sunuyor.
İstiklal Mahkemesi kararıyla idam edilen Maliyeci Cavit Bey, 1910'da yayınladığı "İktisat" kitabında "Madem ki iktisat uzmanısınız, öyleyse neden zengin değilsiniz" sorusuna özetle şöyle cevap verir:
-Bir lokomotifin planlarını çizen mühendis, o lokomotifi rayların üzerinde bir kilometre öteye bile götüremez. O lokomotifi mühendisler değil makinistler kullanır. Zengin olmak meselesinde de biz iktisatçılar bu işin mühendisleriyiz, zenginler de ekonominin makinistleridir.

Mühendis mi yoksa?

Ekonomiye yani paraya dönük yaklaşımları açısından kimin mühendis kimin makinist olduğunu anlayabilmek, Maliyeci Cavit Bey'in tanımladığı ölçüde kolay değil.
Cemaat Holding'in başındaki kişinin hem mühendis hem de makinist gibi paraya yaklaştığını görebiliriz. En zengin Türkler listesindekilere tespihler gönderir ve Uganda'da bile kamu ihalesi fırsatı sunarken, holdingine bağlı finans kuruluşlarına yol gösterirken, zengin olmayan Türkler listesindeki binlerce kişiden de çeşitli şekillerde harçlar, bağışlar ve gazete abonelikleri alabiliyor.
Ama bir başka çelişkili durum da var... Bu satırların yazarının da aralarında bulunduğu gazetecilere açtırdığı davalardaki tazminat talebini Türk Lirası olarak belirtiyor.

Neden dolar değil?

Oysa kendi beyanına göre Türkiye'de malı mülkü, işi gücü yok... Ayrıca çok uzun yıllardır "Yeşil Kart Göçmen" statüsünde, Amerika'nın bir eyaletinde yaşamakta.
Buna karşı acaba neden açtığı davalarda tazminat talebini dolar değil de Türk Lirası olarak belirlemekte?
Neticede 17 ve 24 Aralık dost-modern darbe girişimlerinin bir yan sonucu, Türk Lirası'nın dolar karşısında değer kaybetmesi olmadı mı? Ayrıca Amerika'daki çiftliğinin gereksinimleri ya da sağlık sorunları çıktığında gidilen hastanede yapılan harcamalar, dolar ödenerek karşılanmıyor mu?

İmzalı İsviçre Saatleri

Kendisini ziyaret eden Türklere verdiği, kadranında imzası kazılı olan kadın ve erkek saatlerine baktım. Bunlar İsviçre saatleriydi... Arap şeyhleri de böyle imzalı saatler verirler ziyaretçilerine.
Ama onlar petrollerini riyalle değil dolarla satarlar. Yani kendisine bağlılık ziyareti yapanlara İsviçre saati armağan eden bu kişi, açtığı davalardaki tazminat taleplerini Türk Lirası yerine İsviçre Frangı olarak yapsa bile, ekonomik akla bu daha uyarlı olmaz mıydı?
Veya milliyetçilik sadece tazminat davalarını Türk Lirası'na dayamak mıdır? Ya da ülkenin dirlik ve düzenine, en az çiftliğinin dirlik ve düzenine gösterdiğin özeni göstermek değil midir gerçek milliyetçilik?
Şimdi siz karar verin... Bu tahlil etmeye çalıştığımız davranışlar bir makinisti mi bir mühendisi mi, yansıtıyor? Ama "Mühendis" diyorsak "Çarpıtılmış Algıları ve Düzmece Kasetleri" planlayan türdeki mühendislerden söz etmiyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER