YAZARA MAİL GÖNDER CHP, üzerinde deney yapılan siyasi kobay konumunda mı?

YAZARLAR

Aslında siyaset bilimcilerin de, sosyologların da hayal edemeyecekleri çaptaki bir deney CHP üzerinde yapılmakta... Tıp alanındaki bu tür deneylerde, bir organizmaya yabancı bir madde verilir ve bu yabancı maddeyi organizmanın hangi süreçte reddedeceği gözlemlenir.
CHP üzerindeki deneyde ise bu partiye sürekli yabancı isimler verilip, "Derin CHP"nin bunları hangi süreçte reddedecekleri gözlemleniyor. Bunun bir örneği yerel seçimlerde Ankara'daki CHP adayının damardan bir MHP'li olması değil miydi? Şimdi de Ekmeleddin İhsanoğlu'nun CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak benimsenmesi, bu deneyin yeni bir aşaması olabilir?
Kılıçdaroğlu'na ve ekibine bu deneyimi sürdürmeleri konusunda acaba kim akıl veriyor sorusuna verilebilecek cevaplar birden fazla... Bazılarına göre bu aklın arkasında Kemal Derviş varmış...

Melih Altınok'un yazısı

Arkadaşımız Melih Altınok ise dün Türkiye'deki köşesinde şunları yazmıştı:
- "Yüzde 70/30 dengesini kırmadan cumhurbaşkanlığı için yüzde 51'i alamayacaklarını nihayet anlayan CHP, Türkiye'nin çoğunluğunu oluşturan dindarlara 'da' hitap eden bir aday arayışına girdi ve ortaya bu sonuç çıktı. Ancak İhsanoğlu'nun adaylığı, bugünden yarına alınmış bir karar değil. Tevfik Diker, 'Kurtlar Medyası' isimli kitabında bakın ne diyor:
'Aydın Doğan 2011 yılının ağustos ayında Cidde'ye gidip Ekmeleddin İhsanoğlu ile görüştü. Aydın Bey'in İhsanoğlu ile irtibatı daha öncesine dayanıyor. Aldığım bilgiler, Aydın Doğan'ın Prof. Dr. İhsanoğlu'ndan Cumhurbaşkanlığı'na adaylığını koymasını istediği doğrultusundadır. Bu proje hayata geçer ya da geçmez. Ancak böyle bir talebin yapılmış olduğu kesindir.'
Diker bu tutan kulis bilgisini tam 16 ay önce yazmış."

Ergün Diler'in yazısı

Aynı kehaneti Takvim yazarı arkadaşımız Ergün Diler'in de üç yıl önce seslendirdiğini dünkü köşesinde yayınlanan şu cümlelerinden anlıyoruz:
"Bundan tam ÜÇ YIL ÖNCE Aydın Doğan Bey, CİDDE'ye giderek Ekmeleddin İhsanoğlu ile görüştü! Temsil ettiği güçlere dayanarak 'Bizim KÖŞK adayımız sizsiniz! Tüm gücümüzle arkanızdayız!' sözünü verdi!
Ben bunları yazdıktan sonra da Cidde'den 'Ergün Bey, durum yazdığınız gibi değil!' anlamına gelecek bir faks mesajı geldi! Gülüp çöpe attım!
Hatta Ekmeleddin Bey isminin açıklanacağı güne kadar pek Erdoğan'la karşılaşmamaya özen gösterdi! Galiba bir kez eşiyle ABD'deki bir toplantıda bir araya geldiler! O kadar! Şimdi Ekmeleddin Bey'e 'YÜRÜ' diyenler CHP ve MHP'yi de yönettiklerini ortaya koydular!"

Siyasi kobay mı?

Bu yorumların ötesinde gerçekten ilgi çekici bir sosyo-politik deney için, CHP şu anda siyasal kobay konumunda... Bakalım "Derin CHP" bu deneye ne kadar dayanacak?
Hem "Gezi Ruhu"nu, hem muhafazakârlığı, hem Kemalizmi, hem solculuğu, hem ülkücülüğü, hem Sarıgül tarzı popülizmi, hem de "Gülenizm"i, CHP'nin bünyesi aynı anda kabullenip, kaldırabilecek mi?
Seçmenin böyle bir "Türlü" yemeğine rağbet gösterip göstermeyeceği ise, galiba ne Kılıçdaroğlu'nun ne de onu yönlendirenlerin umurlarında. Zaten onların tek derdi "Tayyip Erdoğan takıntısı" değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.