YAZARA MAİL GÖNDER Parsellenmiş beyinlerde aklın payı ne kadar?

YAZARLAR

Eğer sadece medyayı izleyerek Türkiyeli ortalama bir insanın beynini tahlil etmeyi denerseniz, bu beynin yüzde 40'ının siyasetle, yüzde 35'inin futbolla, yüzde 25'inin de magazin ve gösteri dünyasının dedikoduları ile dolu olduğu yanılgısına düşebilirsiniz.
Tabii ki bu yapıdaki beyinlerin sayısı da az değil... Örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan ne söylese, buna cevap yetiştirmeyi siyasi katılım olarak gören kayıt dışı siyasetin amatör oyuncuları fazlaca yok mu aramızda? Ya da "Takımımın fanatiğiyim ama kulübümün başkanından nefret ediyorum" diyerek saha dışında sanal topları çalımlayan futbolcularımızın sayısı da oldukça fazla değil mi?

Evrensel aklın gerekleri
Ama büyük çoğunluk elbet böyle değil. "Evrensel aklı" temsil eden ortak beyin, kendi iradesi ve katkısı dışında gelişen olayları ve krizleri izlerken bunlara karşı kimlerin hangi çözümleri önerdiğine ve bunları ne kadar gerçekleştirebildiklerine bakıyor.
Bunun dışında kişinin kendisini doğrudan ilgilendiren ve etkileyen sorunlara bakış açısı, siyasete ve futbola olan genel yaklaşımdan çok farklı.
Örneğin bir öğrenciyseniz, eğitim sistemindeki çarpıklığa kafayı takıp tüm zamanınızı bu çarpıklığı eleştirmek için harcadığınızda, sınavda başarısız olursunuz. Bunun yerine sınavına gireceğiniz dersi iyice öğrenmek ve sınavda başarılı olmak için çalışırsanız, hayata atıldığınızda eğitim sorunundaki çarpıklığı düzeltecek konuma gelme ihtimaliniz artar.

Birikimli siyasetçi olmak
Diyelim ki siyasete girmeye hevesli bir kişisiniz. Tüm beyin gücünüzü Amerikan emperyalizmini kınamak için harcarken, bu arada Amerikan emperyalizminin sizin ülkenize kötü yansımalarını asgariye indirecek reformları yapacak birikime sahip olmazsanız, seçilip iş başına geldiğinizde içerideki sorunlar katlanarak sizi bunaltır. Örneğin "ABD Irak'ı bölüyor" derken siz içerideki akılcı uzlaşmaları devreye sokmazsanız, sonunda sizin içinizdeki bölünmüşlüğün dramatik noktalara ulaştığını görürsünüz.
Bunun yanında çözümü sizin iradeniz dışında olan ve ancak iyi anlayarak ve gerçeklere uyum göstererek değerlendirebileceğiniz sorunlar vardır...

Dünyayı izlerken...
Örneğin globalleşmenin yansımaları, Çin'in ekonomik tırmanışı, ABD'nin dış politikasının ABD iç politikasına yansımaları benzeri konularda olumlu veya olumsuz bir katkıda bulunmanız, bu sorunların yönünü fazla etkilemez. Globalleşmeye karşı korumacı duvarlarla kendinizi izole ederseniz, kalkınma hızınız düşer. Çin endüstrisini tehdit olarak ilan etmek yerine, siz "Ortadoğu'nun Çin'i" olmak için yabancı yatırımları size çekecek ve rekabet gücünüzü artıracak ortamı yaratırsanız, bu sorun sizi daha az etkiler.
Kısacası aklın ve gerçeklerin egemen olduğu bir beyin yapısı, toplumların beden sağlığının da güvencesidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.