YAZARA MAİL GÖNDER Eskinin “merkez medya”sından geriye ne kaldı ki?

YAZARLAR

O zamanlarda "Medya" yoktu "Basın" vardı... "Gazete" denilince akla "Bab-ı Ali"nin geldiği eski zamanlarda, haber kovalamaya giden muhabirlere "Üç isim, üç tane de resim getir" derlerdi yazı işleri yetkilileri. Haberi cazip kılacak ana öğeleri bu şekilde hatırlatırlardı... Cinayet işlenen eve giren muhabir de, çekmecelerde fotoğraf arardı...
O zamanların temel ilkesi "Her şey haber konusu olabilir ama gazete patronlarının yaşamları yasaklı bölgelerdir" şeklindeydi. Bu dokunulmaz yaşamın kapsamına siyasi bağlantılar da, karşı cinsle olan ilişkiler de girerdi.

Dokunulmazlık buharlaştı
Bugün ise artık sosyal medyadaki tweetlerden ya da sızdırılmış konuşma kayıtlarından haberlere çekicilik katılıyor. Ama yine de "İsimler" yani "İnsan"lar olmadan haberin fazla değer taşımayacağı biliniyor. Gazete patronları ise dokunulmazlıklarını yitirdiler. En son 28 Şubat post-modern darbe sürecinde gazete patronlarının devlet ve siyasetle kurdukları ve özellikle pasta paylaşmaya dönük ilişkiler ayyuka çıkınca, sonunda bunların dokunulmazlığı da buharlaştı.

Merkezden kalan
Eski döneme dönmek mümkün mü acaba? Mesela Aydın Doğan'ın adının geçmediği bir medya haberinin ve yorumunun yapılmayacağı günler gelebilir mi? Ama galiba bu pek olası değil... Çünkü genel izlenim eskinin "Merkez Medya"sına "Gezi Ruhu"nun kaçtığı şeklinde... "Merkez Medya"dan bugüne kalan tek grup ise "Doğan Medyası" değil mi?
Dünkü haberlerde vardı. Buna göre Doğan Yayın İlkeleri Kurulu toplantısı Hilton Oteli'nde Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan'ın başkanlığında yapılmış. Aydın Doğan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada Doğan Grubu'nun seçim döneminde "Bütün siyasi partilere eşit mesafede duracağını" söylerken şöyle konuşmuş:

Eşit mesafe
"Bazı medya kuruluşları bizi suçlayarak bir kavganın içine çekmeye çalışıyorlar, biz bu gayretlere prim vermeden doğru bildiğimiz şekilde objektif yayıncılığımızı sürdürme kararlılığı içindeyiz. Bütün bu eleştirilere rağmen objektif ve ilkeli biçimde bütün siyasi partilere eşit mesafede durarak yayın yapmaya özen gösterdik ve bu tutumumuz devam edecek."

Bazıları daha eşit
Bunları okurken aklıma ünlü bir Hollywood aktörünün bir kadın yıldızla ilişki kurduğuna ilişkin dedikodulara verdiği cevap aklıma geldi... Bu aktör gazetecilere "O sözünü ettiğimiz yıldızla aramızda sigara kâğıdı bile yok" demişti. "Bütün siyasi partilere eşit mesafede duracağız" denilince de aklınıza Orwell'in "Hayvan Çiftliği"ndeki "Herkes eşittir ama bazıları daha eşittir" cümlesi gelmiyor mu?
Ah keşke mümkün olsaydı ve bu herkese eşit mesafede durmanın erdemi, 28 Şubat döneminde de hissedilebilseydi. Ya da "Erdoğan muhtar bile olamaz" diye başlık atmasaydılar herkese eşit mesafede olmaları gereken yazı işleri görevlileri. Ya da dünün ortak manşetleri ile gazete hazırlayanlar bugün aynı konuyu ele alan köşe yazarlarına kızıp sinirlenmeselerdi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.