Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Barışı çok yürekten isteyenlerin yanında, üstü örtülü de olsa, hedef şaşırtarak istemeyenler de o kadar çok ki. Faşizan eğilimlerin şemsiyesi altında, insan bu tabloya hayret ediyor. Çünkü bazı insanların ruhlarına işlemiş bu fikir, yıllardır hamasetle sunulan kalıplar arasında. Üstü örtülü de olsa artık barışı istememek, silahların susmasını da istememektir sonuçta. Tam aksine öyle ifade edilmese de, ölümlerin sürmesini istemektir. Nasıl olsa, ölen halk çocukları değil mi; dikkat edin böyle düşünenlerin çocukları ölmüyor, ölmedi sınırlarda. İnsan üzülüyor bu eğilimleri taşıyan insanlar ile karşılaşınca, çünkü insanlık dışı bir çizgi bu. Yazık. Artık herkesin empati yapması gereken, herkesin birbirini anlamaya çalışması için çaba gösterilmesi zorunlu olan bir noktadayız. Voltaire, bir zamanlar demiş ki:

***
"Hoşgörü nedir? Hoşgörü insanlığın bir parçasıdır.
Hepimizin hataları ve eksiklikleri var.
Gelin karşılıklı olarak birbirimizin hata ve eksikliklerini bağışlayalım.
Çünkü, hoşgörü doğanın ilk yasasıdır."
Evet, toplumda hepimizin birbirinin hata ve eksikliklerini bağışlayacağı hoşgörü günündeyiz.
Yaşayarak göreceğiz, umudu hiç yitirmeden. Yaşamımız gibi.
Çünkü hepimiz yaşamlarımız gibi sorumluyuz bu süreçten. Bir şeyden sorumlu olmak, onu takip etmek, paylaşmak, aynı zamanda yaratıcısı olmak değil mi! Hep birlikte, toplumun tüm bireyleriyle yaratacağız barışı, kardeşliği, iyiliği. Kendi hayatlarımızda, kendi yaşam planlarımız ile yaşamımızı nasıl yönlendirebiliyorsak, kaderimiz dışında, birlikte, hep birlikte ilerleyeceğiz, daha güzel bir ülkeye, barış içinde bir ülkeye doğru. Kardeşliğimizi koruyarak, sevgiyle...
Dileyelim ki böyle olsun.

***
İnsan, Sartre'ın dediği gibi, özgürlüğe mahkumdur. Özgürleşme hakkımız vardır. Her şey olabilme özgürlüğümüz. İnsan özgür bir varlık olabildiği sürece insandır aslında.
Ama aynı insan özgürlükten ürker yine de. Hatta özgürlük kavramının kendisinden bile.
Çünkü insan kaygılı bir varlık. Kaygının özü genelde kendi kendimizi yapılandırma çabasıyla başlar. Kendimiz için hep bir aidiyet peşinde koştuğumuzdan, bir yapılandırma telaşı içinde bulunduğumuzdan, bir anda altımızda bir güvenin bulunmadığı özgürlük duygusu korkutur nedense bizleri. Usulca, sessizce, çekiliriz bir kenara.
Yazgımızın bizi sürüklediği bir yolla birlikte, insana ve insanlığa düşen aslında, kendisini dönüştürebilme çabasıdır özünde. Karşılaştığımız tüm sorunların sadece bizim dışımızdaki nedenlerle gerçekleştiğine inanırsak hep, bize verilen kendimizi daha iyiye doğru dönüştürme işlevimizi de yerine getiremeyiz hiçbir zaman sanki. Özgürlükte böyledir. Çünkü yaşam seçimlerle belirlenir. Özgürlük insanın ya da insanlığın yaşam seçimlerinin sorumluluğunu üstlenmesidir aynı zamanda.

***
Özgürlük; bu seçimleri yaparken, çaba göstermektir bir de. Değişime yönelik bir çaba. Çünkü insanın iradesi de, önce 'dilekle' başlar, bir şeyi dilemeden, bir eyleme geçemezsiniz. Bir şeyi istemeden, onu değiştirmezsiniz. İstek tıkanıklığına kapılırsanız, kendi eğilimleriniz, kendi isteklerinizi görmez, kendinizi tanımazsanız; başkalarının yaşamlarına tutunan insanlar haline gelirsiniz. Oysa zaman azdır; sonunda her şeyin solduğu bir yere varır insanlık.
Her şey yerinde ve zamanında güzeldir. Yaşam, güzelliklerle, sevgiyle, özgürlükle taçlanır. Her 'karar', her 'evet', her 'hayır'; insana ve insanlığa açılan yeni bir yoldur.
Öyleyse şimdi hemen sorun kendinize: Eğer kendiniz için istemiyorsanız, kaygılıysanız bile; çocuklarınız için barış istiyor musunuz? Yanıtınız, koşulsuz 'Evet' ise. Ne hissettiğinizi anlatın her gördüğünüz insana, içtenlikle. Çünkü bu ülkede 30 yıldır sınırlarda, masum korkuların eşliğinde ölmüş binlerce gence, hepimiz, kutsal bir dua gibi borçluyuz kalplerimizde.
Bu nedenle barış için barışa hep birlikte ikna edelim herkesi, hoşgörüyle.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER