YAZARA MAİL GÖNDER Kardeşlik, empati, sempati

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Çözümde,'barış' süreci, kendi rotasında ilerliyor. Elbette her şey mükemmel mi; bunu söylemek zor; ama bilelim ki, zaten sürecin kendisi çok zor. Dünyadaki benzeri tüm örnekler, bu ve benzeri yöntemlerle gerçekleşmiş. Bu süreç, her şeyden önce büyük sabır, siyaset üstü sağduyu, vicdan, insani ve ilkeli yaklaşımlar; kararlılık ve cesaret istiyor. Önceki akşam, değerli sanatçı Orhan Gencebay'ı, Ali Kırca'nın Siyaset Meydanı'nda izledim. Kalbi hakiki barış tutkusuyla dolu, Türkiye'nin değeri olan Gencebay; kurmamız ve kurgulamamız gereken 'barış dilini', o kadar bilgelik içinde ve naiflikle anlattı ki; içtenlikle saygı duydum. Gencebay'ın barış dilinin temeline koyduğu üç sözcük var: "Kardeşlik", "Empati" ve "Sempati".

PROVAKATİF SÖYLEM
İlk önce öfkeyi, nefreti, yüksek sesi bir kenara bırakarak; hep birlikte bu üç sözcüğün üzerinde konuşmalıyız gerçekten. Sakince ve sağduyu ile.
MHP'nin Bursa'dan başlayan, geçtiğimiz hafta sonu İzmir'e uzanan 'söylemi'ni değerlendirelim: Çok ağır, sert. MHP'den de dostlarımız var. MHP üyesi ve taraftarı olan her insana saygı duyuyoruz. Fikirlerine saygı duyuyoruz. Ama böylesi zor süreçte, niyetler öyle olmasa da, somut olarak izlediğimiz 'provakatif söylem', bu ülke için hiç hayırlı değil.
Çünkü olası kavga ortamı, küçük bir kıvılcım; geçmiş yıllarda da yaşadığımız gibi, bu ülkeye büyük acılar verebilir. Herkes ne olursa olsun, hangi fikirde olursa olsun; sağduyusunu korumak, özverili olmak, empati yapmak zorunda. Bir iki örnek daha vereyim. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nükhet Hotar, AK Parti İzmir İl Başkanı Cihat Akay ve Başkan Yardımcısı Aziz Demir ile birlikte ziyaretimize geldi. Ciddi bir akademik birikime sahip olan değerli Nükhet Hotar, 11 yıldır aktif siyasetin içinde. Siyasete ciddi emek veren, çok nitelikli bir isim. Şu an AK Parti'nin Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı kimliğiyle; hem İzmir'i hem de Türkiye'yi adım adım dolaşıyor. Barış süreciyle ilgili çok olumlu gözlemleri var; insanların büyük çoğunluğunun; konuşulduğunda, barışı desteklediklerini, öneriler sunduklarını belirtiyor. Nükhet Hotar, AK Parti'nin elini taşın altına koyduğunu; Başbakan Erdoğan'ın öncülüğünde, bu sorunu çözmek için büyük bir kararlılık gösterdiğini vurguluyor. Hotar'ın dikkat çektiği en önemli husus; bu sorunun herkes tarafından 'siyaset üstü' olarak görülmesi. Benim de üzerinde durduğum nokta bu. Sorunu mutlaka 'siyaset üstü' görmeliyiz.

TÜRKİYE'NİN MESELESİ

Kanın durması, savaşın sona ermesi, Türkiye meselesidir. Farklı bir noktadan örnek vereyim. Nisan ayı başında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) genel başkanlığına, İzmir'den bir isim seçildi: Kani Beko. 1975 yılından günümüze dek, çok ciddi bir sendikal mücadelenin içinde olan Kani Beko, İzmir'den DİSK gibi önemli bir örgütün başına seçilerek, çok önemli bir başarı gösterdi. Dürüst kişiliği, çalışkan, nitelikli yapısıyla, Kani Beko'yu muhabirlik yıllarımızdan bu yana tanır ve sayarız. Geçtiğim hafta İzmir'e geldiğinde Kani Beko Egeli Sabah'ı ziyaret etti. Uzun uzun projeleri ve hayalleri üzerine konuştuk. Beko ile artık daha atak ve yenilenmiş, Türkiye'yi olumlu etkileyecek bir DİSK ile karşılaşacağız. Örneğin Kani Beko ile 'barış' sürecini konuştuk. Bu konuda DİSK'teki eğilimin, temel olarak barış sürecini desteklemek üzerine kurulu olduğunu vurguladı. İstekleri; sürecin daha şeffaflaştırılması konusunda duyarlılık gösterilmesi.
DİSK önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği bir başkanlar kurulu toplantısı sonrasında, bu konudaki manifestosunu açıklayacak. Ama DİSK Genel Başkanı çok net. Artık bu ülkede savaşın sonlandırılmasından ve barış çiçeklerinin yeşermesinden yana. Toplumun farklı uçlarından insanların, sağduyu ve insanlık şemsiyesi altında toplanarak; barış diliyle konuşarak, sorunun çözümüne, çok yönlü katkıda bulunması gerekiyor. Bunu cesaretle yapmalıyız.
Bu ülkede Kürt sorunun çözümüyle ilgili ilk raporları hazırlayan CHP'nin de, artık elini taşın altına sokmasının zamanı çoktan geldi, geçiyor bile.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.