YAZARA MAİL GÖNDER Ne yazılır?

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Biz ulusal gazetelerin, yereli kucaklayan yayınlarında yazan gazeteciler, genel olarak yerelin sorunlarına odaklanmak, bölge ve yaşadığımız kentle ilgili analizleri kaleme almak durumundayız. Elbette yerelden ulusala, sağlıklı bir pencere açmak isterken, doğru olan yaklaşım da bu. Ama bazen yerelde de; hem bölgeyi hem kentleri sürükleyen aktörler, sürekli kendisini tekrarladığı için, yazı da tıkanıyor. Daha doğrusu yazarlar da bir anlamda kendisini tekrarlamak zorunda kalıyor. Bu tabloya, bir de duyarlı olunması gereken evrensel meseleler eklenince; yerelde yazı, bazen anlamını yitiriyor gibi.

ÖLÜM SESSİZLİĞİNE BÜRÜNDÜ
Kahire'ye geçmiş yıllarda iki kez gittim. Mısır, hem inançlar geçmişi açısından hem de her anlamda, muhteşem tarihsel zenginliği ile hep kalbimin odağında bir ülkedir. Elbette bir zamanlar piramitleri yaratan o müthiş ülkenin; neden sürekli savaşların, acının, yoksulluğun tutsağı olduğu, herkes gibi beni de düşündürmüştür. Mısır'da Hüsnü Mübarek'in 2011 yılında devrilmesiyle, ülkeye doğan umut ışığı çok geride kaldı. Oysa ne güzel; bu güzel ülke için, yeni bir başlangıcın ve demokrat bir sürecin kapısının aralandığı umuduna kapılmıştık. Ne yazık ki Mısır, şimdi kan gölüne döndü. Demokrasi talebiyle gerçekleşen bir başlangıç, darbecilerin eliyle, nereye gittiği belli olmayan bir kan denizine dönüştü. Umut çoşkusu, tam umutsuzluğa ve ölüm sessizliğine büründü.

ORDUNUN KANLI DARBE ADIMI

Oysa geçen yıl gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçiminin son etabında, seçmenler Müslüman Kardeşler Üyesi Muhammed Mursi'yi, Mübarek döneminin son başbakanı olan eski Hava Kuvvetleri Komutanı'na karşı tercih etmişlerdi. Mısır çok zorlu bir süreçten geçiyordu. Elbette başta ekonomi olmak üzere, her şeyin bir anda düzelme şansı yoktu. Haziran ayının sonunda hoşnutsuzluklar başladı. Mısır'daki hoşnutsuzluk, protesto gösterilerine dönüştü. Ortaya yine karanlık eller çıktı. Bu ortam, orduya Cumhurbaşkanı Mursi'yi devirme şansı verdi. Üstelik ordunun bu kanlı darbe adımı, iki yüzlü bir şekilde birçok kesim tarafından memnuniyetle karşılandı. Evrensel olarak saygı gösterilen liberal demokratlardan, Nobel Barış ödülü sahibi Muhammed el Baradey'e kadar birçok insan, hiç utanmadan memnuniyetini dile getirdi. Bu iki yüzlü ve insanlık için utanç verici tutumlar karşısında, Sisi de iyice şımardı. Ve kendi halkını acımasızca kurşunlamaya devam ediyor. Aslında koca bir bahar umudu ezilip yok oluyor. Olanlar Mübarek rejimini tam 30 yıl iktidarda tutan karanlık polis devletini yeniden canlandırıyor. Bu gerçekten, çok büyük bir trajedi.

BARIŞÇIL YÜZ, ÖN PLANDA OLMALI

Kanımca İzmir'inden Diyarbakır'ına kadar, kendi içinde istemeden de olsa bir ötekileştirme süreci yaşayan Türkiye, iktidarı ve muhalefetiyle, halkın tüm kesimlerinin desteğini alarak, yaşananlardan çok büyük bir ders almalı. Özellikle 'barış süreci', kendi doğallığında ilerlerken, sorumsuzca atılacak adımlar ve sağduyudan uzak yaklaşımların, bizleri ne çok karanlık bir noktaya sürükleyebileceği, iyi bilinmeli. Yerel seçim sürecine girilirken, herkes yapmak istediğini anlatsın; ama siyasetin sıcak, barışcı yüzü, belki daha çok öne çıkarılmalı. Sanıyorum yerelde siyasetin dili, üslubu, daha pozitif bir yere taşınmalı. Daha insanı kucaklamalı. Sertliğin yerini, karşılıklı saygı almalı. Saldırının yerini gerçek ve sağduyulu eleştiri almalı. Kavga kışkırtıcılığının yerine, barış duygusu geçmeli. Herkes daha çok empati yapmalı. Çok büyük, çok güzel, çok zengin bir ülkede yaşıyoruz. Şimdi hedef, uçların bile birbirini anlamaya çalıştığı, kardeşlik ortamının pekiştirileceği bir ülke olmalı. Bu hedef İzmir için de geçerli; Diyarbakır için de... Mısır'da günlerdir süren, ölümün o ülkeyi sarıp sarmaladığı trajik, yürek acıtan manzaralara bakınca, bugün küçük bir izin arası sonrasında, içimden sadece bunları yazmak geldi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.