YAZARA MAİL GÖNDER Zıtlıklar

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Kamyon yazılarını hep çok sevmişimdir. Önceki gün İzmir Altınyol'da arabamla seyrederken, önümdeki kamyonun arkasında şu sözler yazılıydı: "Çocukluğumu geri verin Büyüklük sizde kalsın"
Doğrusu yazıyı çok sevdim. Acaba, çoğumuzun çocukluğunu bu kadar çok özlemesi, 'yaşlanma kaygısı' ve 'hayatı yeniden yaşamak arzusu'ndan mı, kaynaklanıyor?
Yoksa vaziyetimiz, Yeni Türkü'nün müziğiyle simgelenen bir Murathan Mungan dizesinden yansıyan gibi; 'Biz büyüdük ve kirlendi dünya' (mı?).
Belki de çoğumuz, tüm çocuklar gibi saflığımızdan, o dönemlerimizde dünyanın kirini göremiyorduk. Bu nedenle, pırıl pırıl çocukluklarımızı çok özlüyoruz.
Yıldık dünyanın kirinden. Bu durum, kamyon yazılarında da yerini almış işte.

***
İnsanlar ve fikirler, bazen birbirlerine benzerler, birinden biri, mutlaka nankörlük yapar.
Mesela bir gün şeytan, bir araştırmacı ile sohbet ediyormuş:
"Neden kendini sadece öğrenme alanında ustalaştırmıyorsun, böylece insanlar karşılaştırmalı bilgiye dair hiçbir şey bilmeden sadece seni rehber olarak görebilirler."
Araştırmacı yanıtlamış:
"Fikri çok sevdim, ama bu fikri öneren kişiyi hiç sevmedim."
"Sorun değil, bu benim için yeterli"
demiş şeytan ve devam etmiş:
"Çünkü insanlar fikirleri kullanabildikleri anda, o fikirlerin sahiplerini çabuk unuturlar.
Galiba şeytan haklı; yeri geldiğinde hiç sormadan fikirleri kullanan, bazen de o fikirlerin sahibini hemen unutan insan sayısı o kadar çok ki...
Şeytan ne yapsın!
***
Wakan-Tanka, Kızılderi dilinde 'Büyük Sır' anlamına geliyormuş.
Minicik bir kitap, bu ad altında Kızılderili deyişlerini toplamış. Şöyle başlıyor:
"Bildiğimiz tek şey, dünyanın insana ait olduğu değil, insanın dünyaya ait olduğudur.
Aynı bizler gibi sizler de bu dünyanın birer parçasısınız."
Gel de 'ego'sunun denizlerinde boğulan 'büyük insana' bunu anlat.
O insan, her zaman dünyanın kendisine ait olduğunu sanır.
'Büyük Sır', şöyle bitiyor: "
Toprak yaratıldığında üzerinde sınır çizgileri yoktu, onu bölmek insanlara düşmez.
"
İnsanlık, bir yanılsamanın üzerinde yaşıyor. Belki de bir büyük yalanın koynunda. Çünkü toprak hep bölünüyor... İnsan bu halde olduğu sürece bölünecek.
***

Bir gün, sıcak ve soğuk, birbirlerinden çok uzak olduklarına karar vermişler:
"Tek çözüm bir arada var olmak" demişler.
Her ikisi de bu yeni düzenden memnunmuş. Bir araya gelmişler ve mutlu olmuşlar.
Ama ikisi de bir gün birinin bir sözüne kulak misafiri olmuşlar:
"Son günlerde hiçbir şeyin sıcak ya da soğuk olmaması garip değil mi?
Var olan tek derece ılık gibi görünüyor.
"
Bunun üzerine tekrar ayrılmışlar ve o günden sonra ılıklık sadece, ya henüz yeterince ısınmamış şeylerde ya da soğumakta olan şeylerde görülmüş. (İdris Şah'tan)
Zıtların birbirlerinin içinde olması
ve aynı anda ayrılıkları, evrenin doğal yasası.
Eski bir Çin atasözü der ki:
"Mutsuzluk mutluluğun kolunda yürür, mutluluk mutsuzluğun ayak ucunda yatar."
Galiba değerli olan, her ikisinin gelişini de kabullenebilmekte...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.