YAZARA MAİL GÖNDER Dokunaklı bir Japon Bahçesi

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Yıllarönce (1995) Japon Hükümeti'nin verdiği bir tanıtım bursuyla, farklı mesleklerden bir grup insanla birlikte, 1 aylığına Japonya'ya gitmiştim. Japon insanını çok yakından tanıma şansım oldu. Tokyo'da kaldım. Japonya'nın ikinci büyük şehri Osaka'nın fahri hemşerisi oldum. Kaldığımız oteller dışında, önümüze bir seçenek sunuldu; 'modern ortalama gelire sahip şehir merkezinde yaşayan bir Japon ailesi', 'otantik, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı, şehrin kenarında oturan daha az gelirli bir Japon ailesi' ve benzerleri gibi.
Birkaç günümüzü, bu aileler ile geçirebilecektik. Ben otantik bir aileyi seçtim.
Osaka'da o muhteşem insanların yanında geçirdiğim iki gün, hayatımın en güzel günleri arasına yazıldı. Kobe depreminin üzerinden henüz bir hafta geçmişti. Japon hükümetinin izniyle, bir rehber eşliğinde, fotoğraf makinem ve kameramla bölgeyi gezdim. Bir felaket karşısında, Japon insanının dayanışma duygusunu, insanlığını, güzelliğini, yiğitliğini tanıma fırsatım oldu.

GÜVENE DAYALI DOSTLUK

Karşılaştığım dokunaklı insan hikayeleri karşısında, buruldum. İzlenimlerimi, o günlerde Sabah'a yazdım. Çektiğim görüntüler, ATV'de yayınlandı. "Doğan Güneşin Ülkesi" diye bilinen Japonya'ya, Japon halkına hep sempatim vardı. Ama Japonya'da geçirdiğim ayda, gördüğüm insanlık manzarası, beni çok etkilemişti. O insanların, Türkler'e duyduğu, derin, güvene dayalı dostluk duygusu sahiciydi. Elbette bütün bunların tarihsel nedenleri vardı.
Yazımın daha uzatabileceğim bu bölümünü, bana İzmir'de önceki gün açılışına katıldığım bir Japon Bahçesi anımsattı.
Japon kültüründe çok önemli yeri olan Japon bahçeleri, altıncı yüzyıldan günümüze uzanan bir gelenek. Japonlar bahçelerini, inançları üzerinde şekillendirdikleri bir temaya göre anlamlandırıyorlar. Böylece bahçe ile ruhsal dünya bir bütünlük sağlamış oluyor. İzmir'de açılan Japon Bahçesi, hem çok güzel, hem dokunaklıydı. 2010 yılında hayatını yitiren mimar Tatsuya Yamamoto anısına, Megapol Group tarafından açıldı.

HAKİKİ TÜRK DOSTUYDU
İzmir' in başarılı iş adamı Selim Gökdemir, çok zarif bir vefa örneği göstererek; genç yaşında hayata veda eden, hakiki bir Türk dostu ve mesleğinde bir usta olan, mimar dostu Yamamoto'nun adını, bu bahçe ile ölümsüzleştirmiş oldu.
Gökdemir, birlikte çalıştıkları, kader çizgisinin genç yaşında Türkiye'ye sürüklediği bu çok usta mimarın; bilgece yaklaşımlarından, dostluğundan, mimarlık mesleğindeki duruşundan çok etkilenmişti. Yamamoto'nun adını, böylece çok anlamlı bir projeyle taçlandırmış oldu.
'Vefa' duygusunun erozyona uğradığı günümüzde, Selim Gökdemir'in bu sahici davranışı hepimizi yüreğimizden etkiledi.
Projeye izin veren, içtenlikle destekleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise kamuya açık alanların, böyle değerlendirilmesinden duyduğu mutluluğu dile getiriyordu. Kocaoğlu, şirketlerin bu ve benzeri sosyal sorumluluk projeleriyle, kentlerin gelişimine katkı verdiğini belirtiyordu. İzmir'de Japon geleneklerine göre, mimar Tatsuya Yamamoto'nun yaşamının hatırasına kurulan bu güzel Japon Bahçesi, eminim Türk-Japon dostluğunun, çok anlamlı köşe taşlarından biri olacaktır.
Selim Gökdemir'i yürekten kutluyorum...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.