YAZARA MAİL GÖNDER Bidon kafalılardan kıyak

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Sosyal paylaşım sitelerinde dolaşan şu mesaja bakın:
"Mehmet Ali Alabora, Taksim Gezi Parkı direnişinden dolayı hükümetin açıkça saldırısına maruz kalıyor.
Ve bu konuda halktan yeterli desteği görmediğini söylüyor.
Bu paylaşımla ona sahip çıktığımızı gösterelim!"
Hadi beyler…
Durmayın baronlar, Kenara çekilmeyin…
Hadi gardaşlar…
Sahip çıkın yoldaşınıza(!)

***
Etekleri tutuştu artistin...
Oysa "Mesele Gezi Parkı değil, hala anlamadınız mı?" derken nasıl da coşmuştu.
Sivil darbeye öncülük edecek ve güya tarihe geçecekti…
Gözünü o denli karartmıştı.

***
Şimdi ise halktan yardım görememekten yakınıyor zahir.
Bu halk senden yardımı esirger mi hiç!
Kralını yapacak kralını...
Yediğin önünde yemediğin arkanda nasılsa…
Sen huzuru boz, gençleri istismar et, Ondan sonra da yardım iste…
'Bidon kafalılar' seni mi kıracak!

***
Bana göre Alabora'ya en isabetli desteği babası Mustafa verebilir.
Nasılsa eski tüfek, Yol yordam bilir, ustadır yani.
Halkın ise sıkıntısı var.
Çünkü 'Gezi' vatandaşı gerdi.
Dükkanı yakıldı.
Otobüsleri de…
Yaya kaldı yaya, Üstelik parası da yok…
Dolar yükseldi, borsa düştü…
Zararı büyük yani.
Vatandaş çok kızgın.
İyisi mi Alabora hep Bodrum'da kalsın…

***
Levent Kırca'ya da öfke yağıyor.
Londra'da yaptığı konuşmada gençleri isyana teşvik ettiği için.
Detaylarını yazmıştım.
Patavatsız herif resmen azdı.
Hamsiyi kavağa çıkarmaya çalıştı.
Oysa sanatçı halkına saygı duymalı…
Tercihlerine de...
Ve huzuru bozmamalı.

***
Levent Kırca MAO'cu Perinçek'in İP'ine takılmış meçhule doğru gidiyor…
Sonu hayırlı olur inşallah.
Savcılar Kırca'dan bunun hesabını sorar.
M. Ali Alabora da Kırca gibi.
Bir kumar oynadı. Düşeş beklerken hepyek geldi.
Şimdi yargıya hesabını verir.
Kendini ihbar edenler de onu kurtaramaz.
Muz Cumhuriyeti değiliz çünkü.

***
Gençlere yakıp yıkma talimatını verenler şimdi Bodrum'a tatile gitti…
Ama önce, "Kaygılıyız!" diye candaş gazeteye ilan verdiler.
Allah bilir ya, Parasını da Gezi'nin sponsorlarına ödetmişlerdir.
Orada bile öfke kustular…
Kin ve nefret saçtılar.

***
"Kaygılıyız, çünkü nefret dili yayılıyor, sanat eserleri ve sanatçılar hedef gösteriliyor...
Bu kaygılardan kurtulmak için toplum üzerindeki baskıların kaldırılmasını istiyoruz"
diyorlar...
Ulan; yediğiniz ekmek, kazandığınız para yüzünüze-gözünüze dursun!..
Gençlere 'elebaşı'lık yaptınız…
Engel olan mı vardı ki utanmadan baskıdan söz ediyorsunuz.
Şehirlerin yakılıp-yıkılmasından 'kaygı' duymadınız da, Şimdi kaygılısınız öyle mi?!
Hadi oradan be...

***
Yüzünüz kızarmadan, "Sanat, hayatımızı diri tutan, bizi acılarımızdan arındıran, soluk almamızı sağlayan nefes borumuzdur" diyorsunuz…
İyi de ortalığı yakıp yıkarak kimlere soluk aldırdığınızın farkında mısınız?

***
"Diren Lice" diye pankart taşıyarak Lice'deki karakol baskınına İstanbul, Ankara ve İzmir'den destek verenleri de anlamadım gitti.
Onlar ya vatan hainidir ya da çok cahil.
Başka ne diyeyim...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.