YAZARA MAİL GÖNDER Gerçek diktatör ve Kanal İstanbul

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Mısır'daki tezgâh bizdekiyle aynı…
Hatırlayın 12 Eylül'ü…
İhtilalden
bir gün önce,
her sokaktan kan akıyordu.
Gençler pisi pisine öldürülüyordu.
Nice evlatlarımızı böyle kaybettik.
Kurtarılmış mahalleler, hatta sokaklarımız vardı.
Ekonomi çökmüştü.
Gaz yoktu… Vita yağı da…
Sigara karaborsaydı…
Ekmeklik un bulamıyorduk.
Elektrikler kesilmişti.
Su zaten akmazdı.

12 Eylül darbesinden sonra olaylar bıçakla kesilmiş gibi birden durdu.
Sonra elektrikler geldi.
Gaz, yağ, un, şeker de…
Bir mucize olmuştu!

***
Mursi iktidarda bir yılını yeni doldurmuştu ki insanlar sokağa çıktı…
Dahası çıkarıldı. Tahrir yeniden doldu…
Su yok… Benzin yok, Ekmek de.
Doğalgaz kesik.
Taşıtlar durdu.
Telefonlar sustu.
Pompalar su basmadı…
Seçilmiş Devlet Başkanı Mursi'ye darbe yapıldı.
Kesik olan elektrikler hemen geldi.
Su ve benzin de… Fırınlardan taze ekmek kokuları yayıldı her yere…
***
Tahrir'i dolduranlar darbeyi alkışla hatta, Havai fişekle kutladı…
Lazerle 'The Mursi go…' Yani 'Mursi git' yazdılar.
Hayret, bolluk gelmişti.
Meğer elektriği kesen, benzinin musluğunu kapatan aynı kişiymiş!
Demek ki yaşananlar bir tezgâhmış…
***
Oyun anlaşılınca Mursi yanlıları ile darbeye destek verenler meydanlara koştu…
'Darbe' diyemeyen ABD ve Avrupa da bu işe şaştı. Sisi'yi şey korkusu sardı…
Askerler Kahire'deki Muhafız Karargâhı önünde toplanan Mursi destekçilerine kurşun yağdırdı.
53 kişi öldü.
Bine yakın yaralı var.
Mursi'ye diktatör diyenler asıl tiranı gördü.
***
Aynı şey bizde de yapılmak isteniyor.
Darbeciler
dün
Kadıköy
'den Hükümet'e seslendi…
'İstifa et!'
Ben de onlara buradan sesleniyorum…
"Emredersiniz. Başka arzunuz var mı?"
Neyse…
***
Yalancı başı Sözcü, palalı esnafla milleti kışkırtmaya çalışıyor. İsyan
çıksın diye dua ediyor.
O esnafın yaptığı elbette kabul edilemez.
Ama Sözcü'nün yaptığı fitneciliğin de kabul edilir yanı yok.
Taksim'deki esnafı da düşünmek lazım…
Gezi iflasları başladı.
Yazık değil mi?
***
Ve gelelim 'Kanal İstanbul' meselesine…
Boğaz'dan geçen gemilerden bir lira bile alamıyoruz.
Sebep Lozan.
Yani Montrö Boğazlar Sözleşmesi...
Oysa Cebelitarık sadece rehberlik hizmetinden her yıl milyarlarca dolar kazanıyor.
Biz ise dünyanın en işlek boğazına sahip olmamıza rağmen gemilerden 5 kuruş alamıyoruz.
Yıllık zararımız 30 milyar dolardan fazla.
***
Kanal İstanbul bittiğinde Lozan Antlaşması devre dışı olacak.
Artık bedava yok.
Gemiler bedel ödedikçe, Gelirimizi siz düşünün.
Dünya petrol güzergâhı Akdeniz'de yoğunlaşmıştır.
Türkiye bu büyük pastadan da pay alamıyor.
Sebep yine Lozan.
Kanal bitince durum tersine dönecek.
***
Gezi Parkı eylemleri görüldüğü gibi hiç de masum değil... Kanal İstanbul ve 3. havaalanıyla kasamıza 80 katrilyon lira girecek… Ama Taksim Platformu bu üç projeye de karşı… Ağacı anladık da havaalanı ve kanal ne iş?
***
Gezi Parkı eylemlerinde İngilizler ile Almanların neden cirit attığı belli oldu.
Maşaların Hükümet'e niye 'Kanal İstanbul'u ve havaalanını yapmayın' dediğini anladınız mı?
Bu ülkeyi kim daha çok seviyor söyleyin şimdi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.