YAZARA MAİL GÖNDER Ağlarsa anam ağlar ve Zafer Çağlayan

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Hatice Cömert, Sayfı Sarısülük…
Emel Korkmaz…
Üçü de anne…
Üçünün de acısı aynı.
Üçünün de bağrı yanık.
Durmadan ağlıyorlar.
Çünkü yavruları öldürüldü.
Evlat acısı, yürek yakar, Sadece yakmaz dağlar, dağlar…
Hatta insanı kavurur.
Dinmeyen bir sızı olur, ananın göğüs kafesine yapışıp kalır.
'Ağlarsa anam ağlar'ı Boşuna dememişler.

***
Üç fidan…
Biri Ankara'da, Diğeri Hatay'da Üçüncüsü de Eskişehir'de solduruldu.
Sebep?
Sebep yok ki…
Ya da çok.
Şimdilik bilmiyoruz.

***
Belki de sebep; Gençlik.
Çünkü o çağlarda kan kaynar, Kan hızlı akar.
Göz bir şey görmez ki…
Deli çağlardır bu çağlar.
'Delikanlılık'tır adı.
Cesaret sonsuzdur.
Hesap kitapsız dalar insan.
Bu üç genç de 'Gezi'ye öyle daldı.

***
Önceki gün Hatay'da defnedilen Ali İsmail'in annesinin yüreğindeki yangını şimdi kim söndürebilir ki?
Gençleri kışkırtıp sokağa dökenler, Dindirin bakalım Emel annenin acısını…
Hadi İsmail'i öldürenleri de bulun...
Daha Abdullah Cömert'in katilleri belli olmadı.

***
O çocuklar büyüyünceye kadar anne baba neler çekti haberiniz var mı?
Kolay mı büyütülüyor evlat, Kolay mı okutuluyor, Kolay mı yetişiyor o gençler.
Gözümüz gibi sakınıyoruz onları…
Özenip bezeniyorsun, Canından can katıyorsun, Yemeyip yediriyorsun, Sonra bir cani gelip Canını alıp kaçıyor…
Taş olsa çatlar be! Ana yüreği nasıl dayansın.

***
Gençlik dönemleri; Hepimizin geçtiği yol, Uğradığı han, Konuk olduğu bir sevgilidir.
Kan hızlı akar, 'Küçük dağları ben yarattım' dersin.
Ellerin hafif yanda, omuzların kalkık yürürsün.
Kimseyi takmaz...
Kafana göre takılırsın, Kolay havaya girersin…
Bilmeden birilerine alet bile olursun.
Ya vurursun, ya da…

***
Şimdi;
Ey güzel oğul, Ey ana kuzuları… Olan biteni iyi okuyun, Yani iyi anlayın…
Niyetleri ne?
Hangi ateşe, Niye atılıyorsunuz…
İşin aslını bilin…
Maşa olmayın, Tamam, Yüreğinizin sesini dinleyin.
İstediğiniz yere de gidin Ama önce sorgulayın…
Kime ve neye hizmet ettiğinizi.
Sizin için asıl canı yanacak olan anne ve babanızı da hiç unutmayın.

***
Ve çocuklarımız üzerinden siyaset yapan, kan tüccarları, Şerefsizler, Vicdansızlar, Hain emellerinize körpe kuzularımızı alet etmeyin bir daha…
Mesela sen Aydınlık ile Ulusal TV'nin İP'cisi…
Darbesever takım…
Size söylüyorum…
Çocuklarımızı izbe sokaklarda ölüme göndermeyin…
Sizden kuşkulanıyorum.
Belki de biri hariç, o çocukların başına ölümcül darbeyi sizin adamlarınız indirdi.
Sırf infial olsun, Ortalık karışsın, İstikrar bozulsun diye…
Kim bilir?

***
Dr. Muzaffer Akyazıcı da ulusalcı oldu galiba…
Nazım'ın mezarına gitmiş.
'Gezi' için oraya bir de not bırakmış.
İşini bilir bizimki…
Yüzen kayık arıyordur.
Baksana meslektaşı Dr. Hasan Güçlü'yü ihbar etti…
'İnsan müsveddesi' diyerek ona hakaret bile etti.

***
Açık Mert Korkusuz Yani AMK'nın Sözcü'sü…
Palavraya devam ediyor.
Yalanlanıyor…
Yine yazıyor.
İşi bu çünkü…
Bakan Zafer Çağlayan'ın Bodrum'da yazlık aldığı haberini manşetten çakmıştı önceki gün…
Dün içeriden küçük bir açıklama verip yalanladı yazdıklarını.
Yalanını okurundan kaçırmaya çalıştı yani.
Ama bizden kaçmadı.

***
Zafer Bey zengin biri…
Yılların sanayicisi…
Değil villa yalı bile alabilir.
Sana ne ulan?
Üstelik Bodrum'da ev mev aldığı da yok…
Milletvekili maaşının tamamını öğrencilere burs veriyor.
Sen şimdi onu bunu bırak da asıl patronun kim?
Onu söyle onu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.