YAZARA MAİL GÖNDER Niye en çok Rumlar sevindi?

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Baflı bir çobanın oğlu olan Makarios, kurnaz ve acımasız bir politikacıydı.
Çok Türkün canına kıydı…
Başpiskopos seçildiği gün 'Enosis'i gerçekleştirene kadar rahat etmeyeceğine dair yemin etmişti.
Rumların lideriydi.
Siyah başlığı, siyah cüppesi, göğsünde başpiskoposluk madalyonu, elinde başpiskoposluk asası, uzun siyah sakalı, hırsla parlayan küçük gözleri vardı.
Korkunç bir görünüşü vardı.
Bu yüzden kötülere herkes 'Makarios gibisin' derdi.

***
Rumlar, Kıbrıs adasının Yunanistan'a bağlanmasını istiyordu.
Yunan subaylar bir şişede topladıkları kanlarını Kıbrıs için dökmeye hazır olduklarını göstermek için Kıbrıs Rumlarına göndermişti.
Yunanistan'ın her yerinde mitingler yapılıyor, Enosis nidaları yükseliyordu.
Kıbrıs'ta da Türkiye'de de hava çok gergindi.
Mitingler mitingleri izliyordu.
Makarios, "Bir gün elbette Meryem Anamızın yardımı ile Ayasofya'da çanlarımız yine çalacaktır" diyordu.

***
Makarios, Yarbay Grivas'ı gizlice Kıbrıs'a getirtti. Silahlar, bombalar, mermiler, dinamitler, telsizler, dürbünler, haritalar, kıyafetler ve botlar, Kıbrıs'ın İngiliz ve Türk gözlerinden uzak köşesinde depolanmıştı…
Grivas karargahını kurdu.
Yunanistan'da eğittiği teröristleri grup grup Kıbrıs'a getirdi.
Grivas önce İngilizlere, sonra Türklere saldıracaktı. Plan buydu.
Enosis'e karşı çıkan Rumlar bile temizlenecekti…
Yogacis, "İngilizler kolay.
Onların canı tatlı. Türkler zor. Bunlar inatçı, bunlar canlarını esirgemez.
Bunlarda mücadele ruhu var.
Bu ruhu öldürmeliyiz"
dedi.
Makarios'un uzun sakalı keyifle titredi.

***
Lefkoşe'nin Rum kesiminde bulunan tarihi Bayraktar Camisi ve türbesi ile Ömeriye Camisi'ni bombaladılar.
İki cami ağır hasar gördü.
Olay Kıbrıs'ta ve Türkiye'de infiale sebep oldu.
Rumlar mahsustan kendi okullarında iki masa yaktı.
Sonra da "Türklere ölüm!", "Türkler bu adayı terk etsin!", "Yaşasın Enosis!" çığlıkları attılar.
Nikos Sampson serseri gençlerden bir çete kurmuştu.

***
Kıbrıs'ta durum gittikçe karışıyor, Makariosçular ile EOKA'cılar arasında çatışmalar yayılıyordu.
Rum çeteler Türkleri katlediyor, kadın ve kızlara tecavüz ediyor, çocukları öldürüyordu…
İş başındaki Ecevit-Erbakan Hükümeti, Kıbrıs'a çıkarma yapma kararı almış, hazırlıklar son sürat devam ediyordu.
İlk çıkarma 20 Temmuz'da olacaktı.
Yola çıkıldı.
Ertuğrul gemisinde toplanan komutanlar hep bir ağızdan, "Aziz Allah'ım ne olur yardımcımız ol, bizi utandırma" dedi.
Girne Limanı ve Beşparmak Dağları aşıldı.
Şehitler verdik, uzun zaman bize ambargo uyguladılar.
Ama Kıbrıs Türkleri de kurtuldu…

***
Aradan tam 41 yıl geçti.
Kıbrıs Türkü özgür. Türkiye her yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne 1 milyar dolar gönderiyor.
Ya onlar ne yapıyor?
Anavatan'a nefret kusuyorlar.
Niye?
Yeni Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın sözlerini duydunuz.
Seçilmesine Rumlar boşuna sevinmedi yani.
Kıbrıs için kan akıttım.
Şimdi paramı veriyorum…
Adam saçmalıyor.
Onu konuşturan FETO mu acaba?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.