YAZARA MAİL GÖNDER Sorular ve gençler

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

YGS sınavlarının ilki yapıldı. Soruların açıklanmaması akıllarda soru işaretleri bırakırken yüksek puan alan gençlerin isimlerinin açıklanmaması olumlu bir uygulama

Üniversiteye girebilmek için her yıl yapılan ve yaklaşık beş yılda bir sistemi değişen sınavların ilki yapıldı, sonuçlar açıklandı.
Diğer yıllardan farklı olarak bu yıl açıklanmayan iki konu vardı. Bunlara ilişkin çok soru geldi. En çok sorulanı:
Soruların açıklanmamasının gençler üzerinde olumsuz etkisinin olup, olmayacağı oldu. Aslında sorudan çok birçok kişi bunun çok olumsuz olacağına ilişkin görüşlerini bildirdi. Sınav sorularının açıklanmama nedeni olarak ÖSYM sınav sorusu havuzu yapılmak istendiği açıklandı. Yetkililer "Sınav sorularını açıklamıyoruz, çünkü başka bir sınavda yeniden kullanmak istiyoruz" diyor.
Buna karşı çıkanlar ise sınava girenlerin ve girecek olanların soruları çözerek durumlarını göreceklerini, böylece gelecek sınava da hazırlanacaklarını söylüyor. Ayrıca hatalı soruların bu şekilde saptandığını, açıklanmayınca bunun engellendiğini ekliyorlar.

SORUN NEREDE?
Soru bankası oluşturulması için soruları yayımlamamak şart mı? Tartışılabilir.
Bunca yıldır zaten bir soru bankası oluşturulmalıydı. Belli aralıklarla benzer ya da aynı soruların çıkması beklenen bir sonuçtur. O nedenle soruların sadece bu nedenle yayımlanmaması anlamlı değil. Hatalı sorular olup olmadığı ise aslında gündemde olmamalı.
Bu kadar yıldır sınav yapılan bir ülkede hatalı soru çıkma olasılığı çok düşük olmalı.
Sınav sorularını çözerek sonuç tahmini ise sınav sonuçları hızlı bir şekilde açıklanırsa büyük sorun yaratmaz.
Sınava giren kişilerin büyük çoğunluğu neyi yanlış, neyi doğru yaptığını tahmin edebilir. Sınavı kazanıp, üniversiteye başlayanlar orada girdikleri sınav sorularının açıklanmadığını görecek. Ancak aklında kalan soruları yazanlar, daha sonra sınava gireceklere ya da kendileri aynı sınava tekrar girecekse kullanabilecek.
Aynı sorular farklı yıllarda yine sorulacak ve sadece sınav sonucuyla sınıf geçseler de meslek edinemediklerini fark edecekler.
Tartışılması gereken sınav sistemi olmalıdır. Eğer gelecek sınavlara girecek olanlar, önceki yıllarda çıkan sorulara bakarak çalışmaya ve benzer soruların cevaplarına hazırlanarak sınav kazanmaya yönleniyorsa, sistemde büyük sorun var demektir. Bu, gençlerin bilgilerinin ve yeteneklerinin değil, sınava göre ezberledikleri yanıtların sıralama oluşturduğu anlamına gelir. Sınav bir sıralama sınavıdır. Bu sıralama sonrasında binlerce genç ömür boyu yapacakları meslekler için bir okula yönelir. Sınav öncesi onları sınava getiren öğretim içinde yeteneklerine ve isteklerine göre bir yönlendirme maalesef yapılmıyor.
Bu nedenle ne olursa olsun, sınavda sıralamaya girip, bir yere yerleşmek hedef haline gelmektedir.
Tartışılması gerekenler öncelikli olarak bunlar. Sınav sıralaması ve koşullar tartışılmadan, sadece soruların yayımlanıp yayımlanmamasının sorun olduğunu tartışmak sonuç vermez. Soru ve yanıt ezberlemek, şıklar arasından doğruyu seçmek, gerekli olanı değil, sınavda çıkacak olanı öğrenmek en büyük sorundur. Bu sorunu çözmeden oluşan yeni sorunlara yönelmek çözüm olmaz.

DERSHANE REKLAMI YAPILMAMALI
Bu sınavda bir değişiklik daha vardı.
Sınavda en yüksek puanları alanların isimleri açıklanmadı. Bunun çok olumlu bir tavır olduğunu düşünüyorum. Çünkü gazetelere çıkmak, abartılı haberler bu gençleri büyük bir baskı altına sokmakta, üstlerine yüklenen beklentiyi artırmaktadır. Bu, daha sonra tüm hayatları boyunca kaygıyı artırabilir.
Ayrıca daha önceki açıklamalar bir yandan dershane reklamına dönüşerek, dershaneye gitmeyi zorunlu gibi algılatmaktaydı.
Diğer gençleri umutsuzluğa sürüklemek ve başarısızlık hisselerini artırmak olasılığı da başka bir sorundu.
Asıl sorun çocuklarımızı nasıl bir sistemle eğitip, geleceklerini seçmeye nasıl zorunlu bıraktığımız. Üniversiteler dahil bütün okulların eğitim kalitelerini, sınavların gerekliliğini ve çocuklarımızı hırpalamadan nasıl daha iyi bir geleceğe taşıyacağımızı tartışmanın çoktan zamanı geldi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.