YAZARA MAİL GÖNDER Bir CMYLMZ yazısı daha mı ooo yoo!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Cem Yılmaz-Ahu Yağtu ayrılığını niye konuşuyoruz? Alışveriş insana nasıl olur da bu kadar yakışmaz? Eski sevgili meselesi zaaf mı, yedek mi? Aşksız evliliğin süresi ve kapatma hesabı nedir?

1- CEM YILMAZ'IN BOŞANMASI TABİİ Kİ ÇİĞNENECEK
Bu yazı hiç yazılmayacaktı. Üstünden koca bir hafta geçti, çiğnendi, yutuldu, yazılsa geçen hafta yazılırdı. Derken... Yok efendim bunun neresi habermiş, vay efendim Cem Yılmaz'ı magazinciler mi var etmiş? Yahu memleketin 'en komik, en zeki, en ünlü, en sevilen, en kazanan, en konuşulan' vb adamı, altı kere beraber olup yedi kere ayrıldığı değil de pat diye hamile kalan sevgilisiyle küt diye evleniyor, çocuk sahibi oluyor, bütün bunları son derece gözümüzün önünde yaşıyor... Bir yıl sonra şak diye boşanıyor, üç ev + bir jip + bilmem ne kadar nafaka veriyor, araya eski sevgilinin sıkıştığı iddia ediliyor ve biz bunu niye konuşuyoruz öyle mi?.. Henüz delirmediğimiz için! Çok şükür ki daha merakımızı kaybetmediğimiz için! Magazin, dünyanın her bir köşesinde, tam da bu demek olduğu için!

2- KALDIĞI YERDEN ALDIĞI KADAR ALIŞVERİŞ
Yine de yazılmayabilirdi bu yazı. Fakat kardeşim, ne bitmez alışveriştir bu. Ve kaderin önüne geçemiyorsun, bir bakıyorsun ki Nişantaşı'nda, Mudo City mi Consept mi, işte o dev 'konseptşehir'de Ahu Yağtu'yla ev alışverişindesin! Eskitilmiş mobilyalardan alması lazım tabii, vintage giyimiyle tutarlı olmak zorunda... Ben öyle "Vayyy tüketim toplumu olduk, ay ne korkunç" insanı değilim. Alışveriş iyidir, ekonomiyi döndürür, gerginliği alır. Fakat iki insana da bu kadar mı yakışmaz? Cem Yılmaz ile Ahu Yağtu evlendiği an itibarıyla onları Nişantaşı'nda, İstinye Park'ta mütemadiyen alışverişte gördük. Adam kendinin karikatürü olmuştu sanki. Tabii ki çok parası var, tabii ki en fantastik arabalara biniyor, bilmiyor değiliz bunları. Ama elinde onca torba, paket, yok şöyle harcadı, yok böyle taşıttı, bu kadar materyalizm de gözüne girdi mi çıkmıyor.

3- BİR YÜZ BU KADAR MI GÜLMEZ?
Fakat ne acıdır ki bu alışveriş anlarında bile gülmedi kızcağızın yüzü. Ürktü, korktu, bunaldı, boş baktı, "Ne arıyorum ben burada" dedi gözleri ama yüzü hiç gülmedi. Hiç gülmedi yüzü. Birinci sınıf harf alıştırması gibi 100 kere daha yazılabilecek bir cümle bu. Bütün o verdiği söyleşilerde de, çekildiği fotoğraflarda da bize geçirdiği duygu hep şu oldu: Bu kadar sıkılabilinir ve de bu kadar sıkıcı olunabilir mi? Bir de "Kariyerime engel oldun, oyunculuğa devam etmek istiyorum" iddiası var. Dersler alınmış, yollar aranmış, bir çaba yok değil. Lakin Nurgül Yeşilçay'lı Murat Yıldırım'lı Aşk ve Ceza'da karaktere fazla değil, çeyrek mili/mikro/piko/ attovolt elektrik geçirebilecek vakit de yok değildi.

4- SEKİZİNCİ PERDE CANSU DERE'YE HAZIR MIYIZ?
Hazırız doğrusu, neden olmayalım? Orada çok açık bir tutku, zaaf, artık ne derseniz adına, kuvvetli duygular vardı. Boşanıp tekrar birbirleriyle evlenenlerde, sevgili olup böyle ayrılıp ayrılıp yedi fasıl bir araya gelenlerde, hep vardır. Yılmaz'la Yağtu evlendiğindeki, "Hayıııır, o değil diğeri olmalıydı, o değil diğeri hak ediyor" ayaklanmaları hâlâ hafızalarda. Yılmaz'la Dere'nin tekrar beraber olmuş ya da olacak olması, bir kere 'Ne varsa eskilerde var'ın sağlaması gibi, ki Cem Yılmaz tam da böyle bir adam, kopamıyor. Lal Dedeoğlu'yla süren dostluğundan, her fırsatta onun Karaköy'deki Bej'ine gitmesinden de belli değil mi? "Ben kimsenin yedeği değilim" demiş Cansu Dere. Doğrudur. Ama "Ben kimsenin zaafı değilim" demek isteyeceğini sanmam ve de bazen bu ikisi pekala eşanlam yerine geçebilir.

5- BİR YILLIK EVLİLİK KAPATMA HESABI BU MU?
Üç ev + bir jip + 15 bin TL nafaka diye yazıldı, doğru mudur bilemem. Bir kariyer planı olarak evlilik, bir yatırım aracı olarak evlilik, bunlar duymadığımız şeyler değil, örneği de bol. Ayrıca da buradan böyle bir niyetin kokusunun çıktığı da iddia edilemez. Fakat beni dehşete düşüren, bunun mesela bir Cem Hakko & Bettina (Machler) Hakko boşanmasıyla kıyaslanmasıydı. Yahu orada üç çocuk ve paylaşılmış bin yıl ve koca uğruna din değiştirme gibi hassas mevzular vardır, neyle neyi mukayese ediyoruz? Burada apar toparlanan ve zaten alışverişle geçen bir yıl ve birkaç ay söz konusu. Hesap da böyle kapanıyorsa, bize düşmez matematiği, ama iyiymiş.

6- AŞK MI, HUZUR MU NEREYE KADAR?
İnsan körkütük âşık olduğu, uğruna ne köprüler yıktığı insandan bile bıkıyor en nihayetinde. Taa o vakit en yakınlarının "Hem çok çocuk istiyordu hem de Cansu'yla yorulmuştu, Ahu'yla huzur buldu" dediği biriyle uzun vadede Nişantaşı-Bebek-İstinye Park tüketim üçgeninde bile hayat zor. Laf bitince geçmiş olsun. Ortak eş dost, meşgale azalınca tadı çıkmaz. Fazla huzur bozar. İnsan kendinden bile bıkıyor. Kafidir. Hayırlı olsun herkese.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.