YAZARA MAİL GÖNDER Kaş ile göz gerisi senaryo!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Bazı dizilerde gözler 'eşek gözü' tabir edilen XL boyutta, bazılarındaysa yayılmacı, agresif, arsız Frida Kahlo kaşları rol çalıyor. Feride'den Nilüfer'e, Elif'ten Ayten'e yerli dizi sektörünün kaş-göz nahiyesinde dolandık...

Geçen sezon olmalı. Karadayı seyrediyordum. Yabancılaştırma efekti yaptığı için kendisiyle birlikte yerli dizi izlemediğim E.A. içeri girdi ve iki dakika kadar ekrana baktı. Sonra samimi bir hayretle konuştu: "Herkesin gözü ne kadar büyük!"
Peş peşe sahnelerde Feride'nin ve Ayten'in gözlerine maruz kalmıştı. Arada Komiser Kibrit Yasin, mavisi fitreli olduğuna yeminler edilebilecek gözlerini açıp heyecanla bir şeyler anlatmıştı. En sonunda da odaya Suna girince... Gözde doz aşımı bu olmalı.
Bergüzar Korel (Feride) ile Melike İpek Yalova'nın (Ayten) zaten iri ve biçimli olan gözleri, eyeliner yardımı ve kirpik takviyesiyle, normal insan gözü olmaktan çıkarılıyor hakikaten de. Bakan, şaşı oluyor.
Gerçi Feride'nin kederli zamanları; makyaja abanacak hali yok. Ama bu defa da 'kalemi' ve acıklı biçimde yegâne arkadaşı Suna rolündeki İrem Kahyaoğlu'nun gözleri kapatıyor açığı.
Karadayı'ya bir de gizemli, fettan, karanlık kadın dahil oldu bu dönem. Mahir Kara'yla muhakkak ki hararetli bir teşrikimesaiye girecek olan tehlikeli Belgin'de de gözler ihtimamla karartılarak, alabildiğine kömürlenerek, misliyle büyütülüyor. Şimdiye kadar masum rollerde görmeye alıştığımız Funda Eryiğit, böylelikle dumanlı gözleriyle duman altı mekânlarda iş bağlayan, hikâyeli bir vampa dönüşüyor.
Tabii bilemiyoruz İbrahim Tatlıses beğenir, onay verir mi makyajına?
Ahkâm ve racon kesmiş kendisi geçen gün, demiş ki "Bir yelek, bir gömlek oldu mu şimdi? Bu âlemde yüzlerce arkadaşım, ağabeylerim oldu. Hiçbirini gömlek ve yelekle görmedim."
Kenan İmirzalıoğlu, ceketi, takım elbiseyi hatta smokini benzersiz jiletlikte taşıyan bir adam. Ceketi tez vakitte giydirirler ona, merak etmesin Tatlıses, bizi de saptırmasın konumuzdan...

KAŞ MI, ORMAN MI?
İri göz tabii ki tercih edilir bir şey. Gündelik hayatta da öyle, Sinemada/televizyonda denk geldiğimizde de yadırgamıyoruz. Fakat son zamanlarda onun kadar makbul bir şey de kalın, alabildiğince kalın, olabildiğince arası bitişik, yüzün yüzölçümünü ciddi kaplayan, gözden bile rol çalan, yayılmacı, arsız, agresif kaş. Frida Kahlo kaşı.
Kara Para Aşk, ilk sırayı çekiyor bu hususta. Elif rolündeki Tuba Büyüküstün'ün gözlerinde eriyen, dolu. Sırf bizim topraklarda değil üstelik, Yunanistan'dan Ortadoğu'ya başka coğrafyalarda da popülaritesi tavan yapmış durumda: Birkaç yıl önce Beyrut'ta tanıştığımız bir garson, para biriktirdiğini söylemişti. İstanbul'a gelecek, Tuba Büyüküstün'le evlenecekti!
Hipnotize eder kudrette gözleri var Büyüküstün'ün. Dizinin ilk başlarındaki öter gibi konuşmaları, güler misin ağlar mısın halleri, pek çok kusuru örter kuvvette gözler bunlar. Fan, hayran, şan, şöhret garantili.
Fakat bu Kara Para Aşk'ta bir de kaş faktörü dikkat çekiyor. Kızkardeş Nilüfer de (Bestemsu Özdemir) gözlü bir kız ama esas olarak kaşlı. Demin bahsettiğimiz o Frida Kahlo kaşlarından var onda. Agresif kaşlar. Yayılmacı, saldırgan, azman.
Evet, moda. Tamam, tarz. Anladık, dönemin rağbet gören, havalı görüntülerinden. Ama gene de insanın eline bir cımbız alıp kızı biraz yolası gelmiyor mu? Kaş, gözü belirginleştirmek, göze mana katmak için değil mi? Kaşın gözden rol çalması normal mi? Artık yeni göz, kaş mı?!

ÖBÜR GÖZLÜLER NEREDE?

Sektörün öbür gözlüleri ne âlemde, onlara da bir bakalım:
Bu alanda Nurgül Yeşilçay'ı ayrı tutmak gerek. Erkan Petekkaya'yla başlayacak yeni dizisi, hadi ama tutsun artık!
Fahriye Evcen'le Zerrin Tekindor'unkiler (sadece ebat değil işlev de önemli; bakmasını bilen göz işte burada) Kurt Seyit ve Şura'yı kurtaracak mı, göreceğiz.
Aslı Enver var mesela, bu sezon kendisine 'Hicran' denmesini istiyor. Nur Fettahoğlu, saraydan hastaneye, sultanlıktan doktorluğa geçmiş durumda; terfi mi diyelim tenzil-i rütbe mi?
Televizyon izleyicisinin canı gönülden bağlandığı ve başına gelenlerin de gücüyle aklından hiç çıkaramadığı Meryem Uzerli'nin de çok yakında değilse de çok geçe kalmadan yine ortaya çıkacağına her nevi bahse girebiliriz. Zira bu ay sonunda Dubai'de büyük bir uluslararası davet var: O3 Turkey Medya Prodüksiyon, eğlence sektörüne girişini, MBC ortaklığını ve Meryem Uzerli ile olan anlaşmasını lanse edecek. Bu da Meryem'le vuslat yakın demek olsa gerek.

DURU GÜZEL KÖR KIZ
Madem gözden girdik, güzel kör kızı anmadan çıkamayız. Sezonun yeni dizilerinden Üç Arkadaş, gözleri görmeyen tatlı Gülperi'nin etrafında dönen bir hikâye.
Zamanında Memduh Ün'ün yönettiği, Hülya Koçyiğit'le beraber Kadir İnanır, Halit Akçatepe ve Müşfik Kenter'in 'üç arkadaş'lığı paylaştığı bir film olarak çekilmiş.
Dizi versiyonunda Hülya Koçyiğit'in yerinde, gözlerini ameliyat ettirmek için üvey annesinden kaçıp İstanbul'a gelen ama olan parasını da kaptıran iyi niyetli Gülperi rolünde Leyla Feray var.
Bu su gibi duru, taze, bebek yüz, İstanbul'un en alımlı kadınlarından birinin, en son Bej kafelerle bildiğimiz işletmeci Lal Dedeoğlu'nun kızı aynı zamanda. 'Yıllar da amma çabuk geçiyor'un cisimleşmiş hali. Yolu açık olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.