Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İsrail gazetesi Haaretz, Türkiye ve İsrail'in anlaştığını duyurdu.
Haberin kaynağı, adı gazetede saklı bir İsrailli yetkili.
Haaretz, bundan yaklaşık bir yıl önce de benzer bir haber yapmış, Türkiye ile İsrail'in birkaç gün içinde anlaşacaklarını yazmıştı.
Malum, Mavi Marmara faciasından sonra iki ülke ilişkileri kopma noktasına geldi.
Türkiye, İsrail tarafından katledilen sivil vatandaşları için özür ve tazminat talep etti. Sorunu, bütün uluslararası platformlara taşıdı.
Başbakanlık görevini yürüten Erdoğan da, Dışişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Davutoğlu da İsrail'e karşı çok net bir tutum takındılar.
Tezlerini yüksek sesle dile getirdiler. Türk toplumu da kahir ekseriyeti ile onların arkasında durdu.
Yan çizenler olmadı değil. "Yandık, bittik, kül olduk" diye ağlananını mı istersiniz, "İsrail bunun hesabını sorar" diye içten içe sevineni mi?
Hep bir ağızdan "İsrail ile ilişkilerimizi derhal tamir etmemiz" gerekir dediler.
Bunu söylerken, İsrail'e toz kondurmamaya büyük gayret gösterdiler.
Kiminin "Güney'deki sevdiği ülke" idi.
Kimisi için "ABD'nin Ortadoğu'daki temsilcisi."
Kimine göre ise "gerici Ortadoğu'nun ilerici gücü!"
Evet, o dönemde Batıcılar, Gülenciler ve sair gayrı milli unsurlar Türkiye - İsrail geriliminde İsrail'den yana tavır aldılar.
Fetullah Gülen'in, "İsrail'in devlet otoritesine saygı gösterilmeliydi" sözü dün gibi hatırımızda.
Bugün, Haaretz'deki "Türkiye ile İsrail'in anlaştığı" yönündeki haberi duyar duymaz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve AK Parti'yi topa tutmaya çalışanlar bu zatlar.
Akıllarınca, onları tutarsızlıkla suçlayacaklar. Dahası, Filistin'i, Mavi Marmara şehitlerini satmakla!
Dikkat edin, halihazırdaki anlaşma söylentisini gündem yaparlarken bile, İsrail'in geçmişteki cürümlerine tek bir eleştiride bulunmuyorlar.
Toz kondurmama çabasına devam!
Paralel yapı mensuplarının bu haberin üstüne atlama biçimleri ise muhteşem.
Ortak söylemleri, "hani biz İsrail uşağı" idik.
Biri de çıkıp şunlara, "evet bir dönem öyleydiniz, belli ki iş akdiniz feshedilmiş" demeli.

***

Birkaç hususun altını çizmekte yarar var.
Bir kere, Türkiye ve İsrail arasında görüşmelerin olduğunu hepimiz biliyoruz.
Fakat henüz imzalanan bir anlaşma metni yok ortada.
Olabilir mi? Pekala olabilir.
Türkiye, kimsenin uşağı da, esiri de değil.
Kendi ad ve hesabına dış politikasını şekillendirebilecek bir aktör. Ve şekillendiriyor da.
Oyuna yeni unsurlar eklendiğinde stratejimizin yenilenmesi kadar doğal ne olabilir?
Bütün bunlara ek olarak Türkiye, dış politikasında çıkar- değer dengesini gözeten de bir aktör.
Türkiye, bugün de Filistin halkına dönük hak ihlallerini mesele edinen, bununla mücadele eden başlıca ülke.
Türkiye, eksen değiştiriyor edebiyatı yapanlara, o gün ne diyorsak bugün de aynı şeyi söylüyoruz.
Dış politika ideolojik körlükle, dogmatik tavırlarla sürdürülmez.
Doğu Akdeniz'de bir enerji savaşı var.
Suriye krizinde yeni bir evredeyiz.
İsrail, Türkiye ile yakınlaşmak için yoğun çaba içinde.
Ve saire, ve saire...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER