YAZARA MAİL GÖNDER Muhalefetin korkusu demokrasi mi?

YAZARLAR

Demokratikleşme Paketi açıklandığından bu yana muhalefet partilerinin bildik öfkesi, tavan yaptı.
Aslında hiç şaşırmadık.
11 yıldır yapılan hiçbir icraata, demokratik hiçbir adıma destek olmayan muhalefet, bugün mü destek olacaktı?
2008 yılında başörtüsünü üniversitede özgürleştirecek yasayı, yemeyip içmeyip Anayasa Mahkemesi'ne götüren "Aman yasak devam etsin" diyen CHP değil miydi?
Aynı CHP bugün "Paketim çalınmış" derdine düşüp "Böyle basit paket mi olur canım, ben daha demokratım" ayağına yatıyor.
BDP'nin durumu ise daha farklı.
"Kürt Açılımı" olarak bilinen Milli Birlik ve Kardeşlik açılımı Habur'da kesintiye uğradığında BDP'li bir milletvekili, adeta sevinerek "Açılım bitti dememiş miydi?
BDP, referandumu da boykot etmişti. Niçin "boykot" dediklerini ve neden Hükümetin darbelerle hesaplaşamayacağını anlatmak için aynen şöyle haykırıyordu kürsüden Hasip Kaplan: "Darbeyle hesaplaşmak yürek işidir, mangal gibi yürek ister."
Sonra 12 Eylül ve 28 Şubat darbeleriyle hesaplaşma süreci başladı.
Bugün de BDP'liler hem Kürtçe hem de Türkçe "Paket kabak çıktı" deyip duruyor.
Kürtçe seçmeli dersi beğenmedi BDP, pakette açıklanan özel okullarda Kürtçe eğitimini de beğenmedi BDP, eminin anadilde eğitim olsa ona da bir kulp bulur.
MHP'ye gelince. Ne siz sorun ne ben söyleyeyim. İçinde "Kürt" geçen her girişimi "ihanet" olarak gören MHP son paketi de haliyle "PKK'ya taviz" olarak nitelendirdi.

***
Paketin içeriğinde, bir paradigma değişikliği anlamına gelecek gelişmelerin yanısıra, Andımız'ın kaldırılması gibi önemli sembolik adımlar da var. Darbecilerin yaptığı anayasalardan hariç anayasa görmemiş Türkiye için hala kat edecek çok yol var tabi.
Yani başka paketlere de ihtiyacımız olduğu aşikar. Başbakan Erdoğan ise ısrarla bu sürecin durmayacağını, paketin son olmadığını söylüyor.
Başbakan'ın bu kendinden emin tavrı kamuoyundaki, "AK Parti'nin Türkiye'nin iç sorunlarını çözeceğine dair algıyı" daha da güçlendiriyor.
Hiç kimsenenin çözmeye cesaret edemediği sorunların üzerine kararlılıkla giden ve demokratikleşme adımları atan AK Parti Hükümeti, dolayısıyla bundan sonra da muhalefetten "adaletli" bir tavır beklentisine girmeden yoluna devam edecektir!

***
Muhalefet partisi demek aslında iktidar olmaya aday parti demektir.
Yani muhalefet, getirdiği öneri ve talepleriyle Hükümet'i daha da ilerisini yapmaya zorlar. Hep bir adım ilerde olacak projeler sunar.
Lakin Türkiye'de bu ters işliyor. Muhalafet partileri, bırakın iktidarın projelerini geliştirmeyi, yeni proje önermeyi, adım adım ilerletilen demokrasi hamlelerine bile çelme takmaktan geri durmuyor.

EŞ GENEL BAŞKANLIK NERDEN ÇIKTI?

Neyse bunlar, bildik şeyler. Ama paketteki bir madde beni hayli şaşırttı. Eş Genel Başkanlık meselesi!
Başbakan Erdoğan, Siyasi Partiler Yasası'nda yapılacak değişiklikle, siyasi partilerde eş genel başkanlığın önünün açılacağını ifade etti.
Bunun için, Seçim Kanunu'nun 15. maddesine bir ek getirilecek. Bu çerçevede, "siyasi partilerin tüzüklerinde yer alan ve 2 kişiden fazla olmamak kaydıyla" partilere eş genel başkan sistemi uygulama imkanı tanınacak.
BDP'de bu model zaten yıllardır uygulanıyor.
CHP'de ise mesela, Sarıgül konusunda Kılıçdaroğlu için kurtarıcı bir model olabilir.
Aynı şekilde AK Parti Tüzüğü'ndeki "Üç dönem sınırlaması"ndan kaynaklanan endişeler konusunda da demokratik bir çözüm haline gelebilir.
Abdullah Gül'ün ardından Çankaya Köşkü'ne çıkacak AK Partili bir ismin ardından parti içinde eş genel başkanlık sistemi işletilebilir.
Cumhurbaşkanlığı makamına parti içinden bir "lideri" gönderecek olan AK Parti'de, mesela partinin Genel Başkanlığı görevini farklı bir isim, Başbakanlık görevini ise ayrı bir isim üstlenebilir.
Diyelim ki "milletvekili seçimlerine katılamamış dışarıdan bir isim ya da partinin içinden biri" Genel Başkan olur. Partinin "kurucu çekirdek kadrosundan bir isim" de Başbakan olabilir.
Seçimlere kadar daha pek çok kombinasyon yapıp pek çok öngörülerde bulunacağız gibi…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.