YAZARA MAİL GÖNDER Kürtler devrimci çatı mı istiyor yoksa Paralel çatı mı?

YAZARLAR

Türkiye'nin seçim sathı mailine girdiği nasıl da belli oluyor. Önce batı medyasında Hükümet'e, AK Parti'ye, Başbakan'a ve Cumhurbaşkanı'na yönelik saldırılar başladı.

Sonra Kürt siyasetini temsil iddiasındakilerin ortamı germe operasyonları başladı. Yıllarca kendilerine "terörist" diyen 'Paralel' gazetelere tam sayfa röportajlar vermeye başladılar. Bakıyoruz, Paralel Yapı'nın argümanları Demirtaş'ın söylemlerinde. Kürtlere düşman Paralel Yapı'dan HDP'ye hayır gelir mi sanıyor Demirtaş?

Demirtaş bu röportajında "güvenlik paketini sokakta engelleriz" derken Başbakan Davutoğlu "Akacak her kandan Demirtaş sorumludur" dedi.

Açıkçası Demirtaş'ın Hükümeti sokakla tehdit etmesinden herkes sıkılmış durumda. Demirtaş, Kobani olaylarında "sokağa çıkın" çağrısı üzerine 50 kişinin katledildiğini hatırlamıyor sanırım.

Demirtaş ve HDP bu sorumluluğu üstlenemeyip basının karşısında kan ter içinde kalarak basın açıklaması yapmasını ne çabuk unutuyor da Hükümet'i sokakla tehdit ediyor.

***
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP, "Ekmeleddin" ve "Demirtaş" projesinden önce CHP'li Rıza Türmen'i Cumhurbaşkanı adayı göstermek için CHP'nin kapısına dayandı. Fakat 'ret' yedi.

"Çatı"Projesi olmadı ama geçenlerde HDP yine genel seçimlerde CHP ile ittifak kurabileceklerini açıkladı. Sonra Diyarbakır'a giden Kılıçdaroğlu'nun ağzından da "İttifak olabilir" şeklinde cümleler çıktı. 2015 seçimleri için 'defacto' olarak bir "sol çatı" kuruluyordu belli ki.

***
Türklerden daha çok terör belasından zarar görmüş olanlar Kürtlerdir. Batı'da "Şehit cenazelerinden" dolayı travma yaşayan ailelerin öfkesini, acısını biliyoruz. Doğu'da bunun bin katı acı öykülerin, tavmaların yaşandığı, ateş düşen ocaklar vardır.

Terör, Doğu'da on binlerce evde evlat acısına Kürtçe ağıt yaktırdı. Ekonomik olarak kalkınmayı geciktirdi, işsizlik had safhaya çıktı. Yatırımlar, yollar, havalimanları, fabrikalar yapılamadı, turizm bitti.

Sokakların karışmamasını, fakirlere kurban eti dağıtan çocukların linç edilmemesini, sokakta düzenin sağlanmasını en çok göz pınarları kuruyan Kürt anneler istiyor. Bunu anlamaktan bu kadar mı acizsiniz?

***
İşte Kürtler şimdi bu "kötü kaderi" reddediyor. Evlatlarının ölmemesini, yatırım gelmesini, işsizliğin azalmasını, çocuklarının dağa değil okula gitmesini, kendi dilini öğrenmesini, kendi türkülerini söylemesini istiyor. Çözüm Süreci'yle birlikte ilk kez bunun ete kemiğe bürüneceğine inandı.

Çözüm Süreci'ne olan toplumsal desteğin Kürtler arasında, Türkiye geneline oranla çok daha yüksek oranda olmasını nasıl görmezsiniz?

Hangi 'devrimci ittifak' hangi paralel ittifak anaların bu feryadını ve umudunu gizleyecek kadar büyük bir perde olabilir ki?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.