YAZARA MAİL GÖNDER HDP, niçin Meclis'ten kaçıyor?

YAZARLAR

Çözüm Süreci başladığından bu yana Demirtaş'ın tehditkâr bir dil kullanması, Sürecin huzurunu görmüş olan kendi tabanında ciddi rahatsızlığa neden oluyor.

Türk solunun millete yabancılaştığı gibi Kürt solunun da tabanına yabancılaşmasına tanık oluyoruz. Yoksullar için siyaset yaptığını iddia eden CHP'nin yoksullardan oy alamaması gibi bir şey. Kürtler için siyaset yaptığını öne sürenlerin Kürtleri 'Rahatsız' etmesi söz konusu.

***
"6-7 Ekim" olaylarında Demirtaş'ın sokak çağrısına rağmen Kürtlerin çoğunluğunun sokakta olmaması bu rahatsızlığın en büyük emaresiydi. Ölümler olduktan sonra ise HDP'nin kendi tabanı tarafından nasıl eleştirildiğine şahit olduk.

HDP'nin aldığı oyun iki katını AK Parti'ye verenler Kürtlerin çoğunluğunu oluşturuyor. Öte yandan HDP'nin tabanı olan Kürtler de en ufak bir problemde HDP'nin "Çözüm Sürecini bitiririz" tehditlerini yürekleri ağızlarında izliyor.

"ADA", "DAĞ", "OVA" arasında sıkıştırılmaya çalışılan Kürtler, Çözüm Süreci ile kavuştuğu huzurun bitmesini, yine ağzının tadının bozulmasını istemiyor. Yani Kürtler sıkı sıkıya sarılmış Çözüm Süreci'ne.

***
Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, kimlik siyasetinden ziyade sol argümanları kullanarak 'Türkiyelileşme' yolunda adım attıklarını, tüm Türkiye'nin partisi olacaklarını söyledi.

Eğer şehit haberleri gelseydi, Demirtaş oy istemek için gittiği Batı'daki şehirlerde mitingler düzenleyebilir miydi? Çatışma haberleri eşliğinde seçim kampanyası yürütebilir miydi? Buna bakarak dahi Çözüm Süreci'nin büyük getirisini görmüyorlar mı?
***
CHP, MHP ve Paralellerin desteklediği 'Çatı aday' Ekmeleddin İhsanoğlu'na tepki oylarının da eklenmesi ile Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 9,76 oy aldı.

Hem Türkiyelileşme söylemi hem de tanınmayan bir aday sayesinde CB seçimlerinde Demirtaş'ın aldığı bu oy belli ki HDP'nin parti olarak seçimlere girme kararında etkili olmuş. Uzun zamandır Paralel Yapı'nın ağzı ile konuşan Demirtaş'ın seçimlere parti olarak gireceklerini açıklaması soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

***
Mesela HDP şu soruları nasıl yanıtlıyor? Eğer seçimlere parti olarak girer ve kazanamazsa Çözüm Süreci'nin aktörlerinden biri olma hakkını kaybedecek mi?

Eğer seçimleri kaybederse Türkiye'nin büyük dönüşümünde yer alacakken hiçbir etkisinin kalmayacağının farkında mı?

HDP, eğer seçimleri kaybederse kendi tabanını 6-8 Ekim'deki gibi yine sokağa mı dökecek?

HDP, Çözüm Süreci tehlikeye girerse bunun hesabını kendi tabanına nasıl açıklayabileceğini iyice düşünüp yanıtlarını hazırladı mı?

"Barajı aşarsam ne ala, aşamazsam AK Parti düşünsün" demek ne demek? HDP böyle yaparsa, zerre proje üretmeden sadece AK Parti'nin "Ak" dediğine "Kara" demeyi siyaset zanneden CHP'den ne farkı kalır?

Yoksa HDP, CHP ile "Paralel", bir "kaos" planı mı sahneye konulacak?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.