Türkiye'nin en iyi haber sitesi

CHP Genelbaşkanı olduğu günden bu yana Kılıçdaroğlu'nda pek çok şey değişti. Baykal'ın yerine geçeceği sorulduğunda bile "Kesinlikle yok" dedikten iki saat sonra Genel Başkan adayı olduğu açıklandı.

Bazen bir gün önce söylediğinin bir gün sonra tersini söyledi. Fakat Kılıçdaroğlu'nda değişmeyen tek şey var; hakaretamiz, aşağılayıcı, sövgücü dili! Bir tek o değişmedi.

***
Sürekli hakaret etmeye, iktidara muhalefet etmek yerine sövgüye ve aşağılamaya devam etti. Kılıçdaroğlu Genel Başkan olduktan sonraki ilk Grup Toplantısı'nda "Recep bey" alaycılığı ile başladı.

Sonra "Yalancıdan Başbakan olmaz", "Atma Recep", "Katil", "Hırsız" vb. hakaretlerle iktidara "muhalefet" ettiğini sandı. Suriye meselesi kahredici bir döneme girdiğinde "Diktatör" suçlamasına ve "Esed-Erdoğan" kıyaslamasına girişti.

Paralel tapeleri yayınladığı gruplarda ise "Hırsız" demeye başladı. Kim nasıl manipüle ediyorsa o da o kalıba girerek saldırmaya başlıyordu. Bazen işi iyice kişiselleştirip şahsi saldırıya çevirdiği bile oluyordu.

Bir ay boyunca şimdi Cumhurbaşkanı olan Erdoğan'a küfretmeyi sloganlaştıran, duvarları küfürlerle dolduran Gezicilere Kılıçdaroğlu, "Hepsini alınlarından öpüyorum" demişti. Ve bunların arkasından muhatabından gerekli yanıtı alınca da bağırıyordu; "Toplumu kutuplaştırma!"
***
Daha önce de birçok kez yazdım. Bu sözlü saldırılar orada kalmıyor. Liderin hakareti kendi tabanına "Nefret" olarak yansıyor. 'İmam' sövünce 'cemaat' kin ve nefret dolmaya başlıyor. CHP tabanı ve Kemalist çevrelerin iktidara ve onun temsilcilerine karşı nefretinin bu boyutlara varmasında muhalefet liderlerinin bu dilinin büyük etkisi var.

Kılıçdaroğlu'nun söylediği onca hakaret karşısında muhataplarının sessiz kalmasını beklemesi, sessiz kalmamaları durumunda da "Hey toplumu kutuplaştırma!" diye bağırması tam bir paradoks.
***
CHP'liler, ulusalcılar, bazı 'sol' geçinenler, muhalefet partisi çevreleri, Paralelciler vs. AK Partilileri siyasi rakip değil de düşman gibi görüyor. BDP ve MHP liderlerinin de yer yer yaklaştığı bu CHP üslubu, kişilik suikastının sadece iktidar temsilcilerin değil, koca bir sosyolojiyi de hedef alıyor. Saldırdıkları iktidarın arkasında ona oy veren yüzde 50'lik kitleyi de incittiklerini hiç düşünmüyorlar.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan şimdi Beştepe'de. Kılıçdaroğlu ile polemiğe girmiyor. Halkın oyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olarak daha makro meselerle ilgileniyor. Sesini de daha çok Dünya sistemindeki adaletsizliklerle ilgili olarak yükseltiyor.
Kılıçdaroğlu Erdoğan'ı sürekli 'Toplumu germekle', 'kutuplaştırmakla', 'Sertlikle' suçluyordu. İşte şimdi karşısında bir akademisyen var. Kılıçdaroğlu önceki gün Başbakan Davutoğlu'na da "Çukur" dedi. Kılıçdaroğlu aynen, "Alçak diyeceğim ama, alçağın da bir seviyesi var… Çukur!" diye seslendi Davutoğlu'na.
***
Hani Erdoğan'ın sert üslubu toplumu geriyordu? Hani Erdoğan'ın dili yumuşasa Kılıçdaroğlu nezaket abidesi olacaktı? Başbakan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'na siyasi eleştirilerini yöneltiyor. Kılıçdaroğlu'nun ve diğer muhalefet liderlerinin de iktidarı ve Başbakan'ı siyasi eleştiri çerçevesinde istedikleri kadar eleştirmeye hakları var. Siyaseten en ağır eleştirileri sıralasınlar.
Ama bu hakaret dili nedir?
***
Bir arkadaşım "Kılıçdaroğlu karşısında Erdoğan yok diye ağzının payının almayacağını düşünüyor" dedi. Sanmıyorum. Asıl kutuplaştırmanın kendi tabanını sabit tutacağına güvendiği için bunu yapıyor bence.

Kutuplaştırmanın, ötekileştirmenin kimin eseri olduğunu gösteriyor. Partisinden kaçacak oyları böyle kutuplaştırarak elde tutacağını yüzde 25 bandından da aşağıya düşmemek için yapıyor.

Her zaman yaptığı gibi yine sokaktaki iki insandan birinin oyunu alarak iktidara gelen Başbakan'a hakaret ediyor. Yani sokaktaki her iki kişiden birinin iradesini aşağılıyor. Özetle, CHP önümüzdeki seçimden de umudunu kesmiş. Yüzde 25 etrafında dönüp debelenecek…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER