Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, dün ve bugün Türkiye'de önemli görüşmeler gerçekleştirmek üzere geldi. Cumhurbaşkanı ve Başbakan dışında, sivil toplum örgütleriyle de görüşecek olan Biden'ın bu ziyareti, ilk bakışta ABD-Türkiye ilişkilerinin bu zor dönemde güçlenmesini de sağlayacak bir adım gibi gözüküyor. Ne var ki, ABD'nin bu bölgede çok gecikerek attığı adımlar ve Obama yönetiminin kararsızlığı yüzünden, Suriye ve Irak sorunları içinden çıkılmaz bir hal aldı. Biden aracılığıyla ABD, Türkiye'den daha da aktif bir askeri rol üstlenmesini isteyebilir.
Geçtiğimiz aylarda, ABD'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı her fırsatta eleştirmeyi yaşam biçimi haline getiren medya, Erdoğan-Biden görüşmesini çok çarpıtılmış biçimde ele almış ve haber yapmıştı. Bu kaba çarpıtma üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir açıklama yapmak zorunda kalmış ve New York'ta Biden'ın kendisiyle yaptığı görüşmelerin basına aktarılan biçimini ve kullanılan terimleri reddetmişti. Bunun üzerine Biden geri adım attı, ancak gerek haberi yapan medya kaynakları, gerek Biden'in özel kalemi, olaydan birkaç hafta sonra aslında Joe Biden'ın söylediklerinin arkasında durduğu görüşünü ortaya atarak, ilişkileri gene germeye çalıştılar.
Joseph Robinette Biden Jr., Başkan yardımcısı seçilmeden önce, ABD Kongresi'nde Türkiye'ye en ciddi ve en etkili muhalefeti sergileyen isimlerin başında geliyordu. Dış İlişkiler Komitesi başkanlığını uzun süre üstlenen Biden, özellikle Kıbrıs Rum Kesimi ile olan yakınlığını Türkiye'yi temsil eden tüm diplomatlara ciddi biçimde hissettirmesiyle tanınırdı. Geçtiğimiz ekim ayında, Kıbrıs'ta kendisine "Bidenopulos" adı verildiğini kendisi bir anekdot olarak Harvard'da bir toplantıda nakletti. Başkan Yardımcısı olduğundan bu yana, doğal olarak Başkan Obama'nın siyaseti doğrultusunda hareket etti, gene de Biden ile ilişkiler, Türkiye açısından hep "dikkatli ele alınması gereken diplomatik egzersizler" olarak yaşandı.
Suriye konusunda, Obama yönetiminin ne yapmak istediği merak konusu olmayı sürdürüyor.
Son altı haftada, neredeyse her iki günde bir, birbiriyle çelişen açıklamalar gerek Beyaz Saray, gerek Pentagon'dan dünya basınına yansıdı. Biden'ın bu ziyareti, bu konuda ne kadar açıklık getirebilecek, hep birlikte anlamaya çalışacağız. Ancak Türkiye'nin "Esed ile Suriye'ye barış gelmeyecek" yaklaşımı, giderek daha fazla kabul görüyor. Aynı biçimde Irak merkezi hükümetinin Şii mezhebi odaklı politika gütmesinin ne kadar yanlış olduğu da, ABD tarafından sonunda anlaşıldı, el-Maliki de böylece başbakanlıktan bir anlamda azledildi. Ancak Türkiye'nin yıllar önce gösterdiği gelişmelerin haklı çıkmış olması, ABD'nin bir özeleştiri yapmasını sağlamayacak. Başkan Obama, son döneminin son iki yılında, yarattığı hayal kırıklıklarını telafi etmek için müttefikleri üzerinde artan bir baskı uygulamayı deneyebilir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye'ye daha fazla askeri destek vermesi için yapılabilecek baskılar, ABD'nin atacağı en kolay adım olarak görünüyor.
Türkiye diğer yandan, 1 Aralık 2014'te Vladimir Putin'i ağırlayacak. Çok büyük ölçüde ekonomik ve ticari ilişkilerin konuşulacağı bu toplantıya, Putin 10 bakanı ile katılarak önemli bir mesaj vermek istiyor. Her yerde savaşın yaşandığı bir bölgede; Ukrayna, Gürcistan, Ermenistan, Karabağ, Azerbaycan, Irak ve Suriye'de daimi gerginliğin hüküm sürdüğü bir coğrafyada, Türkiye ticari ve iktisadi ilişkilerini sağlıklı biçimde sürdürebiliyor. Varlığı, istikrarlı ve demokratik yapısı ile neredeyse tüm bölgede olabilecek büyük çapta ve derin bir uluslararası bunalımı engelleyebiliyor. Çözüm sürecinin hızlanmasıyla, bu ağırlığı daha da önemli hale gelecek. Türk dış siyasetine, bir de bu geniş açından bakmakta ve değerlendirmekte yarar var. Bir hafta arayla gerçekleşecek Biden ve Putin ziyaretleri, bunun en önemli göstergesi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER