Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

TRT kaostan nasıl kurtulur?

TRT, çoğu zaman 'özel kanallarla aşık attığı için' eleştirilir. "Sizin ne işiniz var dizi rekabetiyle, reyting işleriyle? Siz gerçek görevinizi yerine getirip, kamu yayıncılığı yapsanıza" derler. Ama gelin görün ki teknolojik sıçramalar, sosyal medyanın tehdidi ve ekran karşısındaki insanların beklentilerinin yeni çağ ile beraber değişim ve gelişim göstermesi, artık kamu yayıncılığını bildik anlamda uygulamayı neredeyse imkansız hale getiriyor. BBC bile bu anlayışı terk edeli yıllar oldu. Peki TRT bu durumda ne yapacak? Yanıtı basit: Özel kanalların yapamadıklarını yapacak. Özel kanalları izlerken isyan eden izleyicinin şikayetlerine kulak verip 'seyircinin özlediği' alternatif yayıncı kuruluş olmaya soyunacak. Örnek mi? İşte hepsini birbir ardına sıralıyorum:

İZLEYİCİ ALTERNATİF ARIYOR
İzleyici en çok nelerden şikayet ediyor? Reklam kuşaklarının uzunluğundan. TRT bir diziyi, ya da filmi tümden bir sponsora satacak. O sponsor sayesinde program reklamsız yayınlanacak. Yapamadı mı? O zaman reklam sürelerini kısaltıp tarifeyi artıracak. Ama bunu gerçekleştirmeden önce reklamvereni 'güçlü ve etkin bir kanal olduğuna' inandıracak. İzleyicilerin ve sektör çalışanlarının en büyük şikayetlerinden biri de dizi sürelerinin uzunluğu. TRT en uzun dizisini 45 dakika ile sınırlandırıp, sektörde 'kerteriz noktası' oluşturacak. Başka ne şikayet var? Programların saatinde başlamaması, dizilerin sürekli gün ve saatlerinin değişmesi. TRT, ekran başındakilerin 'kol saatlerini ayarlayabilecekleri' bir dakikliğe ulaşırsa, diğerlerine de rehberlik eder. Başka? Devamlılık... Bana göre televizyon izleyicilerinin en büyük isyanı, izlemeye başladıkları dizinin bir kaç hafta sonra 'reyting alamadığı gerekçesiyle' yayından kaldırılması. Böyle olunca seyirci kendisini reyting satrancında 'piyon' gibi hissediyor. TRT, yayınlayacağı programı, diziyi ince eleyip sık dokumalı. Yayınlamaya karar verdiğinde de 'her şeye rağmen' arkasında durmalı.

DİZİLER 'GARANTİLİ' OLMALI
Ben bu köşede hep TRT dizilerinin kaliteli olduğunu ama izleyicinin TRT ekranında dizi izleme alışkanlığını yitirdiği için bu yapımların hak ettiği reytinge ulaşamadığını söyleyip, duruyorum. Ama önemli bir nokta daha var: Devamlılık. TRT; tıpkı özel kanallar gibi bir çırpıda umutsuzluğa kapılıp, kaliteli yapımları yayından kaldırabiliyor. Örnek mi? Canım Kocacığım, Mühürlü Güller, Kısa Devre, Ters Köşe ve hatta Doludizgin Yıllar... TRT izleyicisi bir diziyi izlemeye başladığında en az 13 bölüm o dizinin ekranda kalacağından emin olmalı. Bunu başarabilecek, sektörün günlük dalgalanmalarına direnebilecek tek kanal TRT'dir. Uzun lafın kısası; TRT eğer diğerlerinin yapamadığını yaparsa, yaşayabilir. Aksi halde ülkenin sırtındaki en büyük KİT kamburu olarak eleştirilmeye devam edecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA