YAZARA MAİL GÖNDER Ne yaptın bize Karadayı?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Belli ki pazartesi günleri yine Karadayı'nın karşısında soluksuz kalacağız... Allah, aynı saatte yayına giren rakip dizilerin, programların yardımcısı olsun!
Aslında sezonun ilk bölümünü izlemek öyle pek de kolay değildi. Koyu bir dram, hatta kasvete varan, insanın yüreğini sıkıştıran, dayanması güç sahneler vardı. Düğün arabasına konulan bomba patlamış, Mahir'in canı gibi sevdiği minik yeğeni ile analığı ölmüştü. Düğün evi bir anda cenaze evine dönüvermişti. Ağıtlar, acılı türküler, yürek burkan şiirler (Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun dizeleri nasıl da ince ince işledi ciğerlerimize), gözyaşları, hıçkırıklar, intikam yeminleri vardı.

YENİ MAHİR PEK FENA
Filler tepişirken ne yazık ki, hep çimler ezilir. Bu kez de entrikaların, pusuların arasında; olan, bir günahsız anne ile minicik bir yavruya olmuştu. Aslında 'çocuk zaafını' reytinge tahvil eden senaristlerin her türlü kalem oyununa karşıyımdır. Ama belli ki, Karadayı'nın dönüşümüne temel oluşturacak çok önemli bir 'acıya' ihtiyaç vardı. Daha azı, inandırıcı olmazdı. Zira bundan böyle izleyeceğiniz Mahir, bizim daha önce bildiğimiz o Mahir olmayacaktı. Bunun için adalete inancını sarsacak, uğruna canını vermeye hazır olduğu Feride'yi bile bir kalemde silecek, hatta 'cana kıyacak' bir duygu fırtınası yaşaması gerekecekti. Peki ya Karadayı gerçekten can aldı mı?
Onu sezonun ilk bölümünün final sahnesinde bir adamı uçurumdan atarken izledik. Eğer gerçekten cana kıydıysa, ölüm fermanını da imzalamış olacak. Çünkü sebebi ne olursa olsun, alacağı canların vebalini taşıyamayacak ve büyük ihtimalle de sezon sonu Mahir sadece diziye değil, hayata da veda edecek.
Bu arada ilk bölümün yıldızı ne Kenan İmirzalıoğlu, ne Çetin Tekindor, ne de Erhan Yazıcıoğlu'ydu. Evladı ölen annenin yaşadığı acıyı yüreğimizin orta yerinde hissetmemize sebep olan, o travmayı bize tam anlamıyla yaşatan Elif Sönmez (İlknur) müthiş performansıyla bana göre 'sezonun en iyi dönüş yapan oyuncusu' oldu.

KORUMA ŞART OLDU
Diğer yandan sevgili dostum Erhan Yazıcıoğlu'na küçük bir tavsiyem olacak: Artık çarşıda, pazarda koruma ile gezmesinin zamanı gelmiştir.
Unutulmasın ki, burası Erol Taş'ın kahvehanesinin taşlandığı, Kurtlar Vadisi: Pusu'nun ölen karakterlerinin ardından cenaze namazlarının kılındığı, Polat Alemdar ile şovunda dalga geçen Metin Uca'nın sokakta yumruklandığı, dizide ihanete uğrayan oyuncuların pazarda ceplerine 'Karın seni aldatıyor' diye notlar bırakıldığı bir ülke...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.