YAZARA MAİL GÖNDER Ne 'Mutlu' diyemeden...

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

19 yaşında pırıl pırıl bir genç kızdı. Sibel Can, gelen 'ihbarı' değerlendirip onu Diyarbakır'daki evinde buldu ve elinden tutup İstanbul'daki Sesi Çok Güzel yarışmasına getirdi. Adı Mutlu Kaya idi...
Ama nedense(!) hiç 'mutlu' görünmüyordu. Yarışmada 'Hasretinden Yandı Gönlüm'ü söylerken sesi titriyordu.
Annesi, yarışma stüdyosunda hüngür hüngür ağlıyordu.
Mutlu, yarışmanın keyfini çıkarmak yerine, son derece tedirgin, mutsuz ve ürkek görünüyordu.
O gece birinci oldu. Yarışmanın finalinde mücadele etme hakkı kazandı. Sibel Can ona albüm yapacağını söyledi. Hatta İstanbul'da kalacağı süre içinde onu kendi evinde misafir edecekti.
Ama... Önceki gece, sabaha karşı 03.30'da eli silahlı kişiler, Mutlu'nun Diyarbakır'da annesi ve ablasıyla birlikte yaşadığı evin kapısını kırıp genç kıza kurşun yağdırdılar. O kurşunlardan biri Mutlu'nun kafasına isabet etti. Ben bu satırları yazarken, Mutlu'nun koma hali devam ediyordu. İnşallah hayata tutunmayı başarır. Dualarımız onunla...

VURULAN UMUTTU
Olay hakkında spekülasyon çok. Aşireti, onun şarkıcı olmasına karşı çıktığı için 'infaz' etmeye kalktı diyenler var. Babasının tefecilere borcu olduğu ve tehdit edildiği iddiaları mevcut.
Hadiseyi gönül ilişkisine bağlayanlar da var. Sebebi her ne olursa olsun, adının içinden 'gençlik' geçen bir bayram günü, 19 Mayıs'ta, 19 yaşındaki bir genç kız vahşice öldürülmeye çalışılmış. Eğer bu bir aşiret ya da 'aile meclisi' kararından kaynaklanıyorsa, 'şarkıcı olacağına ölsün daha iyi' mantığından hareketle bu eylem gerçekleşmişse; durum iki kat daha vahim. Bu ihtimali zihnimden kovalamaya çalışıyorum.
Ama bu devirde müzikle uğraşmayı hâlâ 'kötü yola düşmekle' eş tutan bir zihniyetin var olabilme ihtimali bile tüylerimi diken diken etmeye yetiyor.
Yok eğer babasının alacaklıları, gözdağı vermek için bu vahşi cinayeti gerçekleştirmişse, acının daha da katmerlisi önümüze seriliyor. Zira o kızcağız, babasının borçlarını ödeyebilmek, akciğer hastası annesine yardımcı olabilmek uğruna kazanmasına rağmen üniversiteye gidememiş, okul kantininde çalışmaya başlamıştı. Sibel Can'ın uzattığı el, onu dibine yuvarlandığı kuyudan çıkarmak için son umuttu belki de...
Yıl 2015... Ama hâlâ ülkemin kadınları sadece 'Sesi Çok Güzel' olduğu için öldürülebiliyor.
Hem de 19 Mayıs günü... Kurduğu hayallerin gölgesine bile tutunamadan... 'Ne MUTLU' demeye bile fırsat bulamadan...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.