Türkiye'nin en iyi haber sitesi
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ

Oyun ve çocuk

Çocuğum yemek hazır, gel! Oyunun bitmedi, bitince geleceğim! Bırak gel, yemekten sonra devam edersin. (Sanki iş yapıyor, oyun oynuyor, kaldığı yerden devam eder.)
Evet annesi, aslında o iş yapıyor... Çünkü oyun, çocuğun işidir, hatta bir anlamda yaşamıdır. Erişkinler kendi oyunlarının önemini anlasalar da, çoğu kez çocuklar için aynı şeyi düşünmezler. Oysa çocuğun gelişimi, duygularını aktarımı, erişkinleri nasıl gördüklerini ve algıladıklarının anlatımı için oyun çok önemlidir.

OYUNUN VE OYUNCAĞIN ÖNEMİ
Çocuğun duygusal, motor, sosyal ve zihinsel gelişimi için oyun çok önemlidir. Oyun çocuğun kurduğu bir dünyadır. Çocuk, bu dünyada konuşarak dile getiremediklerini oyunla dile getirir. Bir çocuğun oyununu izleyerek onun gelişimi, endişeleri, istekleri, beklentileri gibi birçok konuda fikir sahibi olabilirsiniz. Çocuğun seçtiği oyuncaklar, gelişimi ve sorunları hakkında bilgi verebilir. Bu nedenle hangi oyuncakların ne zaman alınacağı, oyuncaklarla oynama şekli, oyuncaklar yerine başka nesneleri oyuncak gibi kullanmasının anlamı önemlidir. Birçok anne ve baba, oyuncak almanın sadece maddi yönüyle ilgilenir. Oysa oyuncakların çoğunun üstünde yaş aralıkları vardır. Bunun anlamı oyuncağın o yaş grubunun ilgisini çekeceği ve becerebileceği, ayrıca becerilerini geliştirmesine yardımcı olabileceği anlamına gelir. Bunlara dikkat edilmeden seçilen oyuncaklar çocuğun ilgisini çekmeyecek, çabuk tüketecek, gelişimine katkıda bulunmayacak ve gelecekte olması gereken seçenekleri tüketecektir. Bu nedenle oyuncak seçmek de, oyun kadar ciddi bir iştir. Tabii o oyuncakları değerlendirmek de. Son zamanlarda ailelerden iki temel yakınma geliyor. Bunlardan biri çocukların bir oyuncağa ilgisinin çok çabuk bittiği, ikincisi ise kendi kendilerine oynamadıkları, anne babalarını istedikleri ama anne babaların oyun oynamaktan zevk almadıkları. Oyuncaklarından çabuk vazgeçen çocukların ortak bir özellikleri var. Hepsinin sayılmayacak kadar çok oyuncağı olması, odalarının adeta oyuncakçı dükkanı gibi olması. Sayısız, beklentisiz alınan oyuncakla çocuğun bağlanmasına fırsat kalmamaktadır. Odasında 90 tane bebeği olan ve hiçbirine isim bile koymamış, doğru dürüst oynamamış, sadece alındığı anda, bir diğeri için pazarlık yapmış bir kız çocuğunun bebeğine verdiği değerle, benim zor bulunduğu için 11 yaşında kavuşabildiğim, konuşupyürüyebilen 'Zeynep' isimli bebeğime verdiğim değeri karşılaştırmak sanırım haksızlık olur. O zaman yaşına uygun, seveceği ve en azından bir süre yerine yenisini koyamayacağı bir oyuncak almak gerekir.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA