YAZARA MAİL GÖNDER Tinder...

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Bugünlerde bir 'tık'la yeni bir aşk bulabilirsiniz. Yakın zamanda bir ayrılık yaşadıysanız, flört arıyorsanız, canınız sıkılıyorsa, hele gençseniz; Tinder'i mutlaka keşfetmişsinizdir.
Günümüzün en popüler çöpçatanlık uygulaması Tinder, ABD'yi kasıp, kavuruyor.
Yaz başından beri Türkiye'de de çok popüler olmuş. Facebook üzerinden uygulamayı telefonunuza indiriyorsunuz.
Birkaç resim ekleyerek kolayca profilinizi oluşturuyorsunuz.
Eş bulmak için kriterler de çok basit. Sadece ilgilendiğiniz yaş aralığı ve mesafe bildirmeniz yeterli...
Mesela size 10 km. mesafedeki 30-40 yaş aralığında kişilerle eşleşmek isterseniz, o kişilerin profilleri ekranda beliriyor. Beğendiklerinizi seçiyorsunuz, beğenmediklerinizi 'pas' geçiyorsunuz.
Beğendiklerinizden sizi beğenenler varsa, 'It's a match!' diye bir uyarı çıkıyor ve birbirinizle eşleşiyorsunuz. Eşleşen kişilerin mesajlaşma hakkı doğuyor.
Ondan sonrası size kalmış...
Bu tip ilişkiler bana Meksika yemeklerini andırıyor; malzemeler aynı, karışımlar farklı...
Pek çok insan; sürekli boş yatak, boş ruh, boş zaman doldurma peşinde. Artık sorumluluk taşımadan, daha çok kişi ile ama daha zayıf ilişkiler tercih ediliyor.
Kimse baskı yapmasın, illa bir 'mutlu son' beklentisi olmasın diye duygusal yatırım yok. 'Bu olmazsa, öbürü olur' diyeceğiniz bir ortamda kurulan bir yakınlıktan 'eğlencenin' ötesinde beklentisi olanların hayal kırıklığına uğraması kaçınılmaz!
Geçenlerde bir erkek arkadaşım üç yıldır görüştüğü kız arkadaşı ile ilgili sorduğum, "Evlilik beklentisi yok mu?" sorusuna, "Hangisinin yok ki?" diye bir cevap verdi.
Çoğu erkeğin gözünde kadınların hali bu!

EVLİLİK UZUN BİR YOL
Biz kadınlar; evlilik konusunda kendimizi bu kadar umutsuz hissetmeyi ve göstermeyi bırakmalıyız. Bence erkekleri iten aslında bağlanma korkusu değil de, beklentileri yüksek olan kadınların umutsuz tavrı...
Sizi etkileyen bir erkekten beklentiye girmeden önce, o erkeğin verdiği uyarı sinyallerini yakalayabilmeniz ve ilişki potansiyelini doğru analiz edebilmeniz çok önemli.
Bunu nasıl anlarsınız?
Sadece onun şartları ile görüşüyorsanız, birlikte olmadığınız zamanlarda nasıl vakit geçirdiğini sizinle fazla paylaşmıyorsa, beraberken sıcak ama uzaktayken duygusal mesafeyi hissettiriyorsa, sizinle beraber vakit geçirmekten çok hoşlandığını söylediği halde, birlikte olduğunuz zamanlar kısıtlıysa; bağlanmak istemeyen bir erkek ile berabersiniz!
Evlilik zaten çelişki dolu bir müessese...
Evlenmeden önce gayet anlayışlı, sabırlı, değer bilen, sevgi dolu olanların, evlendikten sonra daha zayıf yönleri de ortaya çıkıyor. Evliliğin en romantik olmayan yönleri bize kendimiz, beraber olduğumuz kişi ve sevginin doğası ile ilgili pek çok şey öğretir.
Evliliğin varılacak bir yer olmadığını; uzun bir yolculuk olduğunu fark etmek lazım! 'Mutlu son', romantik komedilere mahsus... Çünkü evlendiğiniz anda işiniz bitmiyor, sadece daha zor bir sınıfa geçiyorsunuz.
O yüzden evliliği 'öyle olması gerekiyor' diye aceleye getiren çok kişinin hayatı, kendilerini 'hapsedilmiş' hissettikleri çelişki dolu bir tecrübe olabiliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.