Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yaşla başla işim yoktur, yaşa da inanmam ayrıca ama saçları kadayıf olmuş insanların hâlâ her gece o kulüp senin, bu kulüp benim dolaşmasını hiç anlamam.
Aradan geçmiş 20 sene, hâlâ nesinden keyif alıyorsun, kendine işkence etmek hoşuna mı gidiyor?
Biz gece dışarı çıkmıyor muyuz?
Çıkıyoruz tabii ama hem 'arada sırada', hem de hep aynı mekanlara, yani daha doğrusu gittiğimizde üç-beş tanıdık arkadaş görüp biraz makara yapacağımız ya da gerçekten 'iyi müzik' dinleyebileceğimiz yerlere...
Onun dışında sadece popüler diye haftanın en az üç günü mekan mekan gezmek artık çok eskilerde kaldı.

ÇOK RENKLİ DEĞİLDİ
Geçtiğimiz çarşamba akşamı yıllar sonra bir arkadaşımızın doğum günü nedeniyle, İzmir'de dışarıda bir gece geçirelim dedik. Dört senedir pek Alaçatı'dan dışarı çıkmadığım için gördüklerim, şahit olduklarım beni hem çok üzdü, hem de kızdırdı.
Bir kere zaten İzmir, gece hayatı yönünden hiçbir zaman çok renkli değildi.
Eli yüzü düzgün yer işletecek bir iki insan vardı, onlar da elini ayağını çekince meydan iyice mafyatik tiplere kaldı. Yıllarca oturduğum mahallemin çok sevdiğim bir sokağı vardı mesela:
Gazi Kadınlar Sokağı... Sıra sıra dizilmiş ve restoran, bar haline getirilmiş eski Rum evleri düşünün ve buralarda ağzının yolunu bularak içkisini içen, dostlarıyla buluşan, gülen, eğlenen insanlar.
Yani ben bıraktığımda öyleydi...
Şimdi tam bir rezalet olmuş o sokak...
Korku filmi platosu gibi...

KARANLIK TİPLER...
Karanlık tipli adamlar müşteri ve işletmeci olarak o güzelim evleri adeta gasp etmişler sanki.
Aydınlık İzmir'e hiç yakışmayan, utanç verici bir gürültü imparatorluğu kurulmuş orada...
Sokağın sözde en 'iyi' mekanı sayılan Öküz isimli bara gidelim dedik ve içeri girdiğimize bin pişman olup, çıktık.
Bir de içeride içtiğimiz içkilerin parasını tek tek peşin olarak ödememize rağmen kapıda bizi hesabı ödememekle suçlayıp bildiğin kolumuzdan çekiştirdiler. Tam bir rezillik! Gülelim mi, kızalım mı bilemedik.
Hepimizin hayatı neredeyse sokaklarda geçmiş; racon da biliriz, adap da...
Ama işletme sahipleri çiğ olunca ortaya son derece tatsız bir durum çıktı.
Hele müdür olduğunu öğrendiğimiz biri vardı ki; gerçekten bir insan çalıştığı mekanın ismiyle bu kadar mı özdeşleşir, bravo!
Neyse biz boyumuzun ölçüsünü aldık.
Yazık benim her bakımdan kavruk kalmış, canım İzmir'im... Minnacık bir gece hayatın vardı, onu da karanlık tipler geldi elinden aldı...

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER