Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Artık gerçekten gülmeye başladım. Yaklaşık 6 senedir bu gözler neler gördü neler... Size şöyle tariflesem daha kolay anlarsınız; hani eskiden Maksim dünyası vardı ya... Assolist kavgaları, assolist-uvertür çekişmeleri, türlü türlü entrikalar, olaylar, mikrofon kısmalar, elbise yırtmalar, arkadan iş çevirmeler falan kulaktan kulağa gezer hatta basına bile düşerdi ya...

GÜZEL, BAŞARILI KADIN
İşte medya dünyası ondan beter maşallah! Gruplaşmalar, arkadan kuyu kazmalar, çekememeler, çelme takmalar, türlü dedikodular patlatmalar... Ne ararsanız vardır bu dünyada. En iyisi serin duruş sergileyip, işine devam etmektir, medyadan arkadaşlar edinmemek, kimseye bir şey anlatmamaktır. Çünkü bugün sana gülen, yarın arkandan dolap çevirebilir, bugün sana düşman kesilen yarın en yakın arkadaşınmış gibi yapabilir. Aslında kimse kimseyi sevmez tabii. Tamamen çıkarlar dünyasıdır. Bu böyle midir? Maalesef böyledir! Hele güzel ve başarılı bir kadınsan neler ederler sana neler... Bense sevmeme hakkımı kullanarak sadece dört kişiyi sevmem! Zaten görüşmem, gördüğümde de konuşmam. Onlar kendilerini bilir. Ve fakat herkese empatiyle yaklaşmayı denerim, bir değerlendirme yaparken kendimi onların yerine koymaya çalışırım. Kendimi zorlarım, ne de olsa aynı meslekteyiz. Şimdi beni yine bir gülme aldı ki sormayın sevgili okur! Bu çifte standarda, bu kıskançlık dolu, kötülük dolu hallere gülmeyeceksin de ne edeceksin. Dün arkadaşımız Müge Dağıstanlı Posta gazetesindeki köşesinde bana 'ders' vermiş (yazımı tek ayak üstünde yazıyorum) gecce.com gecesinden sahne fotoğrafımı almış, döşenmiş. 'Yanlış anlamayın Ayşe'nin mesleği artistlik değil, gazetecilik' diye bitirmiş yazısını. Sonra da çakmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamıştır, eminim!

GÜLSE, AYŞE, İCLAL
Ah Müge ah! Diyelim Ferhat Göçer hem doktor hem şarkıcı olabiliyorsa, Ayşe Arman hem gazeteci hem seksi pozlar veren güzel kadın olabiliyorsa, Gülse Birsel hem gazeteci hem olağanüstü bir senarist olabiliyorsa, Tuna Kiremitçi albümü çıkmış bir yazarsa, Onur Baştürk hem gazeteci hem besteci ve şarkıcı olabiliyorsa, İclal Aydın oyunculuk yapabiliyorsa, ben de hem gazetecilik yapıp hem de şarkılar yazıp, söyleyebiliyorum... Yani hem yürüyüp hem çiklet çiğneyebiliyorum, n'apayım? Bu da benim kusurum tatlım. 'Herkes tek bir iş yapacak' gibi benim bilmediğim bir kanun varsa atlamışım, idare ediver canım.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;