YAZARA MAİL GÖNDER Sorumluluk mu dedin? Kaç!

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

İnsanın kendinden kaçmasının türlü türlü yolu var. Olduramadığı her şey için başkalarını suçlayabilir, şüphe çekecek kadar aşırı verici davranabilir, bedenini uyuşturabilir, ajandasını tıka basa doldurabilir vesaire.
Karşıma geçip parmağını sallar biçimde öğütler düzen kitaplar değil de; saksıyı çalıştırmama sebep olan, 'Yahu bir yerde yanlış yapıyorum ama nerede?' sorusunu sorduran, 'Aslında öyle değil yoksa böyle mi?' gibisine arayışlara sokan kitapları seviyorum.
Psikoterapist-yazar Engin Geçtan'ı geç tanıdım (suç mudur, caiz midir, tam zamanında mıdır, nedir, ne değildir bu 'geç tanımak' meselesi bilemedim).
1983'te yazdığı ve defalarca baskı yapmış kitabı 'İnsan Olmak'ı okudum.

AJANDALARI DOLU
Kitabın 'sorumluluktan kaçış' üzerine kaleme alınmış bölümünde özellikle takıldım. İnsan ancak kendisine verebildiğinde, diğerlerine verecek şeyi olur değil mi? Cevap veriyorum; yaaa evet.
Ama hiç kimseden kaçmıyoruz kendimizden kaçtığımız kadar. Diyelim tam bir işe soyunacakken uykumuz geliyor, yataklardan kalkamıyoruz, bahane desen kamyon kamyon, her haltın suçlusu da başkaları, çok olumsuz, tavrımıza uyumsuz bu hayat be!
İlişkide, işte, parada, sosyal yaşamda, hatta bedenimizde bile sorumluluk bizde olmasın da kimde olursa olsun.
Bir de çalışmaya takık insanlarımız var. Ajandaları ağzına kadar dolu. Bakın ne diyor Engin Geçtan onlar için... Kulak vermek lazım. " ...
Bir insanın işini benimsemesi ve görevlerine özen göstermesi, onun kendine karşı sorumluluğunun doğal bir parçasıdır. Ama eğer bir insan her gece evine iş götürüyorsa, hafta sonları da çalışma yerine uğramadan edemiyorsa, tatil günlerinde de evinde kendisine iş üretiyorsa ya da çalışma saatleri dışında da sürekli işinden söz ediyorsa; o zaman durum farklılaşır ve kişinin çalışma yaşamı kendisine karşı olan sorumluluklarından kaçmak için kullandığı bir uyuşturucu durumuna gelir."
Sonra şöyle devam ediyor: "Çalışma tutkusu olan insanlar kendilerine sahip çıkamaz, davranışlarını gerçek isteklerine göre yönlendiremez ve işleri tarafından yönetilirler... Hafta sonu geldiğinde bunalıma girerler. Kimi ise çalışma saatleri dışında alkole başvurarak içine düştüğü boşluktan kurtulmaya çabalar."
Bu tarife uygun çevremde onlarca insan sayabilirim (benim kaçışım başka türlü).
Kendinden kaçış, en üstü kapalı, en görünmez ve en tehlikeli kaçışımız. İçine kapanmak, aşırı yemek yemek, günün trendlerine dadanmak ve bir sürü başka hal bu kaçışa dahil.
Kendimizden bu kadar korkarken, istek ve beklenti listemizin böylesine kabarık olması da ayrı bir konu değil mi?
Kitabın son baskısı Metis Yayınları'ndan. 'İnsan Olmak'ta; 'yalnızlık', 'değersizlik duygusu', 'öfke ve düşmanlık', 'birey ve toplum' gibi konularda da oldukça kafa açıcı sözleri, görüşleri, duruşları, uyandırışları var Engin Geçtan'ın.
Siz de benim gibi geç kaldıysanız tavsiye ederim.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.