YAZARA MAİL GÖNDER Azzz sonra! Bütün erkekler Demir Demirkan!

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Ey kadın kişi! Her sezon kıyafetlerini değiştirmeyi, yenilemeyi biliyorsun. En son araştırmalara dayanarak beslenme düzenini, sporunu, yaşam şeklini ters yüz edebiliyorsun. (Bkz: Kinoasız, chia tohumsuz yaşayamayanlar dünyası. Pardon ne zamandır?)
Maşallah, her halta uyumun yüzde 1500! Peki şu ilişkilere bakışında niçin bir gram değişiklik yapamıyorsun? Şu hayatta her halt gelişip, değişip boyut atlarken, diyelim Periscope'lardan canlı yayınlar, 4.5 G'ler (o buçuk neyse hâlâ çözemedim), bulunduğun yere en yakın kişileri tespit edip beğendiğinle anında buluşup sevişmeler falan havada uçuşurken, sen hâlâ kadınerkek işine anneannenin gözlüğüyle mi bakıyorsun? Ee tabii mutsuz olursun, tabii yalnız kalırsın.
Senin için hâlâ erkek; 'idare edilmesi gereken bir yaratık', kadın da projelere doymayan, icabında amacı için susup oturan, görmezden gelen oyun kurucu mu?
Bravo sana güzel kardeşim! Bu kadar salaklık olur mu? Dünyada ne varsa değişecek ama aşk, evlilik, ilişki konuları sabitlenecek öyle mi? Vay anasını!

'HEYECANSIZDIM'
Laf açılmışken; son zamanlarda boşanan, uzun süreli ilişkilerini bitiren bütün erkek arkadaşlarımdan aynı sebepleri, aynı cümleleri duyuyorum. Duyup geçmiyorum tabii, kulağıma küpe ediyorum. Flaş flaş ayrılıklarının ardından şöyle diyorlar mesela:
Kendimi kaybetmiştim, kendimi özlemiştim.
Kendim oldum nihayet.
Ölüyordum, bunalımdaydım, heyecansızdım.
Panik atak geçirdim.
Baskıya dayanamaz olmuştum.
Ben neydim bilmiyordum artık. Ne işe yarıyordum...
Hayallerimi unutmuşum, ertelemişim; artık ertelemek istemiyorum.
Aileme vakit ayırabiliyorum. Annemle, kardeşlerimle istediğim gibi görüşüyorum.
Mecburiyetlerden bıkmıştım.
Sadelik istiyorum, sade yaşamak istiyorum.

PROJE KADINLAR OUT!
Bkz: 18 yıl sonra sevgilisi Sertab Erener'den ayrıldığı için ihanet eden kötü erkek pozisyonuna düşen Demir Demirkan'ın, gazeteci Ayşe Arman'a verdiği röportaj...
Demirkan'ın ağzından da aynı tonda nedenler ve iç ferahlamaları okuduk. Belli ki 'çapsız çapkın erkek' damgası Demirkan'a ağır gelmiş, o da içini dökmek ve beyaz bir sayfa açmak istemiş.
O kadar samimi buldum ve inandım ki söylediklerine... 'Evet ya! Böyle bir hal var' dedim; erkeğin kaçarak uzaklaşma, koşarak buz gibi denize atlama hali... Erkeği mecburculuğa sürükleyen, bir süre sonra başka öncelikler gündeme gelince ona kendisini sevgisiz, değersiz, ilgisiz hissettiren... Erkeğin bilmeden üstlendiği rollerle onu hayallerinden, zevklerinden ve aslından uzaklaştıran bir hal..
Kızlar kızmayın ama hep kadınlar haklı değil yani. Beğenin ya da beğenmeyin; her şey yüzde 50.
Erkekleri proje yerine koyduğumuz, olması gerekenlere ve eskilerden miras yamuk öğretilere kilitlendiğimiz, kendi hedeflerimizden gözümüze perde indiği sürece bu işi yürütemeyeceğimizi anlamamız gerekiyor artık.
Sonra adamlar bir Ege kasabasında balık tutarken dünyanın en mutlu insanı olduklarında, o hiç tipi olmadığına inandığımız (adamın tipine bile sen karar ver e mi!) yeni sevgililerinin etrafında fır döndüklerinde gözlerimize inanamıyoruz.
Uzun lafın kısası; proje kadınlar out! Hayat zaten zor, akıl çelici, karmaşık ve gereğinden fazla hızlı.
Kızlar, bence bütün projelerinizi çöpe atın. Bırakın olmasın olması gerekenler... Göz göze bakın, dinleyin, dünyanın tüm yükünü ve saçmalıklarını ilişkiye yüklemekten vazgeçin... Birbirinize ilişmeyi bırakın...
Çünkü günün sonunda herkes kendisi olmak isteyecektir; olamadığı yeri de terk edecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.