YAZARA MAİL GÖNDER Bridget Jones kızları bebek istiyor mu?

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Kilo derdi, arkadaşları, iş dünyasındaki maceraları, yarı yolda kalmaları, hayatını rayına oturtamaz halleri, elinde şarabı, fonda 80'lerin aşk şarkıları, annesinin yaşamına burun kıvırışı, bitmeyen savaşları ile 'Bridget Jones'; kabul edelim ki günümüzün 35-45 yaş şehirli kadınlarının kahramanı. Ona ilk görüşte vurulmamızın nedeni de; taş gibi Hollywood starlarını, abartılı aşk hikayelerini kenara itip bize bizim gibileri ve gerçeğimizi en komik haliyle sunması.
Hatalarıyla, rlarıyla, inadıyla, salak salak aşık olmasıyla bizden biri 'Bridget Jones'.
Sarışın, sakar ve komik 'Bridget', 43 yaşına geldi. 'Evlenecek mi, bebeği olacak mı?' sorularıyla 'Bridget Jones'un Bebeği' filmi de vizyona girdi.

ÇOCUK YAPACAK MISIN?
Geçtiğimiz salı günü dizimdeki ağrı için doktora gittim. Hazır gitmişken bir de jinekoloğa görüneyim dedim. Doktorum gözlerini aça aça "Ayşe Hanım, artık 37 yaşına girmek üzeresiniz. Çocuk yapmayı düşünmüyor musunuz?" diye sorunca, kalakaldım. Tik tak, tik tak, tik tak...
İşte o soru: Çocuk yapacak mıyım, yapmayacak mıyım? Sanırım insan, yaşı ilerledikçe çocuk yapma fikrinden korkuyor ya da ben ve arkadaşlarımın hissiyatı bu yönde. Hani o yalnızlığına, başına buyrukluğuna alışıyorsun ya, hani hayat omuzlarına zaten binbir yük, stres, kaygı yüklüyor ya... Hani sen, annen-baban gibi olmayacağına kendine söz vermiştin ya... Hani çevrendeki çiftler patır patır boşanıyor, boşanmayanlar da mutsuzluktan kırılıyor ya... Hani yeni nesil çocukların elinden tabletleri, telefonları alamıyorsun ve senin sözünü dinlemiyorlar, şımarıklıkta sınır tanımıyorlar ya... Hani bulunduğumuz ortamda kendimizin bile geleceğini göremezken, çocuğumuzu nasıl büyüteceğimizi kara kara düşünüyoruz ya... İşte bu 'hani'ler birleşip göğsünün ortasına manilerden bir öküz gibi oturuyor, sevgili okurlar.

VAKİT DARALIYOR, HADİ!
Mükemmeliyetçilik peşinde koştukça, maalesef bazı girişimlerden kaçıyor ve bazı şeyleri göze alamıyorsun. Mesela kan kusup kızılcık şerbeti içiyorum demek istemiyorsun. Mesela idare etmekten şişmek istemiyorsun. Mesela sevgisizliğin adını aile koyanlar kervanına katılmak istemiyorsun. Açıkçası korkuyorsun işte; 3.5 atıyorsun çocuk yapmaktan, bir adama güvenmekten... Sonra arkadaşının kızı 'Anneee' çığlıklarıyla annesinin boynuna atlarken üzülüyorsun. 'Keşke benim de çocuğum olsa' sularına dalıp çıkıyorsun. Sonra yine korkuyorsun. Bu kararsızlığınla böyle gide gide bir bakmışsın, 40'a dayanmışsın. Aslında 'Hayır, ben doğurmayacağım' kararına varmış bir sürü kadın var. Anne olmayı istememek o kadar kötü bir tercih olamaz yani...
Amaaan...
Böyle düşüne düşüne, kendime fırça çeke çeke hastaneden çıktım ki, kankam Sevtap aradı: "Hadi 'Bridget Jones'un Bebeği'ne gidelim.' Dedim, "Madem kendi bebeğimize gidemiyoruz, 'Bridget'inkine gidelim bari."

10 ÜZERİNDEN 10!
Film, 'Bridget Jones' kızları için dört dörtlük olmuş. Bu kez 'Bebeğimi kendim için doğururum, ben her şeyi başarırım' kafasında adamım 'Bridget'! Biraz yaşlanmış, sakinleşmiş ve özgüveni her zamankinden daha yüksek. Film, salondaki kadın gruplarının kahkahalarıyla izleyince daha da komik ve eğlenceli oluyor. Benim için 10 üzerinden 10, şampiyon bir 'Bridget Jones' filmi.
O zaman filmi izleyip karar vermeye başlamamız lazım kızlar: Vakit daralıyor, anne olmalı mıyız, olmamalı mıyız?

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.