YAZARA MAİL GÖNDER Bülent Ersoy'un Suriyeli göçmen açılımı...

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Bülent Ersoy, Kanyon'da alışveriş yaparken gazetecilerin "Neler yapıyorsunuz?" sorusuna kahkaha atarak "Hiçbir şey yapmıyorum.
Durmadan para harcıyorum" yanıtını vermiş.
Hemen akabinde gelen "Ülkemizdeki mültecilere yardım etmeyi düşünmüyor musunuz?" sorusunu ise şöyle yanıtlamış: "Yanlış anlaşılabilir ama anlaşılsın… Bizim de aç ve sefaletle boğuşan insanlarımız var. Benim kanım, canım vatandaşım dururken zannetmiyorum ki mültecilere yardım edeyim.
Kızabilirler ama görüşüm bu."

YARDIMIN IRKI OLMAZ
Bence Ersoy'un korkmasına gerek yok. Onun gibi düşünler de var. Aylan bebeğin sahile vuran cansız bedeni belki Suriyeliler'e karşı taş kesilmiş kalpleri yumuşatmış olabilir.
Örneğin Aylan bebeğin fotoğrafından sonra, dövülen Suriyeli dilenci haberleri gelmez oldu.
Aslında bu konuda genelleme yapmak yanlış; Ersoy gibi düşünmeyip mültecilere yardımda bulunanlar da var… Yaşanan tam bir insanlık panoraması aslında.
Göçmenlere çakma can yeleği satanlar, onları üç kuruşa köle gibi çalıştıranlar da var, onlara her türlü insani yardımı yapanlar da… Devletimizin Suriyeliler'e kapılarını açıp ekonomisini zorlamasına rağmen onlara kalacak yer, yiyecek, çalışma ve eğitim izni vermesi; çok büyük işler aslında. Batı medeniyeti, üç maymunu oynayıp ekonomik yardımda bile bulunmazken, Türkiye tek başına insanlık adına büyük işler yaptı.
Evet, biz Almanya, Norveç, Danimarka gibi ekonomisi müthiş güçlü bir ülke değiliz. Zaten bizde işsizlik sorunu var, gelir seviyesi düşük birçok insanımız var ama insani yardımın ırkı, vatanı olmaz ki! "Ben Türk'e yardım ederim, Suriyeli'ye yardım etmem" demek de ayrımcılık, hatta ırkçılıktır!
Aslında toplum olarak bir çelişki yaşıyoruz. Nasıl Almanlar, Türkler'e vatanlarına dönmedikleri ve kalıcı oldukları için kızıyorsa, bizde de 'Yoksa Suriyeliler kalıcı mı, hiç dönmeyecekler mi?' korkusunu yaşayanlar var. Nasıl Almanlar arasında Türkler'in fabrika kurmalarına, restoran açmalarına kıl olanlar varsa, ileride bizde de Suriyeliler'in, iş güç sahibi olup ticaret yapmalarından nefret edenler olacaktır, hatta bunun örneklerini de şu anda görüyoruz.

GURUR DUYUN
"Bizim zaten bir sürü sorunumuz var; Suriyeliler'e Almanlar, Norveçliler baksın" da diyebilirsiniz.
Her ne düşüncede olursanız olun, bazı uygulamaları eleştirseniz de Suriyeliler'le ilgili son kararınızı verirken zavallı Aylan bebeğin kıyıya vuran cesedini hatırlayın!
Onlar ülkemize turistik gezi için gelmediler; onlar hayatta kalmak için sınırı geçtiler.
Nasıl 500 yıl önce İspanya'daki engizisyondan kaçan Yahudiler'e Osmanlı kapılarını açtıysa, Türkiye de aynısını Suriyeliler'e yapmıştır. Osmanlı'nın vakti zamanında kıtlık yüzünden açlıktan ölen İrlandalılar'a buğday yüklü gemiler yollamasından nasıl şimdi gururla bahsediyorsak, gelecekte Suriyeliler'e yaptıklarımızdan da gurur duyacağız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.