Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bu yıl Uluslararası Antalya Film Festivali'nin ana medya sponsorluğunu Turkuvaz Grubu üstlendi. Başta gazetemiz Sabah olmak üzere atv, a Haber, Takvim, Daily Sabah; festival için adeta seferber oldu.
Bizim grup; yöneticisinden yazarına, halkla ilişkilercisinden muhabirine kadar festivali neredeyse tam kadro, anı anına takip etti. Ve bu da festivali uzun süre medyanın gündeminde tuttu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de Turkuvaz Grubu'nun medya ana sponsoru olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Eminim Menderes Bey bile festivalin bu kadar gündemde olacağını tahmin etmemiştir. Çünkü festival geçtiğimiz yıl hem sönük geçmişti, hem de tartışmaların gölgesinde kalmıştı.
Geçtiğimiz cuma gününden beri Antalya'dayım.
Diğer gazetelerdeki meslektaşlarımın 'Sabah ana medya sponsoru diye festival yönetimi tarafından kayırılıyor' serzenişlerini duydum. Ben bu serzenişlere katılmıyorum. Elbette ana medya sponsoru olarak bazı alanlarda önceliğimiz olmuş olabilir ama bu çok doğal.
Dünyanın her yerinde ana medya sponsorunun bir önceliği vardır. Bazı yabancı büyük starlar, bir ya da iki özel röportaj vermeyi kabul etti ama asıl fark; Sabah'ın tam kadro festivali takip etmesi ve muhabirlerin hiçbir haberi atlamaması sayesinde ortaya çıktı. Festivali en ince ayrıntısına, en rutin haberine kadar takip edersen, elbette özel işler de hep sende çıkar.
Festivalde her filmden sonra basına açık söyleşiler zaten oldu. Ayrıca oyuncuların, yönetmenlerin katıldığı Masterclass etkinlikleri de oldu. Yani festival yönetimi haber yapmak isteyen herkese bir fırsat sundu. Örneğin Sabah Gazetesi Okur Temsilcisi İbrahim Altay, Jeremy Irons'ı kahvaltı ederken görmüş, gitmiş kendisini tanıtmış, hayranı olduğunu belirtmiş, belki hemen o anda bir-iki cümleyle sinema bilgisini kanıtlamış ve Irons'ı sohbet etmeye ikna etmiş. Sonuçta ortaya çok keyifli bir izlenim ve söyleşi yazısı çıkarmış. Yani bir gazetecinin mazereti olamaz; ne yapar eder, konuşması gereken kişiyi bulur, konuşur.
Anladığım kadarıyla diğer gazeteleri şaşırtan; Sabah'ın, Antalya Film Festivali'nde kültür-sanat haberciliği alanında başarılı bir gazetecilik refleksi göstermesi.
Festivale daha önce de birçok medya grubu ana medya sponsoru oldu ama itiraf etmeliyim ki; ben bile Günaydın ekinin, sinema dergilerini bile geride bırakan bir performans sergileyeceğini tahmin etmemiştim. Bu başarıda Sabah sinema yazarı Olkan Özyürt'un emeğini de unutmayalım.
Söyleşiler, özel haberler, festivallerden notlar vs. müthiş bir iş çıkardı. Olkan festivalde moderatörlük bile yaptı, festivalin muhtarı gibiydi.

MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR
Aslında bu gazetecilik başarısının öncesi var. Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Metin Yüksel, festivalden önce bize bir yol haritası çizdi. Gazetede toplantılar yapıldı, bütün kontaklar kuruldu, kimin ne yapacağı önceden belirlendi. Yani Sabah gazetesi sanki futbol maçına çıkan bir takım gibi taktikleri belirledi, muhabirlerini maça hazırladı.
Sonuçta ne oldu; bazı gazeteler, Sabah'ın müthiş gazetecilik refleksini, festivali görmezden gelme ucuzluğuna sığınmak zorunda kaldı! Oysa bu önce kendi okuruna büyük haksızlıktı. 'Sabah niye bu kadar çok festival haberi yaptı, çok abarttı' diyenler bile oldu. Yahu 'Gazeteler sinemaya, sanata destek vermiyor' diye yakınıyorlar, desteğin alasını verince de 'Abarttılar canım' diyorlar.
Vallahi çok komikler, ne diyeyim; meyve veren ağaç taşlanır. Evet, abartıyoruz, kültür-sanat alanında da artık haber yapmayı abartıyoruz!

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER