Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hıncal Abi'nin (Uluç), Akademi üyelerinin son dönemde tercihlerinde daha bireysel öykülere, daha entel kaygılara bürünmesinin Oscar'a zarar verdiği konusunda benimle aynı fikirde olmasına sevindim. Görkemli kırmızı halı geçidi de olmasa Oscar'ın, Cannes'dan bir farkı kalmayacaktı. Şimdi bizim sinema yazarları cephesinde bu olumlu bir gelişme olarak görülüyor ama dünyada durum ne? Genelde sinemaseverler, Akademi üyelerinin son dönemde yaptıkları tercihlerdeki değişim hakkında ne düşünüyorlar acaba?
Şimdi Hıncal Abi gibi tiyatrodan sinemaya her türlü sanat etkinliğini yakından takip eden ve yazılarıyla kamuoyu oluşturma gücüne sahip olan bir yazarın, önceki gün 'En sönük Oscar!' başlığını atması ve daha da ilginci Oscar'a aday dokuz filmin çoğunu izlemediğini itiraf etmesi önemli bir hadise.
Bu yıl Oscar'da tüm tanıtım çabalarına rağmen bir heyecan duygusu yaratılamadı. 'Leonardo DiCaprio bu defa alacak mı?' tartışması dışında heyecan yaratan bir şey yoktu. "Bu film ödülleri alır götürür" diyeceğiniz bir film yoktu. 2015'in sinema olayı 'Mad Max'di ama Akademi üyeleri bu filmi büyük ödüllere layık görmedi.
Peki, sonuç ne oldu?
Hıncal Abi gişe rakamlarına mı bakıp yazdı acaba! Çünkü Oscar adayı dokuz filmin çoğu Türkiye'de çok az izlendi. Hıncal Abi, 'En sönük Oscar!' başlığını atarken TV izlenme oranlarına mı baktı? Yoo, Hıncal Abi sadece hissettiklerini yazdı ve haklı çıktı. 88'inci Akademi Ödülleri Töreni, ABD'de bile sadece 34.5 milyon kişi tarafından izlenmiş. Uluslararası reyting raporlarına göre ise son sekiz yılın en az izlenen Oscar töreni olmuş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER