YAZARA MAİL GÖNDER 'Eli öpülesi öğretmen'

YAZARLAR

Sevgili okuyucular, bugün 'Öğretmenler Günü'... İstatistiklere göre 2012-2013 öğretim yılında, Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul ve Ortaöğretim kademelerindeki öğretmen sayısı 869.630 oluyor. Aynı dönemde Yüksek Öğretimdeki öğretim elemanı sayısı da 130.653 olduğuna göre, Türkiye'de mevcut toplam öğretmen sayısı 1.000.283'ü buluyor. Demek ki çekirdek aile ortalama 5 kişi olarak kabul edilirse, Türk toplumunun en az yüzde 7'si öğretmenlik mesleğiyle doğrudan ilgilidir. Hele buna yakın çevreyi de ilâve ederseniz her bakımdan etkili bir sosyal gruptan bahsettiğimizi anlarsınız.

***

Türkiye'de kamu görevlilerinin en büyük grubunu, yüzde 30'luk oranlarıyla öğretmenler teşkil eder. Öğretmen, eğitimin en başta gelen ve kaliteyi bizzat tayin eden unsurudur. Geleceğin eğitiminde, 'interaktif' yöntemlerin kullanılması ve bilişim teknolojisinin gelişmesi, öğretmenin eğitim vetiresindeki rolünü ve önemini azaltmaz.
Eğitim ve öğretim, toplumdaki hemen herkesi yakından ilgilendirir. Lâkin, 'öğretmen'in etkisi sadece eğitimle sınırlı değildir. Öğretmen, tabiî bir 'toplum önderi'dir ve bu sosyal statüsü ile saygıdeğerdir. Günümüz toplumunda hâlâ maddî hesapların dışında değerlendirdiğimiz kişidir öğretmen...
Öyle ki, Hazret-i Peygamber'in (s.a.v.) sünnetleri incelendiğinde, İslâm'a göre iki grup kişinin elinin öpüldüğü görülecektir: Birincisi, ana, baba, nine, dede gibi akraba büyükler; ikincisi hocalar, yani öğretmenler... İslâm ve Türk örfüne göre bunun dışındakilerin elleri öpülmez.
Kültür ve medeniyetimizin öğretmene verdiği değer bu kadar büyükken, bizim hocalarımızın, öğretmenlerimizin geçim sıkıntısı çekmesi, gecekondularda aç bilâç sürünmesi ya da işportacılık yaparak ekmeğini kazanmaya çalışması, hiç şüphesiz maşerî vicdanı derinden yaralayacaktır.
***

Öğretmenler dünyanın hemen her ülkesinde, meslek grupları içerisinde en az ücret/ maaş alanlardır. Başta ABD olmak üzere, İngiltere, Almanya, Fransa gibi gelişmiş ülkelerde de öğretmenler en düşük gelir grupları içinde yer alırlar. Bu durumun sebebi, her yerde öğretmen sayısının toplam ücretli/maaşlı gruplar içerisinde en fazla oranda bulunmasıdır.
Millî Eğitim Bakanlığım sırasında, öğretmenleri memnun eden şu tedbirleri almıştık.
'Eğitim Fonu' kurduk ve bu fondan öğretmenlere aktarma yaptık.
Yan ödemeleri ve ders ücretlerini arttırdık.
'Öğretim Yılı Ödeneği' verilmesi uygulamasını başlattık.
Benden sonra devam ettirilmeyen 'ÖKOP'u (Öğretmen Konut Projesi) hazırladık.
'Öğretmenevleri' ve 'Öğretmen Dinlenme Tesisleri'nin yapımını hızlandırdık.
Bunları emsal alınsın diye sıralıyorum.
***

11 yıllık AK Parti İktidarı döneminde 'öğretmenlere' ve 'polislere' dönük, hayat standartlarını arttırıcı özel projeler hazırlanıp uygulamaya konulmadı.
Bunun önemini uzun uzun anlatmama lüzum yok... Açık söylemek gerekirse, önümüzde 1,5 yıl içinde 3 seçim varken, elinde imkânı bulunanların öğretmenlere ve polislere özel projeler hazırlamasını, şikâyetlerini ve taleplerini dinlemesini; özellikle herkes tarafından sevilen ve sayılan babacan Millî Eğitim Bakanımız'ın sevgili öğretmenlerimize müjdeler vermesini bekliyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.