Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ŞELALE KADAK
ŞELALE KADAK

Bizim çocuklar yapar!

Önceki akşam Otokar'ın 50'nci yılı nedeniyle yapılan davete katıldım.
15 gündür hemen hemen bütün toplantı ve davetler Gezi Parkı olayları nedeniyle iptal edildiğinden son ana kadar bu davetin de iptal olacağını düşünmüştüm.
Ancak olmadı.
Otokar'ın gecesinde ev sahipliğini Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ve CEO Turgay Durak ve Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç yaptı.
Hemen belirteyim; Mustafa Koç kokteyl esnasında, Gezi Parkı ile ilgili benimle birlikte davete katılan gazeteci arkadaşlarımın sorularını yanıtlamayacağını söyledi.
Sadece Otokar'ın 50'nci yılına nasıl geldiğine ilişkin bir konuşma yapmakla yetindi.
Otokar'ın hikayesine gelince; 50'nci yıl nedeniyle hazırlanan kitap bir Türkiye tarihi niteliğinde aslında. Mustafa Koç'un önsözünde söylediği gibi işe giden vatandaştan, okuluna giden öğrenciye, vatani görevini yerine getiren askerden her gün yüzlerce yolcu taşıyan şoföre kadar milyonlarca insana dokunan bir marka.
Türkiye'nin ilk şehirler arası otobüsü de bu fabrikadan çıkmış, fason Land Rover üretimi de, minibüsler, zırhlı araçlar, belediye otobüsleri, tanklar ve hatta prototipi tanıtılan ilk elektrikli otobüs de.
Peki bu önemli markayı kim kurmuş? İşte 50'nci yıl kitabı bu sorunun cevabı olmuş aslında.
Otokar'ı İzzet Ünver isimli Bodrumlu bir terzi kurmuş 50 yıl önce. Aslında Ünver İstanbul'a daha iyi bir terzi olmak için gelmiş, kısa zamanda zanaatkarlığını kanıtlamış. Oğlu Halil Ünver, "Cumhuriyet tarihinde bugünkü erkek modasını uygulayan ilk terziydi" diye anlatmış kitapta babasının terzilik dönemini. İzzet Ünver bir ara Erdal İnönü'nün de terzisi olmuş.
Sanıyorum inanılmaz gibi gelen terzilikten sanayiciliğe geçişte de bu ilişkiler önemli rol oynamış. Çünkü o yıllarda İstanbul'a belediyenin ithal ettiği Magirus ve Mercedes marka otobüsler gelir ve Ünver de Magirus'un Türkiye temsilcisidir artık.
Kitapta, 1960 ihtilalinden sonra Başbakan İnönü'nün İzzet Ünver'e ülkede kalkınma hamlesi olduğu, onun da işin ucundan tutmasını söylediği ve Ünver'in de otobüs yapmaya karar verdiği anlatılıyor.
Halil Ünver, "İzzet Bey terzi.
Otomotiv göz aşinalığı var sadece. Kırılma noktası o zaten"
demiş kitapta.
Otokar, 1970'lerde yoluna Koç Holding ortaklığıyla ve çok daha güçlü bir şekilde devam etmiş. Türkiye'nin parlak mühendisleriyle bir biri ardına yerli üretim yaparak zirveye tırmanmış.
Peki Otokar'ın bu kadar başarılı bir grafik çizmesi tesadüf mü? Sanırım değil. Başlığa aldığım, "Bizim çocuklar yapar" cümlesi İzzet Ünver'e ait. Oğlu Halil Ünver, '"Evet Otokarlılar bugüne kadar bu sözü yerde bırakmamak için pek çok ilke imza attılar. Yokluklara rağmen, yılmadan, araştırarak, okuyarak, keşfederek yaptı" diyor.
Bugün Otokar'da 600 mühendis çalışıyor. Ar-Ge'ye milyonlarca dolar yatırılıyor ve Otokar'da mühendisler sadece üretimde çalışmıyor, şirket mühendisler tarafından yönetiliyor.
İlginç değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER