Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Üzerinde dağılmış bir şekilde duran su damlacıklarını gelişigüzel salınımıyla hareket ettirmeye çalışan, birbirine teğet geçen keskin iki metal tablanın önünde duruyorum. Enstalasyonun adı "SolidPool/Katı Havuz".
Eseri yorumlarken, "Biz mimaride her şeyi kontrol etmeye çalışırız. Su mimaride çok uğraştığımız bir konudur. Hem çok ilgi çekicidir hem de baş etmeye çalıştığımız bir sorundur. Kontrol etmeniz gereken bir unsurdur, nitekim bu odada suyun kontrolünü görüyorsunuz" diyor Tabanlıoğlu Mimarlık'ın ortaklarından Melkan Gürsel.
Su damlacıklarının sahici olup olmadığından emin olmak için insan elini uzatıp dokunmak istiyor, öylesine yapışmış gibiler. Londra Tasarım Haftası'nın ana mekânlarından Somerset House'un içinde yer alan bu proje, Tabanlıoğlu Mimarlık ve Endüstriyel Tasarımın önde gelen isimlerinden Arik Levy'nin ortak projesinin bir bölümü. Bu eser, bir hafta boyunca Faye Togood, Barber&Osgerby, Nendo, Luca Nichetto ve Hem, PATTERNITY ve Paperless Post ve Alex Rasmussen ve Neal Feay eserleri ile birlikte izleyicilerle buluşuyor. Tabanlıoğlu'nun 'serin ve ıslak odası'ndan Arik Levy'nin 'sıcak ışık odası'na geçen izleyici, su ve ışığın müzikle birlikte yarattığı ahengi, bu kez yan odada Levy'nin LED şeritlerden yapılan alçaltılmış bir tavanında izlemeye devam ediyor. Tavanda, hiçbir başlangıcı ve bitişi olmayan bir parçayı temsil eden bir ışık heykeli var. Tabanlıoğlu'nun projesi ne kadar kontrolün ön planda olduğu bir projeyse, Levy'ninki de o kadar kontrol edilemeyen proje.
Londra Tasarım Haftası'nda böylesi önemli bir mekânda yer almak Tabanlıoğlu Mimarlık için yeni ve önemli bir başlangıç anlamına da geliyor.
Tabanlıoğlu, bu yıl Londra'da ofis açarak bu bölgede de mimari projelerde yer almak için harekete geçiyor. Bunu yaparken, böylesi önemli bir tasarım haftasında yer almayı da ihmal etmiyor.
Londra'ya yerleşerek danışmanlık yapmaya başlayan Okşan Atilla Sanon ve Tabanlıoğlu Mimarlık'ın yöneticilerinin kafa kafaya vererek gerçekleşmesine ön ayak olduğu projenin sponsoru da VitrA. Okşan Atilla, projeyi İngiliz Ticaret Odası'na sunup, beğenilerini almalarının ardından kapının kendilerine açıldığını söylüyor.
Murat Tabanlıoğlu ve Melkan Gürsel'in ortaklığında 170 çalışana ulaşan Tabanlıoğlu Mimarlık'ın İstanbul'dan sonra sırasıyla önce Ankara'da, ardından Doha ve Dubai'de açtığı ofislere bu yıl Londra da katılmıştı. Melkan Gürsel de tam ofis açtıkları yıl, önemli bir sanatsal platformda ilgi görmelerinin kendileri için de ayrı bir anlam taşıdığını söylüyor. Mimariyle sanatın iç içe girdiğinden söz eden Gürsel, Türkiye'de bir sanat galerisini de bu nedenle desteklediğini anlatıyor.
Projeyi destekleyen Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkanı Atalay Gümrah da mimarlık ve sanatın işbirliğini yansıtan enstalasyonun, toplumun tasarım ve tasarımcılara bakış açısını değiştireceğine, farklı projeler için ilham vereceğine inandığını söylüyor. Sanırım artık mimarları böylesi sanat projelerinde görmeye alışacağız. En güzeli de Türk firmalarını uluslararası önemli platformlarda, dünyanın önemli isim ve markalarıyla birlikte görmeye başlamak. Demem o ki Tabanlıoğlu'nu Londra'daki bir mimari projenin içinde görmemiz yakın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER