Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hiç bal hasadına katıldınız mı? Diğer hasatlara göre arının sokma ve alerjik olma ihtimali olduğu için biraz daha tehlikeli olabilir ancak Gökova Körfezi'nde Kırat Ormanı'nda katıldığım çam balı hasadında büyük bir coşkuyla hasat yapan arıcı aileler ve özellikle de kadınları tanıdığım için kendimi şanslı hissettim.
Türkiye'de toplam bal ve arı ürünleri pazarı yaklaşık 500 milyon dolarlık bir hacme sahip, ambalajlı bal pazarı ise 200 milyon doları oluşturuyor.
Türkiye'den yıllara göre ortalama 2 bin ile 5 bin ton arası bal da ihraç ediliyor.
Avrupa'nın ilk 4 bal ihtisas laboratuvarından birine sahip olan Balparmak markasının kurucusu Özen Altıparmak'ın davetiyle gittiğimiz ormanlarda bal uzmanlarından, akademisyenlerden ve uzun yıllardır arıcılık yapan çiftçilerden hem sorunları hem de bala ait bazı gerçekleri birinci ağızdan duyma fırsatı yakaladık.
Türkiye Arıcılar Birliği'nin rakamlarına göre, ülkemizde 7 milyonun üzerinde arı kovanı, 60 bin civarında arı bulunuyor.
Yıllara göre ülkenin bal üretimi ise ortalama 103 bin ton civarında oluyor.
Dünyadaki endemik bitki örtüsünün 8'de 3'ü Anadolu'da yer aldığından, Türkiye kovan ve arıcı potansiyeli sayesinde dünya arıcılığında Çin'den sonra ikinci büyük aktör durumunda.
Sektör şimdi 45'incisi 29 Eylül-4 Ekim tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek olan ve tüm dünyadan 750 bal uzmanının katılacağı Dünya Arıcılık Kongresi'ne hazırlanırken; ne yazık ki kovan ve arıcı sayısına rağmen, Türkiye kovan başı verimlilikte 17 kilo ile dünya ortalamasında gerilerde yer alıyor.
Bu oran Kanada'da 64 kilo, Çin'de 33 kilo ve mesela Macaristan'da 40 kilo.
Balparmak, işte bu nedenle arıcıların bilinçlenmesi için eğitim programları yapıyor.
Öğreniyoruz ki Türkiye'de markalı bal ihracatının yüzde 50'sini balparmak yapıyor.
2017 ihracat hedeflerini 2 milyon 900 bin dolar olduğunu ve bu yıl toplamda 230 milyon liralık ciroya ulaşacaklarını söylüyor.
Çam balında üretimin yüzde 90'ı Türkiye ve Yunanistan'da gerçekleşiyor. Kızılçam sahalarında yapılan bal üretimi yaklaşık 10 bin arıcı ailesinin geçimini sağlıyor.
Bal konusu hakikaten zor bir konu. Hangi balın iyi olduğu, güvenilir olduğu konusu hep tartışmalı. İşte belki de bu yüzden Özen Altıparmak da konuyu hep araştırma-geliştirme merkezi ve kalite kontrol laboratuvarına getiriyor. Öğreniyoruz ki laboratuvarda ballar 193 parametrede analiz ediliyor.
Altıparmak, "Türkiye dünyanın en kaliteli balına sahip. Yeter ki üretim esnasında antibiyotik ya da veteriner ilaçları konmasın.
Bu konuda arıcıları eğitmek için çok çalışıyoruz ancak önemli olan denetimlerin artması ve düzenli bal analizlerinin yapılması" diyor.
Bal konusunda hep bir tereddüt yaşanmasıyla ilgili olarak da en güzel cümleyi sahte ballara istinaden Muğla Üniversitesi'nden Yardımcı Doçent Doktor Ali İhsan Öztürk söylüyor: İlla baldan şüphe edecekseniz şekerlenen baldan değil, şekerlenmeyen baldan şüphe edin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER