YAZARA MAİL GÖNDER 15 yıl sonra Erdoğan'a dair yazılacaklar

YAZARLAR

Cumartesi yazmaya başladım.
Kemalist endoktrinasyon, dindarlar, Kürtler, Aleviler ve gayrimüslimler gibi kesimlerde LAST'larda (Laik yaşam tarzına sahip Sünni Türklerde) olduğu gibi tam netice veremezdi.
Çünkü bu ailelerin yaşadığı somut bir acılar tarihi vardı.
Fakat başka açılardan bu aileler de yoğun propagandanın etkisiyle kısmen Kemalistleşti.
Dindarlar, Kürtler, Aleviler ve gayrimüslimler lafa gelince yaşadıkları zulümleri anlatıyor ama bir bakıyorsunuz kendileri dışındaki kesimlere yönelik tavırlarda tam Kemalist ağzıyla konuşabiliyorlar.

***
O yüzden Heybeliada Ruhban Okulu dendi mi Türkiye halkının büyük çoğunluğu hâlâ sıcak bakmıyor. Niye diye sorduğunuzda eski devletin ezberlerini tekrarlıyorlar.
Cemevine yasal statü dendi mi aynı şekilde toplumun çoğunluğu olumlu bakmıyor. Kürtçe anadilde eğitim konusunda toplumun çoğunluğu yine negatif bakıyor.
Hangi kesim olursa olsun kendileri dışındaki sosyal grupların haklarına yönelik bakışta 90 yıllık Kemalist argümanların etkisi hâlâ güçlü bizim toplumda.
***

İşte bu sebeple Erdoğan'ın liderliğinin büyük önemi var. Daha önce de bin defa yazdım bu toplumun çoğunluğunu devlet ile PKK'nın barış masasına oturmasına ikna edebilecek tek adam Recep Tayyip Erdoğan'dır. Başkası bunu yapamazdı. Şu an sahte liberal bir perspektifle Erdoğan'a saldıranlar 15 sene sonra bu tavırlarından utanacaklar.
Tıpkı Özal'da olduğu gibi...
30 Eylül'de açıklanan reformların bile siyasi sorumluluğunu tek başına Erdoğan yüklenmese o reformların kabul edilme oranı çok düşerdi. Toplumun çoğunluğu Erdoğan'ın varlığına ve liderliğine güveniyor.
O sayede kabullenmekte zorlandığı bu özgürlük reformlarına evet diyebiliyor.
Yoksa Kemalizmi tam olarak sorgulamış insan oranı Türkiye'de %3'ü geçmez.
Gerçekçi olalım. Bekir Ağırdır'ın bilimsel araştırmaları da bunu ortaya koyuyor.
***

AKP'ye değil Erdoğan'a duyulan bir güven bu. Oyların çoğunluğunu da AKP değil Erdoğan alıyor. "Niye her açıklamayı Erdoğan yapıyor" diye soranlar olaya bir de bu açıdan bakmalı. Milletin çoğunluğu Erdoğan'ın şahsına bir muhabbet duyuyor. Kalıplaşmış önyargılarını sadece Erdoğan'a güvendiği için bir kenara koyabilen milyonlarca insan var bu toplumda.
***

Türkiye Cumhuriyeti Kürtlerin, Alevilerin, Hıristiyanların, Yahudilerin ve LGBT'ler dahil tüm diğer unsurların özgür olduğu adil bir ülke olacaktır.
Bu reformları da yine dindarların öncülüğünde bir özgürlük koalisyonu gerçekleştirecektir.
Büyük devlet olma vizyonunu tam benimsemiş bir ülkenin gideceği yol budur. Erdoğan bu gerçeği kılcal damarlarına kadar benimsemiş bir lider. Ben de adım gibi biliyorum bunu. Erdoğan liderliği çoğunluğu ikna ede ede tedricen bu süreci yürütecektir. Kafa göz yararak gidecek reform süreci sağlıklı olmaz. 90 yıldır ideolojik saldırı altında olan bir önyargılar toplumunun kimyasını bozarak yapılacak reformlar kalıcı olamaz. O yüzden devrimci- radikal yaklaşımı değil evrimci- tedrici yaklaşımı benimsiyor Erdoğan. Bence de doğru olan bu.
***
Entelektüel hayatta zaman zaman radikal ve devrimci yaklaşımlar gereklidir.
Toplumun çoğunluğunun nefretini çekmek pahasına bazı putlar yıkılmalıdır.
Fikir adamları toplumun yanlış önyargılarının üstüne üstüne gitmelidir.
Fakat siyaset adamları böyle yapamazlar.
Yaparlarsa hiçbir önemleri kalmaz. Hiç oy alamazlar ve söylenenler havada kalır.
Gerçek siyaset ustalığı hem toplumun desteğini almayı bilmek hem de toplumun önüne düşüp adım adım ileriye doğru gidebilmektir.
İşte Erdoğan bu sebeple büyük bir lider. Şimdi hakaret edenler bile sadece 15 sene sonra
Erdoğan'ın değerini ve önemini anlayacaklar.Göreceksiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.