Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni anayasa için tüm partilerden randevu istedi. Davutoğlu daha sonra muhatabından gelen küstahça cevap ve kamuoyu tepkisi üzerine HDP'ye yaptığı çağrıyı geri çekti. İyi de yaptı. Zira daha randevu gündeme geldiğinde de yazmıştım, ülkesinin neredeyse savaşın eşiğine geldiği Rusya'ya gidip Türkiye'nin çıkarlarını ayaklar altına alan bir siyasi ile ulusa anayasa mı yapacaksınız?
Peki, Başbakan'ın diğer muhalefet partileriyle yaptığı görüşmelerden ne sonuç çıktı? Evet, çoğumuz umutlu olmaya çalışıyoruz ama... Aması şu. CHP lideri de, MHP genel başkanı da yeni anayasa talep eden Türkiye halkıyla adeta dalga geçiyorlar. Anlaşılan 1 Kasım seçimlerinde uzlaşmaz tavırlarından ötürü seçmenden aldıkları dersi hazmetmişler, şimdi sinsice bir strateji izliyorlar.
Nasıl mı? CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Davutoğlu ile randevusundan hemen önce partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada adeta görüşme iptal edilsin diye çırpınmadı mı?
Ne çabuk unuttuk, kendisinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na, yani cumhura kavgada bile ağza alınmayacak hakaretlerini? Kılıçdaroğlu, Ak Parti geleneğinin kurucu unsuru Erdoğan'a bu denli düzensizce saldırdıktan sonra misafiri olduğu Başbakan ile Ak Parti tabanının içine sinecek bir ilişki kuramayacağını bilmiyor mu?
Kaldı ki Kılıçdaroğlu, Ankara'da gazetecilerle yaptığı toplantıda "Davutoğlu'nun başkanlık sistemi istediğini düşünmüyorum. Bu Erdoğan'ın isteği" demedi mi? Bunun Davutoğlu'nu, kırmızı çizgisi Erdoğan olan Ak Parti kitlesinde zora sokmaya çalışmaktan başka ne anlamı var? Bu siyasi centilmenliğe sığar mı?
Ya Bahçeli? Partisinin kurucusu Alparslan Türkeş'in de savunduğu başkanlık sistemine "zinhar" karşı olduklarını ifade eden Bahçeli, sizce yeni anayasa komisyonunda HDP'nin de de olmasına niçin bu denli hevesli?
Ne oldu da birkaç ay önce HDP'ye oy veren seçmeni bile "şerefsizler" (03.08.2015/ Milliyet) sözleriyle yerden yere vuran Bahçeli, bir anda "HDP'siz çıkmam abi" noktasına geldi. Hadi tüm bu sinsi ayak oyunlarını şimdilik unutalım. Görüşmelerde ne gibi somut bir kazanım elde edildi?
Cevap: Her partinin eşit sayıda üye vereceği ve değişikliklerin oy birliğiyle kabul edileceği bir komisyon!
Yok, bir fıkranın girişi değil bu. Daha önce kendilerinin kabul ettikleri 60 maddelik anayasa değişikliğinin bile altına imza atmayan CHP'nin ve MHP'nin yeniden zekâmızla dalga geçmelerinin resmi, o kadar.
Evet, büyük konuşacağım, bu zeminde ve bu tarzla yeni Türkiye'ye değil anayasa, şoförler odasına tüzük bile yapılamaz. "İyi de o halde bu ne gürültü" dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız, daha şimdiden "İşte yeni Türkiye'nin uzlaşı zemini" naraları atanlar var. Aynen, henüz üç dört ay önce seri halinde "Tek yol AKP-CHP ya da HDP koalisyonu" yazıları döşenip "Erdoğan'sız Ak Parti" hedefine bu halkı ikna etmeye çalışanlardan bahsediyorum.
Şimdi muhalefetin ustaca yokuşa sürdüğü sade suya tirit anayasa görüşmelerine işaret edip "bakın işte parlamenter sistemde bir ileri iki geri uzlaşma çıkıyor" algısı peşindeler. Akıllarınca "araba gidiyor başkanlık tartışması bir lüks" mesajıyla bir süre daha idare edecekler, sonrası Allah kerim!
Bu ikbal pervanelerine Ak Parti yönetiminin vereceği en iyi cevap, partinin ta kuruluşundan beri dile getirdiği başkanlık sistemini net şekilde savunmak; tabii ki Erdoğan'ı muhalefet liderlerinin bel atı saldırılarına karşı da...
Zira bildiğim kadarıyla, Anayasa'da Ak Parti'nin kurucusu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı tarafsız olması gerektiğine dair bir madde yok!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER