YAZARA MAİL GÖNDER Portakal orada kal!

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Halkımız 15 Temmuz'da dünyada eşi benzerine az rastlanır bir destan yazdı. Darbecileri tanklarıyla, tüfekleriyle geldikleri yere postaladı. Tek başına...
Gelin görün ki her şey olup bittikten sonra ortalıkta ahkâm kesenler onlar değil. Birtakım "darbeci eskileri" ortalığa çıkıp, her gece ekranlardan kahraman edasıyla millete, siyasete ayar veriyorlar.
Yahu bu afra tafra ne? Aranızda Fetullahçı çetenin pek çok kişi gibi haksızlık ettiği insanlar olabilir. Ama bu hak teslimi yakın tarihimizdeki darbelerin, muhtıraların sizin zihniyetinizden çıktığı gerçeğini unutturur mu?
Öyle ya Fetullah'ı koruyup kolladığınız 28 Şubatları kim yaptı, kim destekledi, kim azmettirdi? Şunun şurasında 9 yıl önce 27 Nisan'da seçilmiş hükümete muhtıra veren ve bu rezalete alkış tutanlar kimlerdi?
Peki ya Erdoğan'ın askeri bir darbeyle devrilmesinin meşru olduğunu savunalar, yazanlar, çizenler?
Fetullah darbeci de siz sivil siyaset savunucusu demokratlar mısınız sanki?
Özetle ülkemizin içinde bulunduğu arınma ve demokratikleşme sürecine ortak olacaksanız, önce o kibrinizi sakin bir şekilde yere bırakın.
Karşınızda demokrasiyi, sivil siyaseti kanıyla, canıyla kazanmış bir halk var.
Efendi olun, saygılı davranın.

***

ERDOĞAN TEK, SİZ HEPİNİZ...

Siyasetçiler çıkıp konuşuyor ekranlarda. "Bana MİT darbeyi şu saatte bildirdi" falan diye.
Anlıyoruz bir tek Tayyip Erdoğan'a haber verilmemiş. Yani darbenin asıl hedefi olan, o ortadan kaldırılsa Türkiye'nin de teslim alınacağı bilinen seçilmiş Cumhurbaşkanımıza. Bir de ilk günden beri en mütevazı haliyle direnen Başbakanımız Binali Yıldırım'a...
Hadi MİT işini yapmadı diyelim. Haberi alınca sığınağa inenler de mi arayamamış Cumhurbaşkanını, Başbakan'ı?

***

TİLKİNİN DÖNÜP DOLAŞIP GELDİĞİ YER...

Tüm arkadaşlarının öldürüldüğü Kızıldere'deki o samanlıktan "sağ çıkmayı beceren" HDP'li Ertuğrul Kürkçü dün 15 Temmuz direnişini yorumluyordu.
Yorum dediysem aynı nakarat işte. Her şey tiyatroymuş. Çünkü "insanların kendilerini tankların altına atması için maddi olmayan sebepler gerekir"miş.
Evet, gerekir Bay Ertuğrul. Şeref, namus, vatan sevgisi bunlardandır mesela. Sen ve senin gibilerin anlayamayacağı değerler işte.
Bu halk, bizler bu değerler için ölmeyi göze alırız.
Ama sen o ağarmış saçlarına rağmen bu gerçeği hiçbir anlayamadın, anlayamadınız.
Kırk yıl önce yola beraber çıktığın arkadaşlarını ölümle bir başına bırakmıştın. Bugün de darbeciler tanklarıyla, tüfekleriyle "halkının" karşısına dikilince yine "saklandın."
Bu yüzden korkaklığına, kofluğuna gerekçe bulmak için ölüme direnen insanlara çamur atıyorsun. "Böyle bir direniş, kahramanlık olamaz, oyundur" diyorsun.
Zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışmanın nedeni "utanç" aslında. Çünkü senin gibilerin peşine takılıp hapse düşen, hatta ölen gençleri yıllarca sahte kahramanlık hikâyeleriyle kandırdın.
Cumhuriyet'ten Engin'i okus hiç olmazsa. Yapacağın bir hak teslimiydi altı üstü. Kimse korktuğun için tankların önüne dikilememene kızmazdı o zaman.
Ama sen tuttun, "utancını ölen insanların aziz hatırasından çıkartmaya" çalıştın.
Yani 40 yıl sonra tilkiler gibi döndün dolaştın yine o samanlığa geldin Kürkçü. Çıktığın utanç çukuruna.

***

FETULLAHÇILARIN YENİ PAROLASI

'Darbeyi kim yaptıysa Allah belasını versin abiiii.'

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.