YAZARA MAİL GÖNDER Devlet heyetinin anketi

YAZARLAR

Terörle mücadele operasyonlarının kararlılıkla sürdüğü günlerde "devlet heyeti", Doğu ve Güneydoğu'da halkın nabzını tutmak amacıyla yaptığı anketlerin bir yenisini daha tamamladı. Anket derken "siyasal eğilim içerikli olmadığını" hatırlatmalıyız. Anketlerle, "bölgede yaşayan halkın beklentileri, öncelikli sorunları, sorun sıralamasındaki değişim, Ankara'ya verdiği mesajlar" değerlendiriliyor. Bu çalışmalar düzenli devam ettiği için hem orta uzun vadeli trend hakkında fikir veriyor hem de bugünkü yakıcı tablonun etkileri ölçülebiliyor.

***

Son ankette, Kürt kökenli vatandaşların vurguladığı konunun "devlet" olduğunu söylemekte fayda var. Devletle geleneksel problemleri bulunan vatandaşların devlete ilişkin güncel görüşleri önemli. Vatandaşın "devlet algısını" belirleyen ana faktör "devlet kararları ve uygulamadaki değişkenlikte" düğümleniyor. Bir bakıyorsunuz, "alan açan, müşfik" bir devlet, bir bakıyorsunuz, "operasyon yapan, katı devlet." Oysa vatandaş, "Net bir devlet" arıyor. Daha doğrusu, devletin kamu düzenini tesis noktasında tavizsiz davranmasını talep ediyor. Terör örgütünün baskısından rahatsızlığını yansıtıyor. Örgütle devlet arasında gel git yaşıyor. "Adil, demokratik düzeni koruyan, vatandaşın günlük hayatını kolaylaştıran, potansiyel suçlu gibi bakmayan devlet" özlemini dile getiriyor.
***

Lakin... Hukuk devleti sınırlarında yaşama arzusu, "siyasal tercih" anlamına gelmiyor. Yani... Vatandaş, "Devletin sağladığı huzur ve güvenliği yüzde 100 isterken, siyasal davranışlarında da yine yüzde 100 serbestlik bekliyor." Bir bakıma devletle siyaset arasında ince bir çizgi çiziyor. Devletin siyaset eliyle yönetilmesi aşamasında, kararlarının yanlış okunmasından çekiniyor. Hadi, daha açık söyleyeyim, "Kürtlerin siyasal temsiline dair tavrının Ankara'da tehdit unsuru gibi yorumlanmasından kaygılanıyor."
Tabii devletten beklenen bu hassasiyet aynı zamanda HDP'nin terörle arasına mesafe koyması ve siyasal temsilin gereğini yerine getirmesi talebi biçiminde de değerlendirilebilir.
***

Tablo böyle ise şu soruya da cevap bulmalıyız: "Silahların gömüldüğü, meşru taleplerin siyaset yoluyla ifade edildiği ortamın oluşmasında, bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesinde, ret, inkâr ve asimilasyon politikalarının sonlandırılmasında AK Parti büyük gayret göstermiş, risk almışken, Kürt kökenli vatandaşlar neden PKK ile bağını kesemeyen HDP'de yoğunlaşabiliyor?"
Sorunun uzun olduğunu kabul ediyorum. Bana göre cevapları kısa...
1- Tatmin edilmemiş Kürt milliyetçiliği HDP'de karşılık buluyor.
2- HDP'nin, devlet ile Kandil arasında bir rol oynayabileceği varsayılıyor.
3- Çözümü sahiplenecek başka siyasal kurum olmadığı için AK Parti'ye de umut besleniyor. Bu yüzden Kürt seçmen siyasal yedekleme ile oylarını AK Parti ve HDP'ye yönlendiriyor.
4- AK Parti'nin "muhafazakârlığın" yanı sıra bilinen "demokrat kimliğini" de güçlendirerek oy istemesi gerekiyor.
Netice... Kamu düzenini kurma ve sürdürülebilir kılma yolunda atılan adımlar, "tutarlı devlet duruşu" ile desteklenmeli. Siyasal tercihlerin demokratik zemini pekiştirmesi teşvik edilmeli...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.