YAZARA MAİL GÖNDER Orta Vadeli Plan: "Tek kişi mi, kurumsallık mı?"

YAZARLAR

2016-2018 dönemini kapsayan "Orta Vadeli Plan"ın (OVP) kodları piyasalar ve ekonomi yönetimi adına çok şey anlatıyor.
Her şeyden önce, "minimum üç yıllık bakışı açısının, mali disiplinin, finansal dengelemenin ve yapısal reformların", "savunulduğu gibi tek kişiye bağlı olmadığı" anlaşılıyor. Önemli olanın, "siyasal istikrar, ne yapacağını bilen kadrolar, uyum, kararlılık ve uygulama" olduğu görülüyor. Bu hususu not etmenin önümüzdeki yılların ve iş başındaki ekibin yapmak istediklerinin doğru okunması bakımından faydası var.

***

OVP'nin teknik kısmında üç hususa dikkat çekmek gerek:
1-
Enflasyon-büyüme-cari açık yaklaşımı.
2- Seçim dönemi vaatleri ve bütçedeki yeri.
3- Yapısal reform ufku.
Buna göre,
1- OVP, 2016 için enflasyonda "ılımlı düşüşü" esas alıyor. Daha çok enflasyonu kontrol altında tutma ve ideal hedef olan yüzde 5 sınırına indirmeye imkan sağlayacak "ekonomik ve siyasi fırsat penceresini" iyi değerlendirme çabası fark ediliyor. Plan, "büyümeye duyarlı karakteri" ile kendisini belli ediyor. Büyümenin sağlıklı olabilmesi, enflasyonun tek hanede tutulabilmesi ana eksen olarak sunuluyor. Alt gelir gruplarına kaynak transferi, iç tüketimde nispi canlanma, AB kaynaklı dış talepte artış, özel sektör yatırımları ve verimlilik faktörü büyüme dinamiklerinde hatırı sayılır yer tutuyor. Cari açık ise bilhassa enerji fiyatlarının sağladığı göreceli avantaj ve kamu maliyesindeki sağlam duruş sayesinde yüzde 4 ve altındaki bir trendde tahmin ediliyor.
2- Seçim döneminde ifade edilen, daha sonra acil eylem planı ile takvime bağlanan vaatler hem OVP'de hem de bütçede hesaba katılıyor.
Vaatlerin finansmanında, "kamu ve özelde tasarrufu artırma önlemleri, vergide kayıtdışı alanın daraltılması, tahsilatta performans artışı, özelleştirmeden gelir katkısı, dönemsel mali düzeltme tedbirleri" gibi unsurlar büyük tablonun alt başlıkları olarak karşımıza çıkıyor. Burada önemle üzerinde durulması gereken husus, bütçe tarafından piyasalara "negatif sinyal gönderilmemesi!" Bütçenin faiz dışı üretme kapasitesi, kamu borç stokunun düşüş eğilimini sürdürmesi piyasa aktörleri için ciddi mesaj değeri taşıyor.
3- Güncel ekonomi yönetiminin yanı sıra en fazla değer verilmesi gereken konu "yapısal reformlar." Buradaki yelpaze oldukça geniş. Bana göre, birinci konu, "yargı reformu!" 6 öncelik üzerine bina edilen bu reformun "yargıda ihtisaslaşma", "bilirkişilik", "iş mahkemelerinde etkinlik" bölümleri ayrıca önemli. Reform listesinde "istihdam piyasasının yeniden yapılandırılması" gecikmiş ama gerekli bir iş. Sancılı olacağına kuşku yok. Ancak "makulü bulmak" için zaman geldi de geçiyor. "Yatırım ortamının iyileştirilmesi" ise bitmeyecek öykü olmaya devam edecek. Yani bir seferlik çaba olarak kalmayacak. Her zaman "en az bürokrasi en etkin yatırım" ilkesi gözetilecek.
Kuşkusuz her şey toz pembe değil.
Bütçenin sosyal harcama katılıkları ile iş arama motivasyonu arasında yeni bir denge kurulması,
Vergi sisteminin geniş tabanda, yeni kazanç unsurlarını kapsayacak şekilde ele alınması,
Kamu personel rejiminde köklü değişiklik,
Enerji sektöründeki dışa bağımlılık riskinin azaltılması, altyapı yatırımlarına hız verilmesi,
Mikro reformların ar-ge ve marka alanına seçici şekilde odaklanması gibi mühim işler de tamamlanmayı bekliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.