YAZARA MAİL GÖNDER Ankara- Washington... Analizler... Senaryolar

YAZARLAR

Ankara'da bu sıralar en fazla kafa yorulan konuların başında ABD ile ilişkiler geliyor. Kasım ayındaki ABD Başkanlık seçiminde, Cumhuriyetçi ve Demokrat kanattan hangi adayların yarışacağı üzerine tahminler yapıldığı kadar Beyaz Saray, Pentagon, Dışişleri ve CIA ekseninde de değerlendirmeler sürüyor. Bu aşamada üç önemli başlığı analiz etmekte fayda var:
1- ABD'nin kurumsal yapısındaki parçalı tablo ve Türkiye'ye yansıması.
2- Pentagon'un, TSK ile ilişkileri ve yeni format arayışı.
3- Ankara Hamamönü merkezli AK Parti patentli ekiplerin siyasal zamanlaması.

***
ABD'yi iyi bilen, kurumsal bazda kilit adamlarla temas eden siyasi, istihbari ve askeri ekiplerin ayrı ayrı kanaatleri bir araya getirildiğinde bazı ortak yönler ön plana çıkıyor.
1- Başkan Obama'nın, bilhassa Suriye politikasında "ikna edilemezliğine" dikkat çekiliyor. Başkan'ın, İran'ın nükleer programının durdurulması, Küba ile normalleşme ve DEAŞ'ı kıskaca alma hedefi dışında gözünün bir şeyi görmediği ve misyonunu böylece tamamlayacağı anlatılıyor. Pentagon'un, Suriye'deki YPG-PYD unsurlarına bakışını "askerle ilişkiler" bahsine bırakarak devam edecek olursak... CIA'in de YPG'yi, terör örgütü PKK'nın izdüşümü olarak nitelediği ama Başkan'ı aşamadığı, bu kanaatlerini ise Ankara ile paylaştığı belirtiliyor. ABD Dışişleri'nin ise gerek YPG-PYD'nin kullanımı gerekse ifade özgürlüğü noktasında Türkiye'ye verilecek mesajların merkezi konumuna getirildiğine işaret ediliyor. ABD Dışişleri ile Beyaz Saray'da, "Türkiye'yi anlamaya çalışalım, özgün konumuna göre sinyaller gönderelim" tezini savunan grubun, Washington'daki uğultu içinde sesini duyuramadığı da savunuluyor.
***
2- Pentagon'a gelince... ABD'li kurmay kadronun YPG-PYD çizgisini, PKK'dan ayırmadığı ancak müzakerelerde, "Kürt unsurlar karada bize lazım. DEAŞ'a karşı alternatifini bulun, tekrar görüşelim" dediği biliniyor. ABD başkentinde, genel manada, "Tavşana kaç, tazıya tut" tarzı bir görev dağılımı yapılmış olabileceği de düşünülüyor. Lakin baş başa sohbet edenler, ABD'li muhataplarının samimiyetine inanıyor gibi. Burada en kritik husus, YPG- PYD- PKK bahsi açıldığında Pentagon'un, Ankara'daki hâkim siyasi kanaati zorlayan askeri kanal arayışı olabilir. Bir başka ifade ile Pentagon'un; Suriye, Irak ve Rusya politikasında, siyasi otoritenin temel tezlerinin yönünü değiştirmesi için TSK'dan rol oynaması beklentisine girdiği düşünülebilir. Esasen, askerler arası ilişki çerçevesinde ABD Genelkurmayı'nın eski günlerin özlemini taşıdığı ancak karşılık bulamadığı da varsayılabilir.
***
3- Son olarak, Hamamönü'nde restore edilen tarihi Ankara Evleri'ndeki ofislere, Balgat, Çukurambar çevresindeki buluşmalara değinelim... Homojen bir yapıdan söz etmek gerçekçi olmaz. Özünde, partili kimliği taşıyan ağır ağabeylerin değişik saiklerle sohbetler düzenlediği kabul edilebilir. Bu, bir yönüyle aktif siyasetin dışında kalan isimlerin sosyalleşme, dertleşme zemini de. Bir başka yönüyle, paralel yapı ile sürdürülen mücadelede, zaman zaman hukuki sürecin kesişim kümesine denk düşenlerin bireysel rahatsızlıkları da söz konusu. Fakat en stratejik bölümünde, buluşmalara az katılım göstermekle birlikte sohbetleri ilgiyle izleyen, kamuoyuna açık mesaj vermekten kaçınan, uluslararası kişi ve kurumlarla teması koruyan gençler yer almakta. Onların da küresel finans temsilcileri ile birlikte ABD seçimlerine bel bağladığını söylemek yanlış olmaz!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.