YAZARA MAİL GÖNDER En büyük süpergüç: Piyasa

YAZARLAR

Önceki hafta petrol fiyatlarındaki düşüş borsalarda satışlara yol açmıştı. Geçen hafta başında Rus rublesindeki çöküş şiddetlenince hisse senedi borsalarındaki satışlar da hızlandı, piyasalarda bir panik havası hakim oldu. Çarşamba günü yapılan ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısıyla birlikte karamsarlık dağıldı ve bu kez hisse senedi borsalarına sert yükselişler hakim oldu.
Fed toplantısından sonra piyasalarda gevşek para politikasının devam edeceği algısı güçlendi ve bu da özellikle hisse senetlerine yaradı. Ancak piyasadaki algı bir yana, Fed Başkanı Janet Yellen, birkaç toplantı sonra faiz artırımının gündeme geleceğini söyledi. Birkaç toplantı ile ne demek istediğinin sorulması üzerine "bir iki" diye yanıtladı.
Buna göre Fed, 28-29 nisan ya da 16-17 hazirandaki toplantılarından birinde faiz artırımına başlayabilir. Fed, ABD ekonomisi hızlı büyümeye dönmese bile faiz artırımına gitmekte kararlı gözüküyor.
ABD'de büyümenin son çeyrekte yüzde 2'nin altında kalabileceğini gösteren veriler geliyor. Fed'in faiz artırımlarının toplamı çeyrek ya da yarım puanı geçmeyebilir.
Bu bile küresel piyasalardaki çalkantıları ve gelişen ekonomilerden sıcak para çıkışlarını hızlandırabilir.

RUBLE NEDEN ÇÖKTÜ?

Dolar, Rus rublesi karşısında salı günü 79'a kadar çıktıktan sonra haftayı 59 seviyesinde tamamladı. Rusya gibi dünyanın lider ülkelerinden birinin para birimi bir inip bir çıkarken, bugünün dünyasında piyasaların ülkelerden daha güçlü olduğu gerçeğiyle bir kez daha yüzleştik. 2008 krizinde en büyük bankaları birer birer batarken ABD devleti çaresiz kalmıştı, ruble bir günde yüzde 20 çıkıp yüzde 30 düşerken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in elinden izlemekten başka bir şey gelmedi.
Petrol, doğal gaz, alüminyum, nikel gibi doğal kaynaklardan gelen gelirlere bakıldığında Rusya son yıllarda dünyanın en güçlü ekonomilerinden birine sahipti. Bunları bir kenara koyup Rus ekonomisinin genel durumuna, Rus halkının genel refah düzeyine, asgari ücret ve maaş seviyelerine bakıldığında ise durum çok farklıydı. Gerçekte dar bir kesimin elindeki zenginlik, Rusya'nın tümünü eşit dağılmış gibi bir hava oluşmuştu.
Sanal dengeler, rublenin olması gerektiğinden çok fazla değer kazanmasına yol açtı. Çöküş bu nedenle çok sert oldu.
Bugün Rusya'nın sokaklarında, metrolarında, marketlerinde dolaşınca ve bunu dünyanın çeşitli yerlerindeki refah düzeyi ve alım gücüyle karşılaştırınca 60 civarındaki dolar-ruble seviyesinin bile düşük olabileceği hissi uyanıyor.
Aslında Putin ve Rus devleti, en büyük hatayı, rublenin aşırı değerlenmesine izin vererek yapmıştı. Yıllardır ülkede yüzde 8-10 enflasyon yaşanmasına karşın ruble, dolar karşısında 25-30 arasında yatay bir seyir izliyordu.
Piyasalar her zamanki gibi bu yanlış dengeye uzun süre sesini çıkarmadı. Bu dengesizlik, Rus halkı açısından sanal bir refah havası yaratırken ekonomideki kırılganlıklar arttı. Petrol fiyatlarının hızla düşmesi ise yılların faturasının birkaç ayda kesilmesine yol açtı.
Yaşananlar iki gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Küresel piyasalar bugünün dünyasının en büyük süpergücüne dönüşmüş durumda ve son olarak Rusya örneğinde gördüğümüz gibi istediği zaman herkesi dize getirebilir.
İkinci gerçek ise şu: Piyasalardaki yanlış fiyatlama her zaman Bağdat'tan döner.

* Murat Arın, Forbes Türkiye Yayın Danışmanı ve www.finanstrend.com'un kurucu editörü

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.