Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ÖNERİ-YORUM ŞEREF OĞUZ

Yük azalırsa istihdam genişler mi?

İşsizlik oranı bildik hikâye. Küresel krizin en çok istihdamı etkilediğini biliyorduk. Türkiye İstatistik Kurumu'nun kasım rakamları, son 1 yılda 233 bin artışla 3 milyon 270 bin işsizi adresliyor. İşsizlik oranı ise %13.1 Bu rakamlardan daha fazlasını, krizin "teğet" geçmediği ülkelerde görmek mümkün.
Krizden çıkış sürecinde zaten "en son düzelecek parametre" diye işsizlik rakamlarının gösterilmesi, istihdamı genişletme yolundaki adımların "çok zaman alacağı" algısını yerleştirmiş durumda.
Kısacası "işsizlik" bildik öykü fakat "bizim başımıza" gelince, daha kritik sorunlara işaret ediyor..
Özellikle de işsizlerimizin niteliği...
Genç nüfus egemenliğindeki demografik yapıda genç işsizlerin oranının "yüksek" olması öngörülebilir.
Fakat bu oranın %25 olması, "bir şeylerin yanlış gittiğini" göstermesi bakımından bana göre "çarpıcı" bir netice haline gelebilir. Neticede her 4 gençten biri işsiz ve bunlar da "geçmişe göre daha nitelikli" bir görünüm arz ediyor.
Hele ki kayıtdışı istihdamın neredeyse yarı yarıya (%43.9) ulaşması, istihdamı geliştirme alanında şimdiye dek yapılanları yeniden gözden geçirmeyi zorunlu kılıyor.
Öncelikle yeni iş yaratma noktasındaki adımları, teşvikli yatırımlarla oluşturulacak işler üzerinden hesap etmekten vazgeçmek gerekiyor. Bu rakam, "1 kişiye istihdam açmanın maliyeti" gibi kağıt üzerinde cesaret kırıcı bir ifade olmaktan öteye işe yaramıyor.
İkincisi; yeni işler yaratmayı, "eski işleri çoğaltmak" şeklinde algılayan mantıktan kurtulmamız şart.
Bugün gerek sanayi ve gerek tarım, eski tanımlarından yola çıkarak karşımıza "yer demir gök bakır" tablolar koyuyoruz. Hizmet sektöründe ise mevcut işlerin "krizle budanmışlığına bakıp" işin içinden çıkılmaz hale getiriyoruz.
Yeni işler ancak yeni zenginlik alanlarıyla çoğalabilir. Mevcut işlerin kapasite genişlemesi ve benzeri ilave yatırımlar üzerinden "istihdam yaratması", her yıl fazladan 1 milyon insanına iş bulmak zorunda olan ülke için "akla yakın" değildir.
Yeni zenginlik alanları, bir bakıma sanayinin ihracatın içeriğindeki "nitelik sorunu" için de şarttır.
Yeni zenginlik alanları, "değer yaratmayan iş süreçleri" yerine "katma değeri yüksek" yapılar için de gereklidir.
Arada bu soruyu soruyorum. Bizzat Başbakan' ın açıkladığı ve Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı teşvik paketini hayata geçirecek bürokratik enstrümanlar hâlâ ortada değildir.
Kamu bürokrasisi bu teşviklerin özünde yatan "istihdam yaratacak büyüme" algısına gelmemiş olabilir ancak özel sektör de aynı teşvikleri yeterince okumuş değildir.
TÜSİAD'ından MÜSİAD'ına, TİSK'i MESS'i ve daha yüzlercesine varana dek STK'ların yeni ezberi; "istihdam üzerindeki kamu yüklerinin azaltılması" odağındadır. İstihdam üzerindeki yükler "şüphesiz" yüksektir. Azaltılması, iyileştirilmeleri gerekir. Zaten kayıtdışı istihdamın neredeyse "yarı yarıya" seviyesi, yeni iş açmak şöyle dursun, mevcudu tanımamaya dahi imkan vermiyor olabilir. Benim endişem, istihdamı genişletmenin yalnızca "üzerindeki yükleri azaltma" ezberine gömülüp kaldığıdır.
Benzer türküyü biz yakın geçmişte "kurumlar vergisi" üzerinden dinlemiştik. Oran; %20'ye çekilmiş fakat "söylenme ve teşvik talepleri" azalmamıştı. Oranı düşürüp vergi tabanını genişletme yolundaki "niyet", beklenen faydayı yaratmamıştı.
İş anketleri ancak "istihdamı artırma yönünde" hayata geçirilen uygulamaların neticelerini göstermesi açısından işe yarar. Değilse, zaten krizin dilsiz kurbanlarına ağıt yakmaktan öteye bir anlamı yok.
Mesela son rakamları bana "istihdam geliştirmeye dayalı büyüme" odağındaki teşviklerin hiçbir işe yaramadığını söylüyor. Sendikaların "prim ödeyen çalışanlar" dışında bir derdi olmadığı için işsizlere sahip çıkması söz konusu dahi olamaz.
Medya da yıllarca "enflasyon canavarını" lanetlediği gibi "işsizler ordusu" dışında bir toplumsal okuma getirmez.
İşi "iş dünyası" olan STK'lar da "istihdam üzerindeki yükler azaltılsın" ezberi dışına taşmaz. Peki o halde bu işsizlik rakamlarını kim, ne yapsın?
Sahi, biri çıkıp "istihdam üzerindeki yükleri azaltmak dışında" farklı bir yol önerebilir mi?
Yeni iş yaratmanın yollarını konuşmadıkça bu türkü sürer gider.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA