YAZARA MAİL GÖNDER Ahlak reformu

YAZARLAR

Aylardır bu sayfalarda, müşterisini, devletini, kurumu veya tedarikçisini "istismar" edenleri yazıp duruyoruz. Gün geliyor bankaların, çoğunu zaten vermediği 61 farklı hizmetin yüksek faturasını yazıyoruz. Gün geliyor rekabet ihlali veya "şer kardeşliği" üzerinden halkı dolandıranları duyuruyoruz.
Rahmetli Adnan Kahveci, vergi yüzsüzleri yasasını çıkardığında, "bunları teşhir edersek, vergilerini öderler" sanmıştık. Gördük ki "benim adım neden listede yok, bedava reklamı kaçırdım" diye telefonla bana hesap soranlar varmış. 2001 Krizi'nde öylesine ağır fatura ödedik ki buradan çıkardığımız dersler ile makro ekonomik devrim mahiyetinde dev adımlar attık. Misal kamu maliyesi, bütçe disiplini, Merkez'in bağımsızlığı ve orta vadeli program yaklaşımı...
Faydasını da gördük; küresel krizde "pozitif ayrışmayı" başardık.
Şimdi sıranın mikro devrimlere geldiğini söyleyip durduk. Misal değer yaratmayan süreçlerden kurtulalım, verimliliği artıralım, katma değerli işlere yönelelim dedik. İşgücü veriminden ölçek ekonomisine, kurumsallaşma ve markalaşma gibi adımları tartışır olduk.
Fakat gözden uzak tuttuğumuz bir olgu, artık ayaklarımıza dolaşıyor. Bu da temel ekonomik yapısal reformlar kadar, iş etiğinde farklı bir lige çıkmak için "ahlak reformu" ihtiyacıdır. Ortağını dolandırmayan patron istedik, olmadı. Ticaret Kanunu'ndan çıkarıverdik. Denetim şart dedik, sınırlı kaldı. Şeffaflık dedik, olmadı. Hesap verebilirliğe vurgu yaptık; yürümedi.
Dün Kore'deydim. Seul'de 3 gün geçirdim.
İş dünyasıyla da temasımız oldu. Kunuri Muharebeleri'nde 600'e yakın askerimiz şehit olur iken Türkiye'nin de Kore'nin de milli geliri, denkti; kişi başı 400 $ civarı. Bugün Kore'nin Samsung, KIA, LG, Hyundai vs gibi küresel markaları var ve bizi geride bıraktı.
Pek çok sebep sayabilirsiniz ancak ben sadece şu gözlemimi ileteceğim; Kore'de bir işletme, müşterisini dolandırmayı aklına dahi getirmez. Koreli bir sanayici, devletinden aldığı desteği kişisel menfaatine harcamayı düşünmez. Oysa biz düşünürüz ve tam da bu noktada, "ahlak reformu" şart diyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.