Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Çözemediğimiz ve içinden geçtiğimiz dönemde ele almaya çalıştığımız bütün sorunlar birbiriyle yakından ilgili...
Kıbrıs, Kürt, Ermeni ve Alevi meselesini çözemeyen bir ülkenin şehirlerini sel bastığında veya deprem sarstığında sonuç değişmiyor. Felaketi en azamisiyle yaşıyoruz.
Demokrasi içinde çözülmesi muhtemel bir Kürt sorununu, son 30 yılda "kan" bulaştırarak içinden çıkılamaz hale getirdik. Aynı şeyi şehirlerimizde de yaptık.
Son 50 yılda Anadolu'nun şehirlere göçmesini planlamayarak, doğru yönetemeyerek ortaya bugün "insan öldüren" imarsız, ucube şehirler çıkardık.
Sonuç olarak, bizi ve şehirlerimizi bu hale getiren zihniyeti değiştiremedik.
Şimdi belki de ilk kez bir şeyleri değiştirme umudumuz var.
Bedeli ağır da olsa Türkiye demokratikleşme sürecine girdi ve sorunlarıyla tek tek yüzleşiyor.
En önemlisi de artık yalnız değiliz.
Birkaç gün önce "Avrupa'nın Akil Adamları" diye nitelenen Bağımsız Türkiye Komisyonu'nun ikinci raporu yayınlandı.
Gerçekten önemli bir rapor bu... Kürt açılımı ve sel felaketi tartışmaları arasında sanıyorum biraz gölgede kaldı. Oysa hem AB ülkelerine hem de Türkiye'ye yönelik önemli tespitler ve uyarılar yer alıyor bu raporda.
Peki, kim yapıyor bu tespit ve uyarıyı?
Şu isimlere bakın...
2008 Nobel Barış Ödülü sahibi Finlandiya'nın eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, eski Almanya Saksonya Eyalet Başbakanı Kurt Biedenkapf, eski Avrupa Komisyonu Üyesi Emma Bonino, eski Fransa Başbakanı Michel Rocard.
Kısaca eski cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ve milletvekillerinden oluşan 9 kişi...
Bu isimler, 2004'te Açık Toplum Enstitüsü'nün girişimi ve British Council'in desteğiyle bir araya geldi.

Önemli sorular

Tam 5 yıl sonra ikinci kez hazırladıkları "Avrupa'da Türkiye, Kısır Döngüyü Kırmak" adlı raporda çok önemli diyebileceğimiz şu soruların cevabı aranıyor:
Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci durma noktasına mı geliyor?
Son yıllarda Türkiye'nin reform sürecinin yavaşlamasına Türkiye'nin üyeliğine açıkça karşı çıkan bazı Avrupalı liderler mi sebep oldu, yoksa bunun nedeni Ankara hükümetinin yeterince kararlı olmaması mıydı?
Türk toplumunda "sessiz ve derinden bir İslamlaşma" tehlikesi mi var?
Kürt sorunu ve Ermenistan'la olan sorunları çözme ihtimali nedir?
Türkiye'nin bölgedeki yeni ve önemli jeopolitik rolü AB için bir fayda sağlar mı?
Avrupalı "Akil adamlar" bizim de cevabını tartıştığımız bu soruları sorarak çok açık biçimde "Türkiye'nin AB'ye girmesine katkı sağlamak" istiyor.
Bu katkıyı da sadece raporlar hazırlayıp ortaya atmakla yapmıyor, daha doğrusu onunla yetinmiyor... AB kamuoylarını ve karar alıcıları etkilemek için neredeyse kapı kapı dolaşıyor. Örneğin bu ekip, 7 Eylül'de Brüksel'den yola çıkıp, sırasıyla Stockholm, Paris ve Viyana'ya gitti... Önümüzdeki günlerde de Atina, Roma, Berlin, Madrid ve Kıbrıs'ın iki başkenti başta olmak üzere birçok merkeze gidecekler...
Oralara gidip Türkiye'nin AB için ne kadar önemli olduğunu dile getirecekler.
Rapordaki önemli tespitleri ileride ele alacağım ama raporu okuduğumda ve bu Avrupalı politikacıların samimi çabalarını gördüğümde ilk aklıma gelen soru şu oldu:
Acaba bizim eski cumhurbaşkanlarımız, başbakanlarımız, bakanlarımız ne yapıyor?
Neden Türkiye'nin önemli sorunlarla yüzleşmeye çalıştığı bugünlerde "akil adam" gibi devreye girip çaba harcamazlar?
Binlerce kilometre uzaktaki Finlandiya'nın eski cumhurbaşkanını harekete geçiren Türkiye, nasıl oluyor da kendisine cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlık yapanlara ilham vermez?
Sorun Türkiye'de mi yoksa o eski siyasiler de mi?
Örneğin Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Yıldırım Akbulut, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Hikmet Çetin, Nesrin Nas, Erkan Mumcu, Hüsnü Doğan, Hasan Fehmi Güneş gibi isimler bırakın siyaseti, Gorbaçov veya Clinton gibi insan haklarıyla, çevreyle, küresel ısınmayla, doğayla neden uğraşmazlar?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER